Baharın kendini hissettirmesiyle birlikte göç hareketliliği de doğada yeniden görünür hale geldi. Uzun yolculuklarına çıkan turnalar, bu kez Kastamonu’da verdikleri mola ile dikkat çekti. Genellikle kalabalık sürüler halinde gökyüzünde görülen bu zarif kuşların, aile halinde bir sulak alanda görüntülenmesi doğa gözlemcileri açısından özel bir ana dönüştü. Seydiler ile Ağlı ilçeleri arasındaki bölgede kaydedilen görüntüler, hem yaban hayatının etkileyici yönünü ortaya koydu hem de Kastamonu’nun doğal yaşam açısından taşıdığı önemi bir kez daha gündeme taşıdı.
Sulak alanda dinlenen ve beslenen iki erişkin ile iki genç bireyden oluşan turna ailesi, günün en dikkat çeken doğa karelerinden birine sahne oldu. Birbirlerinden uzaklaşmadan hareket eden, yavrularını koruyarak beslenen aile yapısı, turnaların neden sadakat ve bağlılıkla özdeşleştirildiğini açık biçimde gösterdi.
Kastamonu’nun sulak alanlarında dikkat çeken görüntü
Bahar göçü sırasında güvenli bölgelerde mola veren turnalar, zaman zaman Türkiye’nin farklı noktalarında görülse de aile düzeni içinde görüntülenmeleri her zaman sık rastlanan bir durum olmuyor. Kastamonu’daki bu görüntü ise yalnızca görsel bir şölen sunmakla kalmadı, aynı zamanda bölgenin biyolojik çeşitliliği açısından değerini de gözler önüne serdi.
Turnalar, ekosistemin sağlıklı işleyişi açısından önemli türler arasında gösteriliyor. Yaşam alanlarının korunması, sulak alanların sürdürülebilirliğinin sağlanması ve göç yollarının güvenli kalması, bu türlerin gelecek nesillere aktarılması bakımından büyük önem taşıyor. Kastamonu’nun böylesi hassas türler için bir durak noktası olması, ilin doğal zenginliğinin ve korunmuş habitat yapısının güçlü bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

“Muhtemelen bu aile, sürüden ayrı kendileri mola yerine inmişler, burada dinleniyorlar”
Turna ailesini görüntüleyen Doğa Fotoğrafçısı Cebrail Keleş, karşılaştığı manzarayı şu sözlerle anlattı: “Şu anda kıştan çıktık ve tüm doğa uyanıyor. Özellikle göçmen kuşlar, artık sıcak bölgelerden ülkemize, memleketimize üremek için farklı yerlere doğru göç ediyorlar. Genelde gökyüzünde 'v' çizerek büyük sürüler halinde gördüğümüz o siyah noktalar aslında turna sürüleri, turna kuşları oluyor. Turna kuşları, göçmen kuşlardır ve bu mevsimde ilimizin üzerinden geçerken birkaç yerde mola veriyorlar. O uzun yolculuklarında yoruldukları için, burayı güvenli buldukları için zaman zaman ilimizin çeşitli sulak bölgelerinde mola veriyorlar. Bunları fotoğraflamak için her zaman geldikleri noktalara gidiyor ve fotoğraflıyoruz. Fakat bu sefer gördüğümüz çok ilginç bir aileydi. Bu ailede iki tane yetişkin turna, iki tane genç birey vardı. Muhtemelen bu aile sürüden ayrı kendileri mola yerine inmişler, burada dinleniyorlar”
Keleş’in ifadeleri, hem göç döneminin doğadaki hareketliliğini hem de Kastamonu’nun kuşlar için güvenli bir mola alanı olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle turnalar gibi temkinli ve hassas türlerin bölgede konaklaması, doğa koruma açısından umut verici bir tablo oluşturuyor.
“Şimdiye kadar gördüğüm tek aile olarak kayıt altına aldığım tek bir fotoğraftı ve bu yüzden çok mutluyum”
Turnaların sosyal yapısına ve aile bağlarına dikkat çeken Keleş, bu görüntünün kendisi için neden özel olduğunu da şu sözlerle dile getirdi: “Bunun önemi şöyle, çünkü turnalar sürü halinde göç ederler, sürü halinde hareket ederler. Bu aile sosyal bir hayvandır, eşine sadakatiyle bilinirler ve yavrularına müthiş bir korumacı ailedir. Yavrularını yetişkin olup kendi yuvalarını kuruncaya kadar yanlarında tutarlar. Bu ailemizde özellikle iki tane genç bireyin olması, habitatın ve Kastamonu’nun ya da ülkemizin ne kadar güvenli bir alan olduğunu, doğanın geliştiğini ve ilerisi için bir umut olduğunu gösteriyor. Bunun için de bu kayıt benim için çok önemliydi. Bu benim şimdiye kadar gördüğüm tek aile olarak kayıt altına aldığım tek bir fotoğraftı veya kayıttı. O yüzden ben çok mutluyum”

Kastamonu’da kayda geçen bu görüntü, yalnızca bir doğa fotoğrafı olmanın ötesine geçti. Turna ailesinin göç yolculuğundaki bu kısa molası, hem doğaseverlere unutulmaz bir kare sundu hem de doğal yaşam alanlarının korunmasının ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Gökyüzünün sadık yolcuları, yeterli enerjiyi topladıktan sonra üreme alanlarına doğru yolculuklarını sürdürecek.







