Gece uykusunun dinlendirici olması beklenirken, sabah ıslanmış çarşaflar ve değiştirilmek zorunda kalan kıyafetlerle uyanmak aslında vücudun verdiği önemli sinyallerden biri olabilir. Pek çok kişi bunu mevsimsel sıcaklık, kalın pijama ya da fazla yorganla ilişkilendirerek geçiştiriyor. Oysa uzmanlar, ortam koşullarından bağımsız şekilde ortaya çıkan yoğun gece terlemelerinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

İç hastalıkları uzmanları, gece terlemesini yalnızca rahatsız edici bir durum olarak değil, altta yatan başka sağlık sorunlarının habercisi olabilecek bir belirti olarak ele alıyor. Özellikle uzun süredir devam eden ve başka şikâyetlerle birlikte görülen terlemeler, vücudun yardım çağrısı olarak kabul ediliyor.

Terleyerek Uyanmak Normal Mi Uykuda Sırılsıklam Uyanıyorsanız Nedeni Bu Olabilir

Gece Terlemesi Tam Olarak Nedir?

Tıbbi açıdan gece terlemesi, uyunan odanın sıcaklığına bağlı olmadan, kişinin kıyafetlerini ve yatak çarşaflarını ıslatacak kadar yoğun terlemesi şeklinde tanımlanıyor. Bu durum çoğu zaman uykunun bölünmesine de neden oluyor. Kişi üşüyerek uyanabiliyor, kıyafet değiştirme ihtiyacı duyabiliyor ve sabah dinlenmemiş hissedebiliyor.

Ara sıra yaşanan hafif terlemeler ile düzenli ve yoğun gece terlemelerini birbirinden ayırmak gerekiyor. Özellikle haftalar boyunca devam eden bir tablo söz konusuysa, bu durum basit bir uyku problemi olarak görülmemeli.

Hangi Hastalıkların Belirtisi Olabilir?

Gece terlemesi tek başına bir hastalık değil; çoğu zaman başka bir sorunun işareti olarak ortaya çıkıyor. En sık karşılaşılan nedenlerden biri enfeksiyon hastalıkları. Tüberküloz (verem) ve brusella gibi bazı enfeksiyonlar, özellikle geceleri artan terleme ile kendini gösterebiliyor.

Bunun yanında bazı kan hastalıkları da gece terlemesiyle ilişkilendiriliyor. Lenfoma ve lösemi gibi hastalıklarda, açıklanamayan kilo kaybı ve halsizlikle birlikte yoğun gece terlemeleri görülebiliyor. Elbette bu durum her gece terleyen kişide kanser olduğu anlamına gelmiyor; ancak uzun süreli şikâyetlerde ihmal edilmemesi gerektiği belirtiliyor.

Hormon dengesizlikleri de önemli bir başlık. Tiroit bezinin hızlı çalışması metabolizmayı hızlandırarak terlemeyi artırabiliyor. Menopoz dönemindeki hormonal değişimler de kadınlarda gece terlemesinin yaygın nedenleri arasında yer alıyor. Ayrıca kan şekerinin gece boyunca aşırı düşmesi ya da yükselmesi de benzer şikâyetlere yol açabiliyor.

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Gece terlemesi arada sırada yaşanıyorsa ve kısa sürede düzeliyorsa genellikle ciddi bir sorun işaret etmeyebiliyor. Ancak terlemeler sıklaşıyor, şiddeti artıyor ve buna ateş, kilo kaybı, halsizlik ya da uzun süren öksürük gibi başka belirtiler eşlik ediyorsa, zaman kaybetmeden bir uzmana başvurmak gerekiyor.

Uzmanlar, yalnızca oda sıcaklığını düşürmek ya da daha ince pijama giymek gibi önlemlerle yetinilmemesi gerektiğini belirtiyor. Çünkü sorun çoğu zaman ciltte değil, vücudun iç dengesinde başlıyor. Gerekli kan tahlilleri ve diğer tetkiklerle altta yatan neden araştırıldığında, hem doğru tedavi planlanabiliyor hem de olası ciddi hastalıklar erken dönemde fark edilebiliyor.

Kısacası gece terlemesi, vücudun sessiz ama ısrarlı uyarılarından biri olarak görülmeli; özellikle uzun süreli vakalarda “geçer” denilerek ertelenmemeli.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı