Orta Doğu’da tansiyon yeniden yükselirken, gelişmelerin en hızlı yankı bulduğu adres bu kez deniz trafiğinin kalbi sayılan Hürmüz Boğazı oldu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından İran’ın karşı hamleleri, çatışmanın kısa vadede sönümlenmeyeceğine işaret eden bir tablo ortaya koydu.

Bu atmosferde İran, elindeki en güçlü baskı unsurlarından birini devreye soktu. İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’nı kapattığını açıkladı ve boğazdan hiçbir geminin geçişine izin verilmeyeceği yönünde uyarıda bulundu. Açıklamalara göre gemiler bilgilendirildi, petrol rotalarına erişim engellendi ve geçişler durduruldu.

Hürmüz Boğazı neden kritik bir geçit?

Basra Körfezi’ni Umman Denizi’ne bağlayan Hürmüz Boğazı, küresel enerji arzı açısından kilit konumda bulunuyor. Deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık üçte birinin ve sıvılaştırılmış doğal gazın önemli bir bölümünün bu dar güzergâhtan geçmesi, boğazı uluslararası enerji güvenliğinin en hassas noktalarından biri haline getiriyor.

İran Hürmüz Boğazı’nı Kapattı, Enerji Hattında Alarm (1)

Umman ile İran arasında yer alan boğazın en dar noktasının yaklaşık 33 kilometre olması, bölgedeki riskleri daha da görünür kılıyor. Basra Körfezi’ndeki büyük üreticileri açık denizlere bağlayan bu geçitte alternatif rotaların sınırlı olması, yaşanacak her kesintinin küresel piyasalara doğrudan yansıyabileceği anlamına geliyor.

Piyasalar neden tedirgin?

Uzmanlar, bölgede gerilim yükseldiğinde boğazın kapatılmasına dair söylemlerin bile petrol ve LNG fiyatlarında hızlı hareketlere yol açabildiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle Hürmüz’deki seyir güvenliği ve kontrol meselesi, yalnızca bölge ülkelerinin değil, küresel ekonominin de nabzını etkileyen jeopolitik bir başlık olarak değerlendiriliyor.

İlgili Haber:

Jeopolitik krizin odağında: Hürmüz Boğazı nerede, neden bu kadar önemli?