Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Marmara Bölgesi’nde yoğunlaşan sanayi tesislerinin, deprem riski göz önüne alınarak İç Anadolu Bölgesi’ne kaydırılmasının önemine dikkat çekti. Baran, özellikle Ankara’nın sanayi altyapısı, yetişmiş iş gücü ve çevresindeki il ve ilçeleri ile sanayinin merkezi olmaya hazır olduğunu vurguladı.

ATO tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, Baran bu açıklamayı 29. Dönem Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısı sırasında paylaştı. Baran, Marmara’daki sanayi tesislerinin deprem riskine karşı daha güvenli bir bölgeye taşınmasının, üretim güvenliği ve sürdürülebilirlik açısından kritik olduğunu belirtti.

Milyonlarca Çalışanı İlgilendiriyor 2026 Asgari Ücret İçin Masada 4 Farklı Zam Senaryosu

Deprem Riski ve Üretim Güvenliği

Baran, Marmara Bölgesi’nde olası bir depremin sanayi faaliyetlerini ciddi şekilde etkileyebileceğini ifade ederek, “Türkiye’nin Gayri Safi Yurtiçi Hasılası’nın yaklaşık yüzde 30’u İstanbul’da üretiliyor. Ancak deprem riski dikkate alındığında, bu oran yüzde 60’lara kadar çıkıyor. Marmara’daki sanayi tesislerini, Ankara merkez olmak üzere İç Anadolu Bölgesi’ne taşıyalım. Ankara, sanayi bölgeleri, yetişmiş iş gücü ve altyapısıyla sanayinin kalbi olmaya hazır bir şehir.” dedi.

Başkan, sanayi tesislerinin Ankara ve çevresine taşınmasının İstanbul üzerindeki ekonomik ve sosyal yükü hafifleteceğini de sözlerine ekledi.

Türkiye’nin Büyüme Hedefleri

Baran, ayrıca Gümrük Birliği Anlaşması’nın modernizasyonunun Türkiye için büyük fırsatlar sunduğunu dile getirdi. Bu güncellemenin yatırımları güçlendireceğini, ihracatı artıracağını ve Türkiye’nin yeşil dönüşüm sürecini hızlandıracağını ifade etti. Avrupa Birliği’nin de modernizasyon sayesinde rekabet gücünü koruyabileceğini belirtti.

Dünya ekonomisinin geçiş sürecinde olduğuna dikkat çeken Baran, jeopolitik dengelerin değiştiğini, tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğini ve dijitalleşme ile yeşil dönüşümün rekabeti yeniden tanımladığını söyledi.

Baran, Türkiye’nin ekonomik büyümesinin devam ettiğini vurgulayarak, “Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2025 yılının ikinci çeyreğinde GSYH yıllık bazda yüzde 4,8 büyüme kaydetti. Bu oran piyasa beklentilerinin üzerinde bir performans sergileyerek, IMF ve Dünya Bankası’nın yıl sonu büyüme tahminlerini artırmasına yol açtı. IMF tahminini yüzde 2,7’den 3’e, Dünya Bankası ise yüzde 3,1’e yükseltti.” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: NTV