Boşanma sürecinde eşinin evine gizli kamera yerleştirerek elde ettiği görüntülerle şantaj yapan sanık hakkında verilen hapis cezası, Yargıtay tarafından onandı. “Özel hayatın gizliliğini ihlal” suçundan verilen 2 yıl 1 ay hapis cezası kesinleşti. Karar, boşanma davalarında delil sınırları ve özel hayatın korunması açısından emsal niteliği taşıdı.
Gizli Kamera Yerleştirdi, Görüntülerle Şantaj Yaptı
Eşiyle arasında boşanma davası devam eden bir kişi, eve gizli kamera yerleştirdi. Eşinin eve kiminle gelip gittiğini ve evde neler yaptığını kayda alan sanık, görüntüler karşılığında para talep ederek şantaj yaptı. Ayrıca söz konusu kayıtları, devam eden boşanma davasında delil olarak sundu.
İlk Derece Mahkemesi Kararı
Eşinin durumu fark ederek şikayette bulunmasının ardından sanık hakkında “şantaj” ve “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçlarından kamu davası açıldı. Yargılamayı yapan İstanbul Anadolu 51. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın “şantaj” suçundan mahkumiyetine karar vererek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmetti. “Özel hayatın gizliliğini ihlal” suçundan ise beraat kararı verdi.
İstinaf Mahkemesi Beraatı Kaldırdı
Karara yapılan istinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi, sanığın eyleminin yalnızca boşanma davasına delil sunmakla sınırlı olmadığını belirtti. Daire, ele geçirilen görüntülerin ifşa edildiğini değerlendirerek beraat kararını kaldırdı ve sanığın “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti.
“Suç İşleme Kastıyla Hareket Etmedim” Savunması
Mahkumiyet kararının ardından sanık, suç işleme kastıyla hareket etmediğini ileri sürdü. Savcılık da görüntülerin devam eden boşanma davasına delil olarak sunulmak üzere elde edildiği gerekçesiyle karara itiraz etti.
Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 12. Ceza Dairesi, sanığa “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçundan verilen mahkumiyeti hukuka uygun bularak onadı.
Kararda, istinaf kararının kanuna uygun olduğu, iddia ve savunmaların tüm delillerle birlikte değerlendirildiği ve eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu belirtildi.
Aynı kararda, "Eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararında hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir." ifadeleri yer aldı.
Karar, boşanma davalarında delil toplama yöntemlerinin hukuki sınırlarını bir kez daha gündeme taşıdı.





