Kastamonu’nun Honsalar Mahallesi’nde yer alan Aşıklı Sultan Türbesi, mimari yapısı, tarihi geçmişi ve hakkında anlatılan rivayetlerle kentin önemli kültürel mirasları arasında bulunuyor. Çınar Sokak ile Kümbet Sokak’ın kesişim noktasında yer alan türbenin yapılış tarihi kesin olarak bilinmese de mimari özellikleri, yapının Selçuklu Dönemi’ne ait olduğunu gösteriyor.

Uzmanlar, Selçuklu döneminde bu tür anıtsal mezarların genellikle sultanlar, üst düzey devlet adamları ve komutanlar için inşa edildiğini belirtiyor. Bu nedenle türbede dönemin önemli isimlerinden birinin medfun bulunduğu düşünülüyor.

Aşıklı Sultan Türbesi (1)

Selçuklu Mimarisi Günümüze Taşınıyor

İki katlı olarak inşa edilen türbenin duvarlarında kesme taş ve moloz taş kullanıldı. Yapının doğu tarafında bulunan bölümün sonradan eklendiği belirtilirken, burada bir dönem ocak ve baca bulunduğuna dair rivayetler bulunuyor.

Türbenin üst katına ön cephede yer alan çift taraflı taş merdivenlerle çıkılıyor. Büyük ve yuvarlak kemeriyle dikkat çeken giriş bölümünde geometrik süslemeler ve silme kornişler yer alıyor. Yapının üzeri tonozla örtülürken, çatı kısmı günümüzde sac kaplama ile korunuyor.

Aşıklı Sultan Türbesi (2)

Aşıklı Sultan Kimdir?

Türbe içerisinde beş ahşap sanduka bulunuyor. Rivayetlere göre bu sandukalardan birinde kimliği bilinmeyen bir şehit, bir diğerinde Mağripli Mehmed Ağa, üçüncüsünde ise Aşıklı Sultan yatıyor.

Aşıklı Sultan’ın kimliği hakkında kesin bilgiler bulunmamakla birlikte, Kastamonu’nun fethi sırasında görev yapan Türk komutanlarından biri olduğu yönünde anlatımlar bulunuyor. Rivayete göre Kale Kapısı çevresinde yaşanan çatışmalarda şehit düşen komutan için daha sonra bu türbe inşa edildi.

Aşıklı Sultan Türbesi (3)

'Yanık Evliya' Rivayeti

Türbeyle ilgili en dikkat çekici anlatımlardan biri ise halk arasında dilden dile aktarılan yangın hikâyesi. Rivayete göre dönemin valisi bir gece rüyasında “Ben yanıyorum, kalk yangını söndür” sesini duyar. Bunun üzerine türbeye gidildiğinde yapının yandığı görülür ve yangın söndürülür. Ancak Aşıklı Sultan’ın ayak kısmının zarar gördüğü anlatılır.

Bu nedenle türbe, halk arasında uzun yıllar “Yanık Evliya” adıyla da anıldı.

Aşıklı Sultan Türbesi (4)

Vakıf ve Tekke Geçmişi Bulunuyor

Tarihi belgeler, türbede medfun bulunan isimlerden Mağripli Mehmed Efendi’nin bölgede faaliyet gösteren bir tekkenin kurucu şeyhi olduğunu ortaya koyuyor. Osmanlı dönemine ait kayıtlarda “Aşıklısultan nam-ı diğer Mağribî Mehmet Efendi Vakfı” ifadesi yer alırken, şer’iye sicillerinde bu tekkede ihtiyaç sahiplerine yemek ikram edildiği ve belirli gecelerde zikir yapıldığı belirtiliyor.

Aşıklı Sultan Türbesi (5)

1979 Yılında Restore Edildi

Aşıklı Sultan Türbesi, 1979 yılında gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları kapsamında yenilendi. Restorasyon sırasında çevresindeki yapılar kamulaştırılarak türbenin etrafı açıldı ve tarihi yapı daha görünür hale getirildi.

Günümüzde ziyaretçilerini ağırlamaya devam eden türbe, Kastamonu’nun tarihini, kültürel mirasını ve yüzyıllardır anlatılan efsanelerini bir arada yaşatan önemli mekanlar arasında yer alıyor.

Kaynak: Kastamonu Valiliği