Kastamonu Üniversitesi, sağlık teknolojileri alanında dikkat çeken bir çalışmaya imza attı. Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Recep Taşkın tarafından geliştirilen yeni nesil ortopedik implant sistemi, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından onaylandı.

Kapalı omuz ameliyatları başta olmak üzere tendon ve bağ yaralanmalarının cerrahi tedavisinde kullanılmak üzere tasarlanan “Kemik İçerisinde Genişleyerek Tutunma Sağlayan Biyobozunur Ekspandabl Ortopedik Sütür Ankoru”, hem hasta güvenliğini artırmayı hem de sağlık sektöründe yerli üretim gücüne katkı sunmayı hedefliyor.

Kemik içinde genişleyerek güçlü tutunma sağlıyor

Geliştirilen sistem, klasik sütür ankor uygulamalarından farklı bir yapıya sahip. Kemik içine yerleştirildikten sonra özel aktivasyon mekanizması sayesinde kontrollü biçimde genişleyen bu yeni nesil ankor, kemiğe daha sağlam tutunacak şekilde tasarlandı.

Bu özelliğiyle özellikle tendon ve ligamentlerin kemiğe sabitlenmesi gereken ortopedik ameliyatlarda önemli bir avantaj sağlaması bekleniyor. Omuz yırtıkları, diz bağ yaralanmaları, tendon kopmaları ve benzeri vakalarda cerrahi başarının artırılması hedefleniyor.

Osteoporoz hastaları için umut veren teknoloji

Ortopedik cerrahilerde kullanılan mevcut implant sistemlerinde en önemli sorunlardan biri, kemik yoğunluğu düşük hastalarda yeterli tutunmanın sağlanamaması oluyor. Özellikle osteoporoz hastalarında klasik implantların gevşemesi ya da istenen sağlamlığı verememesi, tedavi sürecini zorlaştırabiliyor.

Dr. Öğr. Üyesi Recep Taşkın’ın geliştirdiği biyobozunur ekspandabl sütür ankor, tam da bu noktada farklılaşıyor. Kemik içerisinde genişleyen yapısı sayesinde daha güçlü bir sabitleme sağlamayı amaçlayan sistem, kemik kalitesi düşük hastalar için de yeni bir tedavi seçeneği oluşturabilecek potansiyel taşıyor.

Vücutta kalıcı metal ya da plastik bırakmıyor

Yeni geliştirilen sistemin öne çıkan yönlerinden biri de biyobozunur yapısı. Günümüzde kullanılan birçok ortopedik implant metal ya da kalıcı polimer malzemelerden üretilebiliyor. Bu durum bazı hastalarda uzun vadeli takip ihtiyacını artırırken, nadiren de olsa enfeksiyon, reaksiyon ya da ikinci cerrahi gereksinimi gibi riskleri beraberinde getirebiliyor.

Biyobozunur olarak tasarlanan bu yeni sistem ise iyileşme süreci tamamlandıktan sonra vücutta biyolojik olarak çözünmeyi hedefliyor. Böylece hastada kalıcı yabancı materyal bırakmayan daha güvenli bir cerrahi yaklaşımın önü açılabilir.

Yerli sağlık teknolojisi için stratejik adım

Türkiye’de ortopedik cerrahilerde kullanılan birçok implantın hâlâ yurt dışından temin edilmesi, bu alandaki yerli çalışmaların önemini artırıyor. Kastamonu Üniversitesi bünyesinde geliştirilen bu patentli buluş, seri üretim aşamasına geçmesi halinde sağlık teknolojileri alanında dışa bağımlılığın azaltılmasına katkı sağlayabilir.

Yerli biyomedikal sanayinin güçlenmesi, ithal medikal ürünlere olan ihtiyacın azalması ve sağlık teknolojileri ihracatının artması açısından bu tür çalışmalar büyük önem taşıyor. Dr. Öğr. Üyesi Recep Taşkın’ın geliştirdiği sistem, yalnızca akademik bir başarı olarak değil, aynı zamanda Türkiye’nin medikal teknoloji alanındaki üretim potansiyelini göstermesi bakımından da dikkat çekiyor.

Başarılı klinik süreçlerin ardından bu yerli teknolojinin uluslararası pazarda da karşılık bulması bekleniyor. Kastamonu Üniversitesi’nden çıkan bu buluş, Türkiye’den dünyaya açılabilecek sağlık teknolojileri arasında yer almaya aday gösteriliyor.

Kaynak: Basın Bülteni