Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde kestane ağaçları için ciddi risk oluşturan kestane gal arısı yeniden dikkatleri üzerine çekti. Halk arasında “katil arı” olarak da bilinen zararlının, özellikle kestane meyvesi ve kestane balı üretimi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğu belirtiliyor.
Türkiye’de ilk kez 2014 yılında tespit edilen kestane gal arısı, 2021 yılından itibaren İnebolu ve çevresindeki kestane ağaçlarının yoğun bulunduğu alanlarda etkisini artırmıştı. Aradan geçen süreye rağmen zararlının bölgede hâlâ varlığını sürdürmesi, üreticiler ve doğa gönüllüleri açısından yeni bir endişe başlığı oldu.
Kestane ve bal üretimi için risk sürüyor
Kestane gal arısı, genç ağaçlarda da görülebiliyor ve ağaçların gelişimini olumsuz etkileyebiliyor. Zararlının yayılması, yalnızca kestane meyvesini değil, bölgenin önemli geçim kaynaklarından biri olan kestane balı üretimini de tehdit ediyor.

Geçmiş yıllarda İnebolu Orman İşletmesi tarafından gal arısına karşı biyolojik mücadele yürütülmüştü. Ancak lokal olarak yapılan çalışmaların sonuçlarının kısa sürede net şekilde görülmediği ifade ediliyor. Bu yıl mücadelenin devam edip etmeyeceğine ilişkin ise kamuoyuna yeni bir bilgilendirme yapılmadı.
Uzmanlardan erken mücadele vurgusu
Uzmanlar, kestane gal arısının yayılma hızına dikkat çekerek erken, düzenli ve kararlı mücadelenin önemine işaret ediyor. Biyolojik mücadelenin hemen sonuç vermediği, ancak sistemli çalışmalarla 5 ila 7 yıl içinde etkisinin azaltılabileceği belirtiliyor.

İnebolu’da gal arısının yoğun şekilde hissedildiği sürecin 5 yılı geride bırakması, konunun yeniden gündeme taşınmasına neden oldu. Ekonomik ve ekolojik değeri yüksek olan Anadolu kestanesinin korunması için mücadelenin aksatılmadan sürdürülmesi gerektiği vurgulanıyor.





