Kastamonu Sanayiciler ve İşadamları Derneği (KASİAD) ve KASİAD Vakfı Genel Sekreteri Cemal Şenol, Kastamonu’nun uzun yıllardır devam eden yapısal sorunlarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Şenol, özellikle kentin ekonomik ve sosyal gelişiminde yaşanan tıkanmaların nedenlerine ve çözüm yollarına dair değerlendirmeler yaptı.
"Bana soruyorlar"
Son günlerde Kastamonu'daki talepler ve İstanbul'daki sorunlarla ilgili sürekli yazılar ve videoların paylaşıldığını belirten Şenol, “Şahsen şahsıma siz ne yapıyorsunuz, ne düşünüyorsunuz? diyerek özelden yazan veyahut telefon ederek serzenişte bulunan dostlar, arkadaşlar var. Sorunların tümüne yakını 50 - 100 yıllık sorunlar. Bende imkanlar dahilinde sorunları ve talepleri 90'lı yıllardan beri gündemde tutmaya çalışıyorum. Hangi istişare, toplantı ve organizasyon olursa olsun hep bu tür söylemleri dile getirme gayreti içinde bulunuyorum” dedi.
“Sorunlar 50-100 yıllık geçmişe dayanıyor”
Son dönemde Kastamonu’nun talepleri ve İstanbul’daki sorunlara ilişkin kamuoyunda artan paylaşımlara değinen Şenol, kendisine de bu konularla ilgili çok sayıda mesaj ve telefon geldiğini belirtti. Sorunların büyük kısmının yeni olmadığını vurgulayan Şenol, birçok meselenin 50 ila 100 yıllık geçmişe sahip olduğunu ifade etti.
Şenol, yıllardır bu konuları gündemde tutmaya çalıştığını belirterek, çeşitli toplantı ve istişarelerde aynı sorunları dile getirmeye devam ettiğini söyledi. Kentin kronikleşmiş meselelerinin artık daha kapsamlı bir şekilde ele alınması gerektiğine dikkat çekti.
“Güç yoksa sistem işlemiyor” vurgusu
Açıklamalarında dikkat çeken bir diğer nokta ise siyaset ve güç dengeleri oldu. Şenol, “Makamın yoksa ya da maddi gücün yoksa sistemde etkili olmak zorlaşıyor” ifadeleriyle mevcut yapıya eleştirel bir bakış sundu.
Hizmet beklentilerinin çoğunlukla siyaset üzerinden karşılandığını belirten Şenol, bu nedenle herkesin aynı sınırlı sayıda aktör ve makam etrafında toplandığını dile getirdi. Siyasette etkin isim sayısının artmamasının, çözüm üretme kapasitesini de sınırladığını savundu.
“Kendimizi de sorgulamalıyız”
Cemal Şenol, sadece dış faktörlerin değil, toplumun kendi yaklaşımının da sorgulanması gerektiğini belirterek önemli bir özeleştiri çağrısı yaptı. Vatandaşların çoğu zaman hizmet alamamaktan şikâyet ettiğini ancak seçim süreçlerinde aynı aktörlere destek vermeye devam ettiğini ifade etti.
Sivil toplum kuruluşları ve yerel yöneticilerin de eleştirildiğini hatırlatan Şenol, buna rağmen bu yapıların yine toplum tarafından şekillendirildiğini vurguladı. Bu nedenle çözümün sadece eleştiriyle değil, daha bilinçli tercih ve güçlü temsil mekanizmalarıyla mümkün olacağını söyledi.
“Kastamonu’nun çıkış yolu güçlü temsil”
Açıklamasının en dikkat çeken bölümü ise Kastamonu’nun geleceğine dair önerileri oldu. Şenol, özellikle 100 yılı aşkın süredir gündemde olan bazı ulaşım ve altyapı sorunlarının halen çözülememesinden üzüntü duyduğunu belirtti.

Bitmeyen yollar, tamamlanamayan yatırımlar ve hayata geçirilemeyen projelerin artık kalıcı şekilde çözüme kavuşması gerektiğini ifade eden Şenol, bu noktada hem yerel hem de merkezi düzeyde daha güçlü bir siyasi temsilin önemine dikkat çekti.
Kastamonu’nun ve İstanbul’daki Kastamonuluların birlikte hareket etmesi gerektiğini söyleyen Şenol, basından sivil toplum kuruluşlarına kadar tüm aktörlerin projeleri sürekli gündemde tutmasının kritik olduğunu belirtti.
Son olarak çözümün siyasetle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Şenol, temsil gücünün artması halinde kentin kronik sorunlarının da hızla çözülebileceğini ifade ederek açıklamasını tamamladı.





