Trafikte aşırı hızın önüne geçilmesi amacıyla araç teknolojilerinde yeni bir dönem gündeme geldi. Avrupa Komisyonu, yeni üretilecek otomobillerde uydu destekli otomatik hız sınırlama sistemlerinin kullanılmasını değerlendiriyor. Hayata geçirilmesi planlanan uygulamayla birlikte araçların bulunduğu yol ve bölgedeki hız sınırı anlık olarak tespit edilecek. Sürücünün belirlenen limitin üzerine çıkması durumunda sistem, aracın motor gücüne müdahale ederek hızı otomatik biçimde azaltabilecek.
Trafik kazalarının önemli nedenlerinden biri olan aşırı hızla mücadeleyi güçlendirmesi beklenen teknoloji, yalnızca uydu bağlantısıyla çalışmayacak. Sistem, farklı veri kaynaklarını birlikte kullanarak yol üzerindeki hız sınırını mümkün olduğunca doğru belirlemeye çalışacak.
Uydu destekli hız sınırlama sistemi nasıl çalışacak?
Yeni sistem, aracın konumunu belirlemek için uydu ve GPS verilerinden yararlanırken 5G telefon sinyallerini de değerlendirecek. Araç, dijital haritalarda kayıtlı hız limitlerini konumuna göre otomatik olarak algılayacak.
Otomobillerde bulunan kamera ve sensörler ise yol kenarındaki trafik levhalarını okuyacak. Böylece harita üzerindeki bilgiyle trafik levhalarından elde edilen veriler karşılaştırılacak. Araç düşük hız sınırının uygulandığı bir bölgeye girdiğinde sürücüye uyarı verilebilecek, hızın düşürülmemesi halinde motor gücü sınırlandırılabilecek.
Acil durumlarda sürücüye kısa süreli izin verilecek
Planlanan uygulamada sürücünün kontrolü tamamen ortadan kaldırılmayacak. Sollama veya tehlikeden kaçınma gibi acil durumlarda hız sınırının geçici olarak aşılmasına izin verilmesi öngörülüyor. Ancak sistemin, sürücünün yüksek hızda uzun süre ilerlemesini engellemek için kısa süre sonra yeniden devreye girmesi planlanıyor.
Uydu destekli kontrol cihazlarının 2030 yılından itibaren otomotiv sektöründe zorunlu hale getirilmesi hedefleniyor. Düzenlemenin kabul edilmesi durumunda yeni araçların bu teknolojiyle donatılması gerekebilecek.
Sistemin güvenliği tartışma konusu oldu
Yol güvenliği alanında çalışan kuruluşlar, teknolojinin hız nedeniyle meydana gelen ölümcül kazaları yaklaşık beşte bir oranında azaltabileceğini tahmin ediyor. Özellikle okul çevreleri, şehir merkezleri ve düşük hız sınırı uygulanan bölgelerde sistemin önemli bir güvenlik katkısı sunabileceği belirtiliyor.
Buna karşılık teknolojiyle ilgili bazı riskler de tartışılıyor. Sistemin siber saldırılara karşı korunması, güncel olmayan harita verileri ve trafik levhalarının yanlış algılanması öne çıkan endişeler arasında bulunuyor. Yanlış hız sınırı tespiti sonucunda aracın beklenmedik şekilde yavaşlamasının yeni kazalara neden olabileceği ifade ediliyor. Bu nedenle uygulamanın zorunlu hale gelmeden önce teknik testlerden ve güvenlik kontrollerinden geçirilmesi bekleniyor.





