Kastamonu’da azim ve girişimciliğin güçlü bir örneği olarak dikkat çeken bir başarı hikâyesi, yıllardır hem bölge halkına hem de ziyaretçilere ilham veriyor. Merkez ilçeye bağlı Gölköy köyünde yaşayan bir anne ve kızı, devlet desteğiyle kurdukları restoran sayesinde 11 yıldır hem kendi geçimlerini sağlıyor hem de doğal lezzetleriyle müşterilerinin beğenisini kazanıyor.
Köyde Başlayan Girişimcilik Hikâyesi
Kastamonu’nun Gölköy köyünde yaşayan 62 yaşındaki Hatice Beltekoğlu ile 44 yaşındaki kızı Fatma Duman, yıllar önce tarım ve üretimle iç içe bir yaşam sürüyordu. Seracılıkla uğraşan anne-kız, yetiştirdikleri ürünleri değerlendirebilecekleri farklı bir iş fikri arayışına girdi. Bu süreçte Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nun (TKDK) genç kadın girişimcilere yönelik yüzde 50 hibe desteği sunduğunu öğrenmeleri, hayatlarının dönüm noktası oldu.

Aldıkları bu destekle harekete geçen Beltekoğlu ve Duman, köylerinde bir restoran açma kararı aldı. Gerekli başvuruları tamamlayarak projelerini TKDK’ya sunan anne ve kızın girişimi kabul edildi. Böylece, şehir merkezine yaklaşık 7 kilometre mesafedeki köylerinde kendi restoranlarını kurma hayallerini gerçeğe dönüştürdüler.
Sıfırdan Kurulan Bir İşletme

İşe başladıkları dönemde maddi imkanlarının oldukça sınırlı olduğunu belirten Hatice Beltekoğlu, tüm zorluklara rağmen vazgeçmediklerini ifade ediyor. Devlet desteğinin kendileri için hayati önem taşıdığını dile getiren Beltekoğlu, restoranın yarısının hibe ile, diğer yarısının ise kendi imkanlarıyla tamamlandığını söylüyor.
Kurulum sürecinin oldukça zorlu geçtiğini anlatan anne ve kızı, özellikle inşaat döneminde hem fiziksel hem de duygusal olarak zorlandıklarını ancak birlikte hareket ederek tüm engelleri aştıklarını vurguluyor. Bugün ise aynı çabanın karşılığını almanın mutluluğunu yaşıyorlar.

Doğal Üretimden Sofraya
Restoranın en dikkat çekici yönlerinden biri ise kullanılan ürünlerin büyük ölçüde kendilerine ait seralardan elde edilmesi. Hatice Beltekoğlu, yıllardır sürdürdüğü üretim tecrübesi sayesinde tamamen doğal yöntemlerle sebze ve meyve yetiştiriyor. Kimyasal ilaç kullanmadan, kendi geliştirdiği doğal yöntemlerle ürünlerini koruyan Beltekoğlu, bu ürünleri restoran mutfağında değerlendiriyor.

Menülerinde yer alan domates, biber, salatalık ve fasulye gibi sebzeler doğrudan seradan sofraya ulaşıyor. Bu durum hem lezzet hem de sağlık açısından müşterilerin ilgisini artırıyor. Ayrıca işletmede üretilen köy ekmeği de doğal yapısı ve katkısız içeriğiyle öne çıkıyor.
Yoğun İlgi Gören Bir Restoran
Gölköy’deki bu samimi işletme, yalnızca köy halkının değil şehir merkezinden gelen ziyaretçilerin de uğrak noktası haline gelmiş durumda. Günlük ortalama 50-60 kişiye hizmet veren restoran, aynı zamanda toplu organizasyonlar için de tercih ediliyor. Mevlit, düğün ve özel davetler için hazırlanan yemekler, müşteri memnuniyetini artıran önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Özellikle Ramazan ayında verilen iftar yemekleriyle de dikkat çeken işletme, bölgedeki sosyal yaşamın önemli bir parçası haline gelmiş durumda. Bunun yanı sıra esnaf ve sanayi çalışanlarına yönelik tabldot yemek hizmeti de sunuluyor.
Azim ve Başarının Örneği
Fatma Duman, bu işe başladıklarında birçok kişinin başarıya inanmadığını ancak bugün aldıkları olumlu geri dönüşlerin kendilerini motive ettiğini ifade ediyor. Başlangıçta yalnızca kahvaltı hizmetiyle yola çıktıklarını belirten Duman, zamanla menülerini genişleterek daha kapsamlı bir hizmet sunmaya başladıklarını söylüyor.
Bugün geldikleri noktada hem köy ekonomisine katkı sağlayan hem de kadın girişimciliğine örnek olan bir işletme ortaya koyduklarını dile getiren anne ve kızı, ilerleyen yıllarda işlerini daha da büyütmeyi hedefliyor.

Müşterilerden Tam Not
Restoranı ziyaret eden müşteriler de sunulan hizmetten oldukça memnun. Özellikle ekşi mayalı köy ekmeği ve doğal ürünlerle hazırlanan yemekler büyük beğeni topluyor. İşletmenin bir anne ve kız tarafından yürütülmesi ise birçok kişi tarafından takdirle karşılanıyor.
Kastamonu’da doğallığı ve emeği bir araya getiren bu örnek girişim, hem yerel kalkınmanın hem de kadın girişimciliğinin güçlü bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Gölköy’de başlayan bu hikâye, doğru destek ve kararlılıkla hayallerin gerçeğe dönüşebileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor.





