Kastamonu’da rutin bir gebelik kontrolü sırasında ortaya çıkan ciddi bir sağlık sorunu, Türkiye tıp tarihinde önemli bir gelişmeye kapı araladı. Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan ultrason muayenesinde, anne karnındaki bebeğin beyin ve omurilik gelişimini etkileyen doğumsal bir anomali tespit edildi. Erken teşhis sayesinde hızla harekete geçen uzmanlar, anne ve bebeği ileri tetkik ve tedavi için Ankara’ya sevk etti.

Anne Karnında Ameliyat Türkiye De Ilk (1)-2

Kritik Tanı ve Hızlı Sevk Süreci

22 haftalık hamile olan Sebiha Çakmak’ın yapılan kontrollerinde bebeğin nöral tüp defekti olarak bilinen ciddi bir rahatsızlığa sahip olduğu belirlendi. Bu durum, bebeğin omuriliğinde açıklık oluşmasına neden olarak ilerleyen dönemlerde ciddi nörolojik sorunlara yol açabiliyor. Tanının ardından hasta, Hacettepe Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Perinatoloji Kliniği’ne yönlendirildi. Burada yapılan detaylı incelemeler sonucunda, bebeğe anne karnında müdahale edilmesinin en uygun seçenek olduğu kararlaştırıldı.

Anne Karnında Ameliyat Türkiye De Ilk (2)-1

6,5 Saat Süren Zorlu Operasyon

26 haftalık gebelik sürecinde gerçekleştirilen operasyon, alanında uzman yaklaşık 30 kişilik bir ekibin koordinasyonuyla yapıldı. Operasyon ekibinde perinatoloji, beyin cerrahisi, anestezi ve endoskopik cerrahi alanlarında uzman hekimler yer aldı. Uluslararası bir uzmanın da destek verdiği ameliyat, 14 Temmuz tarihinde yaklaşık 6,5 saat sürdü.

Anne Karnında Ameliyat Türkiye De Ilk (1)-1

Operasyonda, bebeğin omuriliğindeki açıklık fetoskopik yani kapalı yöntemle onarıldı. Bu teknik sayesinde anne rahmine küçük kesilerle girilerek kamera ve özel cerrahi aletler yardımıyla müdahale gerçekleştirildi. Bu yöntem, Türkiye’de ilk kez uygulanması açısından büyük önem taşıyor.

Kapalı Yöntemle Başarıyla Tamamlandı

Gerçekleştirilen ameliyat, tıp literatürüne Türkiye’de kapalı yöntemle yapılan ilk fetal cerrahi müdahale olarak geçti. Uzmanlar, bu yöntemin hem anne hem de bebek için daha az risk taşıdığını ve iyileşme sürecinin daha konforlu olduğunu belirtiyor. Ayrıca bu tür müdahalelerin, doğum sonrası oluşabilecek kalıcı hasarların önüne geçme potansiyeli oldukça yüksek.

Anne Karnında Ameliyat Türkiye De Ilk (3)-1

Aynı Gün Açık Cerrahi de Yapıldı

Hacettepe Üniversitesi’nde dikkat çeken bir diğer gelişme ise, bir gün öncesinde benzer rahatsızlığa sahip başka bir bebeğe açık cerrahi yöntemiyle müdahale edilmesi oldu. Böylece aynı merkezde, 24 saat içinde hem açık hem de kapalı yöntemle nöral tüp defekti ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Bu gelişme, Türkiye’de bu alanda önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Tedavi, Yaşam Kalitesini Artırıyor

Anne Karnında Ameliyat Türkiye De Ilk (3)

Uzmanlar, anne karnında yapılan bu tür müdahalelerin, doğacak bebeklerin yaşam kalitesini ciddi şekilde artırdığını vurguluyor. Özellikle erken dönemde yapılan onarımlar sayesinde, çocukların ileride bağımsız yürüyebilme şansının arttığı ifade ediliyor. Bunun yanı sıra, tedavi edilmediği takdirde ortaya çıkabilecek hidrosefali (beyinde sıvı birikmesi), idrar ve dışkı kontrolü sorunları gibi komplikasyonların da önüne geçilebiliyor.

Anne Karnında Ameliyat Türkiye De Ilk (4)

Beyin ve sinir cerrahisi uzmanları, ameliyatın en önemli kazanımlarından birinin, bebeğin amniyotik sıvıya maruziyetinin azaltılması olduğunu belirtiyor. Bu durum, sinir dokusunun daha fazla zarar görmesini engelleyerek nörolojik gelişimi olumlu yönde etkiliyor.

Ameliyatın En Dikkat Çeken Detayı

Operasyonun en ilginç yönlerinden biri ise, anneyle birlikte bebeğin de anestezi alması oldu. Bu sayede bebeğin ameliyat sırasında hareket etmesi önlenirken, cerrahi işlemin daha güvenli şekilde gerçekleştirilmesi sağlandı.

Türkiye Tıbbı İçin Yeni Bir Dönem

Gerçekleştirilen bu başarılı operasyonlar, Türkiye’de fetal cerrahi alanında gelinen noktayı gözler önüne seriyor. Artık hastalara hem açık hem de kapalı cerrahi seçeneklerinin sunulabilmesi, tedavi sürecinde önemli bir avantaj sağlıyor. Uzmanlar, bu gelişmenin gelecekte daha fazla bebeğin sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesine katkı sağlayacağını belirtiyor.

Bu tarihi müdahale, erken teşhisin ve multidisipliner yaklaşımın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koyarken, Türkiye’nin sağlık alanındaki uluslararası başarısını da pekiştiriyor.

6 buçuk saat sürdü

14 Temmuz'daki ameliyatı; Hacettepe Üniversitesi Perinatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Deren ve öğretim üyesi Doç. Dr. Erdem Fadıloğlu, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İlkay Işıkay, Anestezi ve Reanimasyon Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Banu Kılıçaslan ve endoskopik cerrahi uzmanı Doç. Dr. Derman Başaran’ın da yer aldığı yaklaşık 30 kişilik ekip, alanında dünya çapında uzman Prof. Dr. Alireza Shamshirsaz’ın uluslararası desteğiyle yaptı.

Kaynak: ATV