Tarım ve hayvancılık sektöründe sürdürülebilirliği sağlamak ve küçük üreticileri güçlendirmek amacıyla önemli bir adım atıldı.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, kırmızı ette arz güvenliğini güçlendirmek ve canlı hayvan varlığını artırmak amacıyla küçük ölçekli besicilere yönelik "Gelir Garantili Besicilik Projesi"ni hayata geçirdiklerini açıkladı. Proje kapsamında 200 başın altında kapasiteye sahip işletmelere toplam 108 bin baş besilik hayvan dağıtılacak.
Küçük Ölçekli İşletmelere Pozitif Ayrımcılık

Yeni proje özellikle küçük aile işletmelerini odağına alıyor. Besi kapasitesi 200 başın altında olan işletmeler, proje kapsamında öncelikli olarak değerlendiriliyor. Bu yaklaşım, sektörde büyük işletmelere karşı rekabet etmekte zorlanan küçük üreticilere önemli bir fırsat sunuyor.
Toplamda 108 bin baş besilik hayvanın dağıtılacağı proje kapsamında, her bir üreticiye 30’ar baş hayvan verilecek. Böylece hem üretim kapasitesinin artırılması hem de kırsalda ekonomik canlılığın desteklenmesi amaçlanıyor.
Maliyetleri Düşüren Önemli Avantaj
Projenin en dikkat çeken yönlerinden biri, üreticilere sunulan maliyet avantajı oldu. Proje kapsamında dağıtılan hayvanlar, piyasa fiyatlarının oldukça altında üreticilere sunulacak. Büyük işletmelere uygulanan fiyatın kilogram başına yaklaşık 110 lira altında satış yapılması, küçük besiciler için ciddi bir ekonomik kolaylık sağlıyor.

Bu durum, yaklaşık yüzde 26 oranında bir maliyet düşüşü anlamına geliyor. Artan yem ve bakım giderleri karşısında zorlanan üreticiler için bu destek, üretime devam edebilmenin anahtarı olarak görülüyor.
3 Bin 600 Üretici Destekten Yararlanacak
Projeye başvurular, il ve ilçe tarım müdürlükleri aracılığıyla dijital ortamda alındı. Başvuru sürecinde belirlenen kriterlere göre yapılan değerlendirmeler sonucunda 3 bin 600 besici projeden faydalanma hakkı kazandı.
Seçim sürecinde şeffaflık ve eşitlik ilkeleri esas alınırken, üreticilerin belirlenmesinde puanlama sistemi kullanıldı. Böylece desteklerin adil bir şekilde dağıtılması sağlandı.
Gelir Garantisi ile Riskler Azalıyor
Projenin en yenilikçi yönlerinden biri ise üreticilere sunulan gelir garantisi modeli oldu. Besiciler, kendilerine verilen hayvanları en az 4 ay, en fazla 9 ay besledikten sonra tekrar Et ve Süt Kurumu’na satabilecek.
Bu sistem sayesinde üreticiler, satış aşamasında piyasa dalgalanmalarından etkilenmeyecek. Kurum, sözleşmede belirlenen ve üreticinin kârını koruyacak bir fiyat üzerinden geri alım yapacak. Bu da besicilerin gelirlerini önceden planlayabilmesine olanak tanıyor.
Fiyatlar Enflasyona Göre Güncellenecek
Ekonomik dalgalanmaların üretici üzerindeki etkisini azaltmak için geri alım fiyatları sabit tutulmayacak. Proje kapsamında belirlenen fiyatlar, her ay enflasyon oranına göre güncellenecek.
Bu uygulama, özellikle uzun besi sürecinde artan maliyetlerin üreticiyi zor durumda bırakmasının önüne geçmeyi amaçlıyor. Böylece besiciler, ekonomik belirsizliklere karşı daha güçlü bir konumda olacak.
Başarılı Üreticilere Gelecekte Öncelik Tanınacak
Proje yalnızca kısa vadeli bir destek programı olarak planlanmadı. Hayvanlarını sözleşme şartlarına uygun şekilde yetiştirip zamanında teslim eden üreticiler, ilerleyen dönemlerde yapılacak destek programlarında öncelikli olarak değerlendirilecek.
Bu sayede üreticiler ile kamu kurumları arasında uzun vadeli bir iş birliği kurulması hedefleniyor. Aynı zamanda üretimde kalite ve disiplinin artırılması da amaçlanıyor.
Kırmızı Et Piyasasında Denge Hedefleniyor
Projenin bir diğer önemli amacı ise kırmızı et piyasasında istikrarın sağlanması. Küçük üreticilerin üretime kazandırılmasıyla birlikte hayvan varlığının artırılması planlanıyor.
Besi süreci sonunda elde edilecek et ürünleri sayesinde Et ve Süt Kurumu’nun piyasaya müdahale gücü de artacak. Bu durum, tüketicilerin ete daha uygun fiyatlarla ulaşmasına katkı sağlayabilir.
Sonuç olarak Gelir Garantili Besicilik Projesi, hem üreticiyi hem de tüketiciyi koruyan çok yönlü bir model sunuyor. Küçük ölçekli işletmelerin güçlendirilmesi, üretimin sürdürülebilirliği ve fiyat istikrarı açısından bu tür desteklerin önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaşması bekleniyor.





