İstanbul Sanayi Odasında 2026-2030 çalışma döneminin yönetimini belirleyecek seçimler öncesinde yarış hareketlendi. Kastamonu’nun Abana ilçesi nüfusuna kayıtlı İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz, düzenlediği basın toplantısıyla Yönetim Kurulu Başkanlığına aday olduğunu kamuoyuna duyurdu.
Uzun yıllardır sanayinin içinde bulunan ve yaklaşık 25 yıldır İSO bünyesinde farklı sorumluluklar üstlenen Yılmaz, adaylık kararının yalnızca kişisel bir hedefe dayanmadığını söyledi. Bu kararın fabrikalarda, üretim hatlarında ve ihracat pazarlarında varlığını korumaya çalışan sanayicilerle yaptığı görüşmeler sonucunda şekillendiğini anlattı.
Yılmaz, Türkiye sanayisinin ekonomik belirsizlikler, artan maliyetler, dijital dönüşüm ve küresel rekabet baskısıyla karşı karşıya bulunduğu bir dönemde İSO’nun daha etkin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savundu. Yeni dönem için hazırladığı çalışma programının merkezine ise katılımcılık, şeffaflık, ihracat, yeşil dönüşüm ve çözüm odaklı yönetim anlayışını yerleştirdi.
Kastamonulu sanayiciden İSO Başkanlığına güçlü adım
İstanbul’da 1963 yılında dünyaya gelen Ender Yılmaz, Kastamonu’nun Abana ilçesi nüfusuna kayıtlı bulunuyor. Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Sosyoloji Bölümü mezunu olan Yılmaz, sanayi sektöründeki aile işletmelerinin yönetiminde uzun yıllardır görev alıyor.
Yılmaz, MES Elektromekanik Döküm AŞ ve Yılmaz Redüktör AŞ’de Yönetim Kurulu Başkanı, ELK Motor AŞ’de ise Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görev yapıyor. Makina İmalatçıları Birliğindeki başkan vekilliği görevinin yanı sıra İSO çatısı altında da uzun yıllara dayanan bir tecrübeye sahip. İSO’nun resmî öz geçmişinde de Yılmaz’ın Kastamonu’nun Abana ilçesi nüfusuna kayıtlı olduğu belirtiliyor.
2022 yılında yapılan seçimlerde İSO Meclis Başkanlığına seçilen Yılmaz, görev süresi boyunca farklı sektörlerde faaliyet gösteren çok sayıda sanayiciyle bir araya geldi. Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerden büyük sanayi kuruluşlarına, ihracatçılardan genç girişimcilere kadar geniş bir kesimin sorunlarını dinlediğini belirten Yılmaz, sahadan edindiği izlenimlerin adaylık kararında belirleyici olduğunu vurguladı.
Adaylığını anlatırken, kararın bir toplantı salonunda veya masa başında verilmediğine işaret eden Yılmaz, üretimin içinde karşılaştığı sorunların kendisini daha fazla sorumluluk almaya yönelttiğini söyledi.
“İSO’nun kendisini yenilemesi zorunlu”
Ender Yılmaz’ın yeni dönem vizyonunda İstanbul Sanayi Odasının kurumsal yapısının yenilenmesi önemli bir yer tutuyor. Dünyada üretim, ticaret ve teknoloji alanında hızlı bir değişim yaşandığını hatırlatan Yılmaz, sanayi kuruluşlarının da bu dönüşüme ayak uydurabilmesi gerektiğini ifade etti.
İSO’nun köklü geçmişinin önemli bir güç olduğunu belirten Yılmaz, bu birikimin değişimi yönetebilen daha dinamik bir anlayışla desteklenmesini istedi. Odanın yalnızca sanayicilerin sorunlarını dinleyen bir yapı olarak kalmaması gerektiğini savunan Yılmaz, çözüm geliştiren ve sanayi politikalarının hazırlanmasında aktif rol oynayan bir kurum hedeflediğini dile getirdi.
Yeni dönemde İSO’yu “proaktif bir akıl merkezi” haline getirmek istediklerini belirten Yılmaz, kurumun hem üyelerinin güçlü bir savunucusu olması hem de Türkiye sanayisinin küresel rekabet gücünü yükseltecek çalışmalara öncülük etmesi gerektiğini kaydetti.
Yılmaz, bu yaklaşımını, “Amacımız, İSO’yu sadece sorunları konuşan değil, çözüm üreten ve geleceği inşa eden bir kurum haline getirmektir” sözleriyle özetledi.
Katılımcı ve şeffaf yönetim sözü verdi
Başkan seçilmesi halinde İSO’nun karar mekanizmalarını üyelere daha fazla açmayı planladığını anlatan Ender Yılmaz, katılımcı ve şeffaf bir yönetim modeli uygulayacaklarını söyledi. Meslek komitelerinin, meclis üyelerinin ve farklı sektör temsilcilerinin karar süreçlerinde daha etkin rol üstlenmesini amaçladıklarını belirtti.
İş dünyasında giderek artan kutuplaşma yerine ortak aklı, iş birliğini ve diyaloğu öne çıkaracaklarını dile getiren Yılmaz, sanayiciler arasında güçlü bir iletişim zemini oluşturmayı hedeflediklerini kaydetti.
Yönetim anlayışlarının yalnızca sorunları sıralamak üzerine kurulmayacağını söyleyen Yılmaz, çözüm üretmeyen açıklamaların sanayici açısından karşılık taşımadığı görüşünü paylaştı. Bu noktadaki yaklaşımını “Laf ile peynir gemisi yürümez” sözleriyle anlatan Yılmaz, kendisinin ve birlikte çalışacağı ekibin gerçekçi, ölçülebilir ve sonuç alınabilir projelere odaklanacağını vurguladı.
Yılmaz, İSO’nun sahip olduğu kurumsal gücü üretimi desteklemek için harekete geçireceklerini belirterek hiçbir sektörün veya işletmenin geride bırakılmayacağını söyledi. Hedeflerinin yalnızca mevcut fabrikaları ayakta tutmak değil, geleceğin güçlü Türkiye’sini bugünün sanayi altyapısıyla kurmak olduğunu ifade etti.

İhracat ve küresel rekabet öncelikli olacak
Ender Yılmaz’ın açıkladığı programda küresel rekabet ve ihracat ilk sıralarda yer aldı. Sanayicilerin yeni pazarlara ulaşabilmesi ve faaliyet gösterdikleri mevcut pazarlardaki paylarını büyütebilmesi için İSO’nun daha güçlü destek mekanizmaları kurması gerektiğini savundu.
Dünya ekonomisindeki belirsizliklerin ve çoklu krizlerin sanayi kuruluşları üzerinde önemli bir baskı oluşturduğunu belirten Yılmaz, Türkiye’deki işletmelerin küresel gelişmeleri daha yakından takip edebileceği bir yapının kurulmasını hedeflediklerini söyledi.
Yeşil Mutabakat ve dijital dönüşüm de yeni dönem programının temel başlıkları arasında bulunuyor. Yılmaz, sanayicilerin çevresel standartlara ve yeni teknolojilere uyum sağlaması için uygulanabilir yol haritaları hazırlanacağını, gerekli yatırımlara ulaşmayı kolaylaştıracak finansman modelleri üzerinde çalışılacağını aktardı.
Sanayideki nitelikli iş gücü ihtiyacına da değinen Yılmaz, eğitim kurumlarıyla kurulacak iş birliklerinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. İşletmelerin ihtiyaç duyduğu mesleki ve teknik becerilere sahip çalışanların yetiştirilmesi için sanayi ile eğitim dünyası arasında daha güçlü bir bağ kurulmasını istedi.
İş gücü maliyetlerine dikkat çekti
Basın toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Ender Yılmaz, Türkiye sanayisinin karşı karşıya bulunduğu temel sorunlardan birinin iş gücü maliyetleri olduğunu söyledi.
İşçilik giderlerinin toplam maliyet içindeki payının son beş yılda yüzde 11,7 seviyesinden yaklaşık yüzde 43’e ulaştığını belirten Yılmaz, bu yükselişin üreticiler açısından yönetilmesi güç bir noktaya geldiğini savundu. Enflasyon ile döviz kuru arasındaki dengenin üretici üzerindeki etkilerine de değinen Yılmaz, sanayi işletmelerinin uluslararası pazarlarda fiyat rekabeti yapmakta zorlandığını kaydetti.
İSO bünyesinde kapanan şirket sayısının 2,5 kat arttığını ifade eden Yılmaz, üretimden çekilen işletmelerin yalnızca ekonomik değil, istihdam ve toplumsal yaşam açısından da sonuçlar doğurabileceğini söyledi. İşsizliğin artmasının ilerleyen dönemde sosyal sorunlara yol açabileceği uyarısında bulunan Yılmaz, sanayideki daralmaya karşı somut çözümler geliştirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Ekonomide planlama çağrısı yaptı
Ender Yılmaz, Orta Vadeli Program hakkındaki değerlendirmelerinde Türkiye’nin uzun vadeli ve öngörülebilir bir planlama anlayışına ihtiyaç duyduğunu belirtti. Her yıl değişen hedeflerin sanayici açısından güvenilir bir yol haritası oluşturmadığını söyleyen Yılmaz, mevcut programı bir “temenni programı” olarak nitelendirdi.
Geçmişte faaliyet gösteren Devlet Planlama Teşkilatının günün şartlarına uygun, bağımsız ve yeni nesil bir yapıyla yeniden kurulabileceğini ifade eden Yılmaz, ekonomi politikalarının günlük gelişmelere göre değil, ortak hedefler doğrultusunda hazırlanması gerektiğini savundu.
Yılmaz, “Plansızlığın olduğu yerde geleceği inşa edemezsiniz” diyerek sanayinin yatırım, üretim, ihracat ve istihdam kararlarını uzun vadeli öngörüler doğrultusunda verebilmesinin önemine dikkat çekti.
Mevcut yönetime başarı vurgusu
Adaylığının mevcut İSO yönetimine yönelik bir tepki olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Ender Yılmaz, görevdeki yönetimin üç dönem boyunca başarılı çalışmalar yaptığını söyledi.
Uzun süre görev yapan yönetimlerde doğal olarak yıpranma ve zihinsel yorgunluk oluşabileceğini dile getiren Yılmaz, kendi hedefinin kurumda oluşan seviyeyi daha yukarı taşımak olduğunu ifade etti. Mevcut yönetimin çıtayı önemli bir noktaya getirdiğini söyleyen Yılmaz, kendisinin bu çıtayı yükseltmek amacıyla aday olduğunu kaydetti.
Adaylığının sürpriz olarak karşılanmasını ise hâlen İSO Meclis Başkanı olarak görev yapmasına bağladı. İSO’daki tüm meclis üyelerinin başkanlığa aday olabilecek tecrübe ve yetkinliğe sahip olduğunu belirten Yılmaz, seçim yarışının demokratik bir ortamda yapılacağını vurguladı.
Yaklaşık 25 yıldır İSO bünyesinde farklı görevlerde bulunduğunu hatırlatan Yılmaz, ailesinin sanayide 70 yıllık bilgi ve deneyime sahip olduğunu söyledi. Bu birikimi Türkiye sanayisinin yararına kullanmak istediğini ifade ederek daha fazla sorumluluk almak için aday olduğunu anlattı.
İSO seçimlerinin takvimi açıklandı
Ender Yılmaz, adaylık toplantısında seçim sürecinin nasıl ilerleyeceğine ilişkin tarihleri de paylaştı. Buna göre seçmen listelerinin 2 Ekim 2026 tarihinde İlçe Seçim Kuruluna sunulmasıyla süreç resmî olarak başlayacak.
İSO’nun meslek komiteleri ile meclis üyeleri 26 Ekim’de belirlenecek. Yönetim Kurulu ve Yönetim Kurulu Başkanlığı seçimi ise 3 Kasım’da gerçekleştirilecek. Seçim takvimiyle ilgili tarihler Yılmaz’ın adaylık açıklamasında da kamuoyuna duyuruldu.
Kastamonu’nun Abana ilçesi nüfusuna kayıtlı Ender Yılmaz’ın adaylığı, İSO’daki 2026-2030 dönemi seçim yarışının en dikkat çeken gelişmelerinden biri oldu. Yılmaz, seçim süreci boyunca sanayicilere yeni dönem programını anlatacak; katılımcı yönetim, küresel rekabet, ihracat, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve nitelikli iş gücü başlıklarındaki projelerini üyelerle paylaşacak.





