Kastamonu’nun Çatalzeytin ilçesi İl Genel Meclisi (İGM) Üyesi Sinan Karadağ, kentte düzenlenen Klasik Araç Sergisi’nin ardından yaptığı açıklamayla gündeme geldi. Karadağ, etkinlikte bazı araçlara yönelik tutumların “ayrımcı” olduğunu belirtti.
Klasik otomobil tutkunu olarak bilinen ve 1986 model 37 SK 997 plakalı Renault marka aracı bulunan Karadağ, açıklamasında klasik otomobil kültürünün temelinde birlik ve çeşitliliğin yer aldığını vurguladı.
“Klasik otomobil ruhu çeşitlilikten doğar”
Karadağ, klasik araç kültürünün farklı marka ve modelleri aynı tutku etrafında birleştirdiğine dikkat çekerek, bir aracın değerinin yalnızca markasına göre belirlenmesinin doğru olmadığını ifade etti.
Yaptığı açıklamada Karadağ, klasik otomobil sevgisinin temel felsefesinin kapsayıcılık olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Klasik otomobil kültürünün ruhu aslında farklı marka ve modellerin aynı tutkuda buluşmasıdır. Bir etkinlikte bir aracın değerini sadece markasına göre belirlemek, klasik otomobil sevgisinin özüne uygun düşmez.”
Kastamonu’daki sergi “buluşma noktası” olmalı
Kastamonu’da düzenlenen Klasik Araç Sergisi’nin amacının otomobil tutkunlarını bir araya getirmek olduğunu hatırlatan Karadağ, bu tür organizasyonların rekabet veya marka üstünlüğü üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Karadağ’a göre klasik araç etkinlikleri, farklı dönemlere ve üretim anlayışlarına sahip otomobillerin bir araya gelerek tarihsel bir zenginlik oluşturduğu sosyal organizasyonlar olmalı.
“Murat 131’den Mercedes’e tüm araçlar bu kültürün parçası”
Açıklamasında marka ayrımcılığına karşı çıkan Karadağ, Türkiye otomotiv tarihinde önemli yeri olan birçok modelin aynı kategori içinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Özellikle yerli ve yabancı birçok klasik aracın aynı değeri taşıdığını vurgulayan Karadağ, şu ifadeleri kullandı:
“Eğer gerçekten ‘klasik araç’ deniliyorsa; bir Murat 131 de, bir Mercedes-Benz W123 de, bir Anadol A1 da, bir Renault da, Tofaş da otomotiv tarihinin parçasıdır. Klasik araç dünyasının güzelliği zaten bu çeşitliliktir.”
“Ayrımcı anlayışı esefle kınıyorum”
Sinan Karadağ, açıklamasının sonunda ise bazı yaklaşımları eleştirerek, klasik araç sevgisinin marka üstünlüğüne indirgenmesini doğru bulmadığını belirtti.

Karadağ, bu tür yaklaşımların kültürün ruhuna zarar verdiğini ifade ederek, “Klasik araç sevgisini marka üstünlüğüne dönüştüren, araçları markalarına göre ayıran ve ayrımcı bir anlayış sergileyen herkesi esefle kınıyorum” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Klasik otomobil tutkunları arasında tartışma yarattı
Karadağ’ın açıklamaları, klasik otomobil meraklıları arasında da farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Bir kesim, klasik araç kültürünün gerçekten de kapsayıcı olması gerektiğini savunurken, bazı katılımcılar ise organizasyonların değerlendirme kriterlerinin doğal olarak değişken olabileceğini dile getiriyor.
Kastamonu’da düzenlenen sergi sonrası başlayan bu tartışmanın, önümüzdeki günlerde klasik otomobil camiasında daha geniş bir yankı bulması bekleniyor.





