MHP Abana Belediye Meclis Grubu Başkanı ve Abana Belediye Meclis Üyesi Muharrem Şen, festival öncesinde kamuoyuyla paylaşılan “Abana’nın İtibarı Hepimizin Sorumluluğudur” başlıklı mektuba ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
Abana’nın itibarının siyasi görüşlerden bağımsız biçimde ilçede yaşayan herkesin ortak değeri olduğunu vurgulayan Şen, festivalin başarılı geçmesini, esnafın kazanç sağlamasını ve ilçeye gelen misafirlerin en iyi şekilde ağırlanmasını istediklerini belirtti.
Şen, belediye tarafından yayımlanan mektupta kullanılan bazı ifadelerin kamuoyunda soru işaretleri oluşturduğunu savundu. Özellikle festivalin “engellemelere rağmen” gerçekleştirildiğine yönelik söyleme açıklık getirilmesini isteyen Şen, bu iddianın somut bilgi ve belgelerle anlatılması gerektiğini ifade etti.
Festivalin bir kişi ya da yönetimin değil; belediye çalışanlarının, esnafın, sivil toplum kuruluşlarının, gönüllülerin ve Abana halkının ortak emeği olduğunu dile getiren Muharrem Şen, organizasyonun siyasi polemiklerden uzak tutulması çağrısında bulundu.
MHP’li Şen’in kamuoyuyla paylaştığı açıklamanın tamamı şöyle:
“Abana’nın itibarı, hepimizin ortak değeridir”
“Abana’nın itibarı; siyasi görüşü ne olursa olsun bu ilçede yaşayan her vatandaşın, alın teri döken her esnafın ve geleceği için emek veren herkesin ortak değeridir. Bu konuda hiç kimsenin farklı düşünmesi mümkün değildir.Bu nedenle festival öncesinde yayımlanan ‘Abana’nın İtibarı Hepimizin Sorumluluğudur’ başlıklı mektubu dikkatle okudum. Öncelikle şunu açıkça ifade etmek isterim ki; ilçemize gelecek misafirlerin en iyi şekilde ağırlanmasını, esnafımızın bol kazanç elde etmesini ve festivalin başarılı geçmesini en az belediye yönetimi kadar ben de arzu ediyorum. Çünkü kazanacak olan herhangi bir siyasi anlayış değil, Abana olacaktır. Ancak kamuoyuyla paylaşılan bu metinde üzerinde durulması gereken bazı önemli noktalar bulunmaktadır.
Mektupta;
‘Bu festival, karşılaştığımız tüm engellemelere rağmen vazgeçmeden verdiğimiz mücadelenin eseridir.’ denilmektedir.
Bu ifadeyi okuyan her vatandaşın doğal olarak aklına şu sorular gelmektedir:
Hangi engellemeler? Kim tarafından? Ne zaman? Hangi somut olaylarla?
Eğer gerçekten böyle bir süreç yaşandıysa, bunun kamuoyuna açık, şeffaf ve belgeleriyle anlatılması gerekir.
Ancak hiçbir açıklama yapılmadan yalnızca ‘engellendik’ söyleminin kullanılması, festival gibi tüm Abana’nın ortak değeri olan bir organizasyonu gereksiz siyasi tartışmaların içine çekmektedir.
Festival, bir kişinin ya da bir yönetimin başarısı değil; belediye çalışanlarının, esnafın, sivil toplum kuruluşlarının, gönüllülerin ve Abana halkının ortak emeğidir.
Dolayısıyla böylesine kapsayıcı olması gereken bir organizasyonu belirsiz mağduriyet söylemleri üzerinden anlatmak yerine, yapılan hazırlıkları, alınan tedbirleri, harcanan kaynakları ve sunulan hizmetleri anlatmak çok daha doğru olurdu.
Bir diğer dikkat çekici husus ise mektubun büyük bölümünde sorumluluğun esnafımıza yüklenmesidir.
Elbette esnafımız dürüsttür, misafirperverdir ve yıllardır ilçemizin en güzel yüzü olmuştur.
Ancak unutulmamalıdır ki bir ilçenin itibarı sadece esnafın omuzlarına yüklenemez.
Bir ilçenin itibarı;
Belediyenin planlamasıyla,
Temiz sokaklarıyla,
Düzenli altyapısıyla,
Trafik ve otopark organizasyonuyla,
Çevre düzeniyle,
Şeffaf yönetim anlayışıyla,
Vatandaşına eşit hizmet sunmasıyla korunur.
Esnafımıza dürüstlük ve hassasiyet çağrısı yapılırken, belediyenin kendi görev ve sorumluluklarına ilişkin tek bir değerlendirmeye yer verilmemesi kamuoyunun takdirine bırakılmıştır.
Abana esnafı bugüne kadar ilçesine sahip çıkmıştır, bundan sonra da çıkacaktır.
Çünkü bu ilçenin gerçek gücü makamlar değil, insanıdır.
Bizler belediye meclis üyeleri olarak muhalefet etmek adına değil, Abana’nın menfaatini korumak adına görev yapıyoruz.
Doğru yapılan her hizmetin yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz.
Ancak eksikleri dile getirmekten, yanlışları eleştirmekten ve vatandaşımız adına hesap sormaktan da hiçbir zaman geri durmayacağız.
Çünkü demokrasi, alkışlayanların değil; gerektiğinde eleştirenlerin de varlığıyla güçlenir.
Son olarak ifade etmek isterim ki;
Abana’nın itibarı afişlerle değil, adaletli yönetim anlayışıyla korunur.
Güven, mağduriyet söylemleriyle değil; şeffaflıkla kazanılır.
Başarı, sloganlarla değil; üretilen hizmetlerle ölçülür.
Festival hepimizin festivalidir.
Başarısı da sorumluluğu da hepimizindir.
Temennimiz, bu güzel organizasyonun siyasi polemiklerden uzak, birlik ve beraberlik içerisinde geçmesi; Abana’nın doğal güzellikleriyle, misafirperver insanlarıyla ve kaliteli hizmet anlayışıyla anılmasıdır.
Çünkü mesele siyaset değil; mesele Abana’nın geleceği, itibarı ve ortak menfaatidir.
Mesele Abana’dır.”





