Karabük Üniversitesi ile Kastamonu Üniversitesi akademisyenleri, Karabük’te geçen yıl yaklaşık 6 bin 800 hektarlık ormanlık alanı etkileyen yangının ardından yaban hayvanlarının yöneldiği bölgeleri belirlemek amacıyla ortak bir proje başlattı.
Karabük Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Aybar ile Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesinden Doç. Dr. Özkan Evcin’in yangın sahasında yaptığı incelemelerde, alevlerden etkilenmeyen komşu habitatlarda çeşitli yaban hayvanlarına ait izlere rastlandı. Yapılan gözlemler, yanmamış alanların hayvanlar açısından “yangın sığınağı” görevi gördüğünü gösterdi.
Yaban hayvanları fotokapanlarla izlenecek
Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Aybar’ın yürütücülüğünü üstlendiği TÜBİTAK destekli “Orman Yangını Sonrası Komşu Habitatlarda Büyük ve Orta Memeli Yaban Hayvanlarının Alan Kullanımının Belirlenmesi: Karabük İli Örneği” projesi kapsamında bölgeye fotokapanlar yerleştirilecek.
Yangın sahasına komşu farklı uzaklıklardaki habitatlara kurulacak fotokapanlarla karaca, kızıl geyik, bozayı, vaşak, porsuk, kurt ve çakal gibi büyük ve orta büyüklükteki memeli türleri takip edilecek. Hayvanların hangi bölgeleri daha sık kullandıkları, yangın alanına yakın mı yoksa daha uzak habitatları mı tercih ettikleri ve günün hangi saatlerinde aktif oldukları belirlenecek.
Karabük’te geçen yıl yaşanan yangının yaklaşık 6 bin 800 hektarlık ormanlık alana zarar verdiğini belirten Aybar, olayın kent tarihinin en büyük orman yangını olduğunu söyledi.
Karabük’ün yüzde 74’ünün ormanlık alanlardan oluştuğuna dikkat çeken Aybar, “Bu da ilimizin biyoçeşitlilik ve flora-fauna açısından ne kadar değerli olduğunu bize anlatıyor. Orman yangınlarında sadece ağaçlarımız yanmıyor. Ağaçlarımız dışında birçok canlı ve yaban hayvanı zarar görüyor, yaban hayvanları habitatlarını kaybediyor” dedi.
Büyük memeliler için asıl sorun yangından sonra başlıyor
Projenin, yangının ardından yaban hayvanlarının davranışlarını ve yaşam alanı tercihlerini belirlemeye odaklandığını anlatan Aybar, hayvanların komşu habitatlardan hangilerini daha yoğun kullandıklarını araştıracaklarını ifade etti.
Yangınların büyük ve orta büyüklükteki memeliler için doğrudan ölüm riskinden çok yaşam alanı kaybına yol açtığını belirten Aybar, küçük memeliler, hareket kısıtlılığı bulunan hayvanlar ve sürüngenlerin yangın sırasında daha fazla zarar görebildiğini kaydetti.
Aybar, bazı hayvanların alevlerden kaçmak yerine yuvalarına çekildiğini ve bu nedenle gazdan zehirlenebildiğini belirterek, “Büyük ve orta büyüklükteki memeli hayvanlar için yangın anında değil, sonrasında sorun başlıyor. Habitat kullanımı açısından yeni bir alan bulmak zorundalar ancak yeni yer tercih etmeleri ve bulmaları oldukça zor” diye konuştu.

Yanmamış alanlar hayvanlara sığınak oldu
Yangından zarar görmeyen komşu habitatların, daha önce bölgede yaşayan hayvanlar için sığınak haline geldiğini ifade eden Aybar, türlerin alan tercihlerinin birbirinden farklı olabileceğine işaret etti.
Hayvanların bu bölgelere yönelerek hem yanmış sahadan uzaklaştığını hem de kendilerine yeni bir yaşam alanı oluşturduğunu dile getiren Aybar, çalışmanın temel sorusunun “Hangi hayvan hangi alanı daha fazla kullanıyor?” olduğunu belirtti.
Kastamonu Üniversitesinden Doç. Dr. Özkan Evcin ile birlikte bölgede inceleme yaptıklarını aktaran Aybar, yanmamış komşu habitatlarda yaban hayvanlarına ait ayak izleriyle karşılaştıklarını söyledi.
Aybar, “Fotokapanlarla alandaki yaban hayvanlarının tespitini yapacağız. Hangi alanların daha çok kullanıldığını, hangi bölgelerin tercih edildiğini ve hayvanların aktif olduğu saatleri belirlemek için fotokapan yönteminden yararlanacağız” ifadelerini kullandı.
Elde edilen sonuçlar ilgili kurumlarla paylaşılacak
Projenin en önemli çıktısının, yanmamış komşu habitatların yaban hayvanları tarafından kullanım tercihlerinin belirlenmesi olacağını vurgulayan Aybar, elde edilecek bulguların Orman Genel Müdürlüğü ile Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğüne iletileceğini açıkladı.
Araştırmayla yoğun biçimde kullanılan habitatların daha etkin korunmasına katkı sağlanması hedefleniyor. Gerekli görülmesi halinde bu bölgelerdeki ormancılık çalışmalarının ve insan kaynaklı faaliyetlerin azaltılması için öneriler hazırlanacak.
Çalışmanın sonuçlarıyla yangın sonrasında yaşam alanı değiştirmek zorunda kalan yaban hayvanlarının korunması ve bölgedeki popülasyonların sürdürülebilirliğinin desteklenmesi amaçlanıyor.




