Türkiye ile Belçika arasında 1964 yılında imzalanan İş Gücü Anlaşması’nın ardından başlayan göç hikâyesi, kapsamlı bir eserle gelecek kuşaklara aktarılıyor. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı tarafından hazırlanan “Belçika Türk Diasporası Atlası”, Belçika’da yaşayan Türk toplumunun 60 yılı aşan tarihsel, kültürel ve sosyal birikimini aynı çatı altında topladı.

İlk yıllarda maden ocaklarında ve sanayi tesislerinde çalışan Türk işçilerin tecrübeleriyle şekillenen göç süreci, zamanla kalıcı ve güçlü bir diaspora yapısına dönüştü. Bugün dördüncü ve beşinci kuşağa ulaşan Belçika Türk toplumu, bir yandan Türkiye ile bağlarını korurken diğer yandan Belçika’nın ekonomik, kültürel, toplumsal ve siyasal yaşamına katkı sunmayı sürdürüyor.

Misafir işçilikten güçlü bir diasporaya

Belçika Türk Diasporası Atlası, 16 Temmuz 1964 tarihinde imzalanan İş Gücü Anlaşması sonrasında yaşanan değişimi yalnızca kronolojik bir göç hikâyesi olarak ele almıyor. Eser, ilk kuşak işçilerin Belçika’ya yerleşmesinden başlayarak Türk toplumunun zaman içerisinde nasıl kurumsallaştığını, farklı sektörlerde nasıl görünür hale geldiğini ve yeni kuşakların kimlik anlayışının nasıl şekillendiğini ayrıntılı biçimde inceliyor.

Atlas boyunca iş dünyası, akademi, siyaset, spor, medya, sanat ve sivil toplum gibi birçok alanda Türk kökenli bireylerin ortaya koyduğu çalışmalar değerlendiriliyor. Böylece Belçika’daki Türk varlığının yalnızca iş gücü göçüyle sınırlı olmadığı, çok katmanlı bir toplumsal yapıya dönüştüğü anlatılıyor.

12 makale ve 24 söyleşi yer alıyor

Alanında uzman akademisyen ve araştırmacıların katkılarıyla hazırlanan eser, 12 makale ile 24 söyleşiden oluşuyor. Göç tarihi, Türkiye-Belçika ilişkileri, ana dil, eğitim, kültür ve sanat, medya, din, siyasal katılım, gençlik, sosyal hizmetler, girişimcilik ve gastronomi gibi başlıklar, farklı bakış açılarıyla ele alınıyor.

Kitapta yer verilen söyleşiler ise Belçika’da yaşayan Türklerin kişisel deneyimlerine doğrudan yer açıyor. İlk kuşağın çalışma hayatında karşılaştığı zorluklardan yeni nesillerin aidiyet ve kimlik arayışlarına kadar uzanan birçok konu, bireysel anlatımlar üzerinden okuyucuya aktarılıyor.

Kişisel arşivlerden derlenen fotoğraflar, belgeler ve çeşitli görsel materyaller de atlasın anlatımını güçlendiriyor. Bu yönüyle çalışma, yalnızca akademik çevrelerin yararlanabileceği bir başvuru kaynağı olmanın ötesine geçerek Belçika Türk toplumunun ortak hafızasını koruyan kalıcı bir eser niteliği taşıyor.

Kastamonu’dan Önemli Akademik Katkı Belçika Türk Diasporası Atlası Yayımlandı (2)

Kastamonu Üniversitesinden önemli katkı

Belçika Türk Diasporası Atlası’na Kastamonu Üniversitesinden de katkı sağlandı. Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Başkanı Doç. Dr. Ersoy Soydan, “Geçmişten Günümüze Belçika’da Türkçe Medya” başlıklı makalesiyle eserde yer aldı.

Soydan’ın çalışmasında, Belçika’da Türkçe yayın yapan medya kuruluşlarının tarihsel gelişimi, diaspora içerisindeki rolü ve kuşaklar arasındaki iletişime sağladığı katkılar ele alınıyor. Türkçe medyanın, Belçika’daki Türk toplumunun hem Türkiye ile bağlarını sürdürmesinde hem de yaşadığı ülkeye ilişkin gelişmeleri takip etmesinde önemli bir işlev üstlendiği değerlendiriliyor.

Göç hafızası gelecek kuşaklara aktarılacak

YTB’nin diaspora atlasları serisinin Belçika’ya ayrılan bu çalışması, Anadolu’dan Belçika’ya uzanan göç yolculuğunu çok yönlü bir bakışla okuyucuya sunuyor. İlk nesil işçilerin fedakârlıkları, aile birleşimiyle büyüyen toplumsal yapı, kurulan dernekler, ekonomik girişimler, kültürel üretimler ve yeni kuşakların gelecek arayışları eserde bir bütün olarak işleniyor.

Belçika Türk Diasporası Atlası’nın, Türkiye-Belçika ilişkileri üzerine çalışan araştırmacılar, öğrenciler, diaspora mensupları ve göç tarihine ilgi duyan okuyucular için önemli bir kaynak olması bekleniyor.

Belçika Türk Diasporası Atlası için buraya tıklayabilirsiniz

Kaynak: Haber Merkezi