Kastamonu’da 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında “Ebeveynlerin sesi, bakımın yönü, otizm ve hemşirelik paneli” gerçekleştirildi. Panel, Kastamonu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi seminer salonunda yapıldı.
“Otizm Bir Hastalık Değil, Farklılıktır”
Kastamonu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Başkanı Havva Kaçan, panelin açılışında yaptığı konuşmada etkinliğin ara sınavlar nedeniyle ertelendiğini belirtti. Otizm konusunda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğine dikkat çeken Kaçan, "Otizm, bir hastalık değil, bireylerin dünyayı algılama ve iletişim kurma biçimindeki farklılığıdır. Bu farklılık, doğru destek ve anlayışla bir engel değil, bir güce dönüşebilir. Nitekim dünyada otizmli bireylerin başarıları, bunun en güçlü kanıtıdır. Örnekler bize şunu açıkça göstermektedir, otizm bir eksiklik değil, farklı bir güçtür. Önemli olan, bu potansiyeli fark edebilmek ve doğru şekilde destekleyebilmektir." dedi.
Türkiye’de Otizmli Birey Sayısı Dikkat Çekiyor
Otizmli bireylerin eğitim, sanat ve iş hayatında önemli başarılar elde ettiğini vurgulayan Kaçan, "Doğru destek verildiğinde otizmli bireyler yalnızca hayata katılmaz, aynı zamanda üretir ve topluma değer katar. Otizmli bireylerin hayatın her alanında var olabilmesi için ailelerin, eğitimcilerin ve toplumun birlikte hareket etmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye'de yaklaşık 2 milyona yakın otizmli birey olduğu tahmin ediliyor ama eğitim ve istihdam erişimi hala sınırlı." diye konuştu.
“Her 30 Çocuktan Biri Otizmli”
Halime Çavuş Özel Eğitim Anaokulu Müdürü Erol Çelikel ise yaptığı konuşmada, her 30 çocuktan birinin otizmli olduğunu belirterek, otizmli çocukların gelişim özellikleri hakkında katılımcılara bilgi verdi.
Ebeveynler Deneyimlerini Paylaştı
Konuşmaların ardından panel, anneler ve babalar olarak iki ayrı bölümde devam etti. Panelde yer alan ebeveynler, otizmli çocuklarıyla yaşadıkları deneyimleri paylaşarak farkındalığın artırılmasına katkı sundu.
Toplumsal Farkındalık Vurgusu
Panelde, otizmli bireylerin topluma kazandırılması ve yaşam kalitelerinin artırılması için aile, eğitimci ve toplum iş birliğinin önemi bir kez daha vurgulandı.






