Kastamonu Üniversitesi ve Kastamonu Teknokent iş birliğiyle düzenlenen “COP31’e Giriş” başlıklı webinar, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadeledeki rolünü ve uluslararası iklim diplomasisinin geleceğini gündeme taşıdı. Çevrim içi gerçekleştirilen etkinlikte, Türkiye’nin ev sahipliğinde yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’in önemi, çevresel sorunlarla mücadele yöntemleri ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri kapsamlı şekilde ele alındı.
Kastamonu Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi bünyesindeki Fikir ve İş Geliştirme Destek Ofisi (FİDE) tarafından, Kastamonu Teknokent iş birliğiyle gerçekleştirilen webinara akademisyenler, öğrenciler ve iklim değişikliği konusuna ilgi duyan katılımcılar katıldı. Etkinliğin moderatörlüğünü FİDE Ofis Koordinatörü Öğretim Görevlisi Dr. Berkan Güngör üstlenirken, programın konuğu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürü Prof. Dr. Kasım Yenigün oldu.
COP31 Öncesinde İklim Diplomasisi ve Türkiye’nin Rolü Değerlendirildi
Webinarda, Türkiye’nin uluslararası iklim politikalarındaki konumu ve COP31’in ülkeye sağlayabileceği fırsatlar üzerinde duruldu. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında ülkeler arasındaki iş birliğini geliştirmek ve ortak çözüm yolları oluşturmak açısından taşıdığı önem değerlendirildi.
Prof. Dr. Kasım Yenigün, program kapsamında “Üçlü COP Yılı Çerçevesinde İklim, Rio Sinerjisi ve Çölleşmeyle Mücadele Faaliyetleri” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Sunumda iklim değişikliği, biyolojik çeşitliliğin korunması ve çölleşmeyle mücadele alanlarında yürütülen uluslararası çalışmalar arasındaki bağlantılar ele alındı.
Çevresel sorunların birbirinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekilen etkinlikte, ortak hedefler doğrultusunda geliştirilecek politikaların ve kurumlar arası iş birliğinin önemi vurgulandı. İklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması, doğal yaşamın korunması ve arazi bozulmasının önlenmesi için bütüncül bir yaklaşım benimsenmesinin gerekliliği üzerinde duruldu.
COP31, Türkiye İçin Yeni Fırsatlar Sunabilir
9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31’in, Türkiye’nin uluslararası iklim diplomasisindeki görünürlüğünü artırması ve iklim politikaları alanındaki iş birliklerini güçlendirmesi bekleniyor. Webinar kapsamında konferansın yalnızca çevre politikaları açısından değil, ekonomik ve sektörel dönüşüm bakımından da oluşturabileceği fırsatlar değerlendirildi.
Bu çerçevede uluslararası finansman kaynaklarına erişim, yeşil yatırımların geliştirilmesi, bilimsel araştırmaların desteklenmesi ve teknolojik yenilikçilik gibi konular gündeme geldi. İklim değişikliğiyle mücadelede düşük karbonlu ve sürdürülebilir üretim modellerinin geliştirilmesinin yanı sıra çevre dostu teknolojilerin yaygınlaştırılmasının da önem taşıdığı ifade edildi.
COP31 sürecinin, kamu kurumları, üniversiteler, araştırma merkezleri ve özel sektör arasında yeni iş birliklerinin kurulmasına katkı sağlayabilecek bir platform olduğu değerlendirildi. Özellikle bilimsel bilgi ile teknolojik gelişmelerin çevre politikalarına entegre edilmesi, iklim hedeflerine ulaşılması açısından önemli başlıklar arasında yer aldı.
Çölleşme ve Erozyonla Mücadelede Sürdürülebilirlik Vurgusu
Webinarın öne çıkan konularından biri de doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve arazi bozulmasıyla mücadele oldu. Çölleşme ve erozyonun önlenmesi, toprak kaynaklarının korunması ve biyolojik çeşitliliğin devamlılığının sağlanması gibi konuların iklim değişikliğiyle mücadele çalışmalarının önemli bir parçası olduğu belirtildi.
İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve çölleşme gibi sorunların ortak nedenleri ve sonuçları bulunduğuna dikkat çekilen etkinlikte, bu alanlarda geliştirilecek politikaların birbiriyle uyumlu olması gerektiği vurgulandı. Sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılabilmesi için doğal kaynakların korunmasıyla ekonomik ve teknolojik gelişmenin birlikte değerlendirilmesinin önemi ele alındı.
Üniversite-Sanayi İş Birliği ve İnovasyonun Önemi Öne Çıktı
Kastamonu Üniversitesi ile Kastamonu Teknokent iş birliğinde düzenlenen “COP31’e Giriş” webinarı, iklim değişikliği konusunda bilimsel farkındalığın artırılmasına ve güncel gelişmelerin akademik çevrelerle paylaşılmasına katkı sundu.
Etkinlikte bilim, teknoloji ve inovasyonun çevresel sorunlara çözüm üretmedeki rolü de değerlendirildi. Üniversitelerin araştırma kapasitesi, teknoloji geliştirme çalışmaları ve kurumlar arası iş birliklerinin iklim değişikliğiyle mücadelede önemli katkılar sağlayabileceği üzerinde duruldu.
COP31 öncesinde gerçekleştirilen webinar, Türkiye’nin iklim politikaları, uluslararası iş birliği olanakları ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri hakkında katılımcılara kapsamlı bir değerlendirme sunarken, çevre sorunlarına yönelik bütüncül çözümlerin geliştirilmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu.





