Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesine bağlı Günberi Köyü’nde, yılların eskitemediği bir sevdanın izleri var. Hasan amca ile Hamide teyzenin hikâyesi, köy düğününde göz göze geldikleri o ilk anla başlamış, aradan geçen 65 yılda aynı sıcaklıkla büyümüş. Bugün beş çocuk sahibi olan Kadak çifti, bir ömrün nasıl “el ele” taşınabildiğini anlatırken insanın yüzüne ister istemez bir tebessüm yerleşiyor.

Bu içten hikâye, yalnızca köyün dar sokaklarında fısıltıyla dolaşan bir anı değil. Hasan amca ile Hamide teyze, yürek yüreğe ömür adadıkları birlikteliklerinin sırrını TRT Haber’e anlatarak yılların içinden süzülen tecrübelerini paylaştı.
Hasan amcanın hafızasında o düğün hâlâ canlı. Kalabalığın arasında süslenmiş püslenmiş sarı saçlı bir genç kızı fark ettiğini, saçlarının arkadan sarılı durduğunu ve “Bu kızla bir hayat yaşamak olur” diye içinden geçirdiğini söylüyor. Sözlerinin arasına karışan köy şivesi, anlatıyı daha da sahici kılıyor.

Bir düğünde başlayan hikâye, 65 yıldır aynı yerde duruyor
Hamide teyze ise eşinin bakışını anlatırken, sevginin bazen büyük sözlerden değil küçük hâllerden anlaşıldığını hatırlatıyor. Aradan yıllar geçse de Hasan amcanın gözlerinin değişmediğini, aynı güveni ve aynı sahiplenişi taşıdığını dile getiriyor. İkisi de birbirlerine bakarken, sanki ilk günkü merak ve heyecan hâlâ aralarında geziniyor.
Gençlere mesajları net: Sabır ve hoşgörü
Kadak çifti, uzun birlikteliğin bir “formülü” varmış gibi konuşmuyor; daha çok yaşadıklarından süzülen sade bir yol haritası çiziyor. Gençlere, evlendikten sonra küçük kırgınlıklarla arayı hemen bozmanın kolay olduğunu, asıl marifetin sabır ve hoşgörü ile aynı evin içinde kalabilmekte saklı olduğunu söylüyorlar.





