Boyner Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner’in kızı Elif Boyner’in Kastamonu’nun Tosya ilçesine gerçekleştirdiği ziyaret, tercih ettiği yöresel kıyafet ve geleneksel saç stiliyle ülke gündeminde geniş yankı uyandırdı. Tosya’ya özgü kültürel unsurların ön plana çıktığı ziyaret, hem yerel halkın hem de sosyal medya kullanıcılarının dikkatini çekti.
Ata Topraklarında Yoğun İlgi
Aslen Kastamonu’nun Tosya ilçeli olan Elif Boyner, hafta sonunu ata topraklarında geçirdi. İlçe merkezinde esnafla sohbet eden, vatandaşlarla bir araya gelen Boyner, ziyaretleri sırasında Boyner ailesinin büyüklerini de anarak geçmişe dair sohbetler gerçekleştirdi. Tosya’nın sosyal ve kültürel yaşamına yakın temas gösteren Boyner’in samimi tavırları ilçe halkı tarafından memnuniyetle karşılandı.
Yöresel Kıyafet Sosyal Medyada Gündem Oldu
Elif Boyner’in ziyaretler sırasında giydiği Tosya yöresine ait geleneksel kıyafet, iğne oyalı başlığı ve saç örgüsü Türkiye genelindeki magazin ve haber platformlarında ilgi odağı haline geldi. Özellikle saç stilinin, son günlerde sosyal medyada konuşulan modern saç örgüsü trendleriyle ilişkilendirilmesi, farklı yorumların yapılmasına neden oldu.
“Bu Saç Stili Tosya’nın Kültürel Mirasıdır”
Tosya’nın tarihini yakından bilen yaşça büyük ilçe sakinleri ise söz konusu saç stilinin yeni bir akım değil, geçmişten günümüze uzanan geleneksel Tosya kadınlarının saç modeli olduğunu vurguladı. Eskiden sıcak suya erişimin sınırlı olduğu dönemlerde kadınların saçlarını tozdan ve yıpranmadan korumak amacıyla bu şekilde ördüğü, özellikle tarla ve köy yaşamında bu saç stilinin günlük hayatın bir parçası olduğu ifade edildi.
Kültürel Bir Yaşam Tarzının Yansıması
Elif Boyner’in yöresel kıyafetle birlikte bu saç stilini tercih etmesinin, güncel tartışmalar ya da popüler akımlarla ilgili olmadığı, tamamen Tosya’ya özgü kültürel bir yaşam tarzının yansıması olduğu değerlendirildi. Ziyaret, Tosya’nın zengin kültürel mirasının yeniden gündeme gelmesine katkı sağladı.
Elif Boyner’in Tosya ziyareti, yöresel değerlere verilen önemin ve kültürel mirasın yaşatılmasının önemini bir kez daha gözler önüne serdi.






