Tarım arazilerinin korunması ve amaç dışı kullanımının önüne geçilmesi için önemli bir düzenleme yürürlüğe girdi. Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkındaki Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlanarak uygulamaya konuldu. Yeni düzenleme ile özellikle son yıllarda hızla artan bungalov evler, bağ evleri ve konteyner yapılar gibi tarım dışı kullanımlar sıkı kurallara bağlandı.
Yönetmelik kapsamında izinsiz inşa edilen yapıların yıkılması, tarım arazilerinin eski haline getirilmesi ve bu süreçte sorumlulara çeşitli yaptırımlar uygulanması öngörülüyor. Ayrıca tarım arazilerinde yapılacak yeni yapıların belirli şartlara bağlanması da dikkat çeken düzenlemeler arasında yer alıyor.
Bağ Evi ve Bungalovlar İçin Yeni Kurallar

Son yıllarda özellikle kırsal bölgelerde yatırım amacıyla yapılan bağ evleri ve bungalov tarzı yapılar, tarım arazilerinin amaç dışı kullanımını artırmıştı. Yeni yönetmelik, bu yapıların inşası için daha sıkı şartlar getiriyor.
Buna göre bir bağ evi yapılabilmesi için en az 5 dönüm büyüklüğünde bir araziye sahip olunması gerekiyor. Ayrıca yapılacak yapıların taban alanı 30 metrekareyi geçemeyecek. Ancak bu alan üzerine iki katlı bir yapı inşa edilmesine izin verilebilecek.
Bir diğer önemli sınırlama ise parsel başına yapılabilecek yapı sayısı ile ilgili. Yeni kurallara göre her parselde yalnızca bir bağ evi yapılabilecek. Bununla birlikte aynı aile, aynı bölgede birden fazla bağ evi inşa edemeyecek.
Dikili tarım arazilerinde ise daha farklı bir ölçüt uygulanacak. Üzerinde ağaç bulunan arazilerde 30 metrekare büyüklüğünde bir yapı için en az 1 dönüm arazi yeterli olacak.
Tarım Arazilerinde Yapı İçin Kurul İzni Şart

Yeni düzenlemenin en önemli başlıklarından biri de “Toprak Koruma Kurulu” adı verilen yeni bir mekanizmanın devreye girmesi oldu.
Tarım arazilerinde herhangi bir yapı inşa etmek isteyen kişiler, öncelikle bu kuruldan izin almak zorunda olacak. Kurul, yapılmak istenen yapının tarımsal faaliyetlerle uyumlu olup olmadığını değerlendirecek.
Yönetmelikte bağ evi şu şekilde tanımlandı:
“Tarımsal faaliyetlerin yürütülmesi için gerekli olan ve üretimi destekleyen, doğal yapıyı bozmadan inşa edilen yapı.”
Bu kapsamda tarım arazilerinde yapılabilecek bazı yapılar ise şu şekilde sıralanıyor:
- Sulama ve toprak koruma altyapı tesisleri
- Küçük ölçekli hayvancılık ve su ürünleri üretim tesisleri
- Tarım ürünleri için depo ve muhafaza alanları
- Un değirmeni ve mandıra gibi üretim tesisleri
- Tarım makinelerinin korunması için sundurma ve atölyeler
- Seralar
- Hasattan sonra kısa sürede işlenmesi gereken ürünler için işleme tesisleri
Bu tür yapıların inşa edilmesi için belediyelere veya il özel idarelerine resmi başvuru yapılması gerekecek.
Kaçak Yapılara Yıkım Süreci Başlıyor

Yeni yönetmelikle birlikte tarım arazilerinde izinsiz şekilde inşa edilen tüm yapıların kaldırılması hedefleniyor.
Yetkililer tarafından yapılan tespitler sonucunda kaçak yapı olduğu belirlenen binalar için yıkım kararı alınacak. Kararın ardından ilgili yapıların yıkılması için belirli bir süre tanınacak.
Yönetmelik kapsamında:
- İzinsiz yapı sahiplerine yapıları kaldırmaları için süre verilecek
- Bu süre içinde yıkım yapılmazsa idari para cezaları uygulanacak
- Arazi tekrar tarımsal üretime uygun hale getirilecek
Ayrıca izinsiz kullanım tespit edildiğinde, ilgili taşınmazın tapu kaydına “5403 sayılı Kanun amacı dışında kullanılmıştır” şeklinde bir şerh düşülecek. Bu şerh, aykırılık giderilene kadar tapudan kaldırılmayacak.
Yıkım Bir Ay İçinde Gerçekleşecek
Yönetmelikte yıkım sürecinin nasıl işleyeceği de ayrıntılı şekilde düzenlendi.
Karar alınan yapıların yıkımı için öncelikle belediyeler veya il özel idareleri sorumlu olacak. Bu kurumların bir ay içinde yıkımı gerçekleştirmesi gerekiyor.
Eğer bu süre içinde işlem yapılmazsa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı devreye girecek ve yıkım işlemini kendisi gerçekleştirebilecek.
Bakanlık tarafından yapılan yıkımın maliyeti ise ilgili belediye veya il özel idaresinden tahsil edilecek. Hatta düzenlemeye göre bu maliyetler yüzde 100 fazlasıyla geri alınabilecek.
Tarım Arazilerinin İmara Açılması Engellenecek
Yönetmelik sadece yapılaşmayı değil, aynı zamanda tarım arazilerinin imara açılmasını engellemeyi de amaçlıyor.
Buna göre dikili tarım arazisi statüsünde bulunan alanların sınıfı, ağaçların ekonomik ömrü dolmadan değiştirilemeyecek. Ancak doğal afet, hastalık veya zorunlu durumlar gibi istisnai hallerde değişiklik yapılabilecek.
Ayrıca güneş enerjisi santrali kurulacak alanlar için de sınırlama getirildi. Yeni kurallara göre GES projeleri yalnızca kuru marjinal tarım arazilerinde kurulabilecek. Bu sınıfın dışında kalan tarım arazileri için yapılan başvurular değerlendirmeye alınmayacak.
Tarım Arazilerini Parselleyip Satanlara Suç Duyurusu
Yönetmelikte dikkat çeken bir diğer düzenleme ise tarım arazilerinin küçük parçalara bölünerek satılmasıyla ilgili oldu.
Son yıllarda bazı şirketlerin veya aracılık yapan kişilerin, büyük tarım arazilerini küçük hisselere bölerek bağ evi veya bungalov amaçlı satışa çıkardığı biliniyor.
Yeni düzenleme bu tür uygulamalara karşı da sert yaptırımlar getiriyor. Tarım arazilerini fiili hisselere bölerek satan veya bu satışlara aracılık eden kişiler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulabilecek.
Tarım Arazilerinin Gelecek Nesillere Ulaşması Hedefleniyor
Uzmanlara göre yeni yönetmelik, Türkiye’de giderek artan tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı sorununa karşı önemli bir adım niteliği taşıyor.
Bungalov turizmi, yatırım amaçlı bağ evleri ve hobi bahçeleri gibi uygulamalar, birçok bölgede verimli tarım alanlarının parçalanmasına neden olmuştu.
Yürürlüğe giren düzenleme ile birlikte hem mevcut kaçak yapıların ortadan kaldırılması hem de gelecekte benzer yapılaşmaların önüne geçilmesi hedefleniyor. Böylece tarım arazilerinin korunarak sürdürülebilir tarımsal üretimin devam etmesi amaçlanıyor.





