Türkiye’de milyonlarca emeklinin yakından takip ettiği maaş düzenlemelerine ilişkin yeni seçenekler tartışılıyor. Özellikle en düşük emekli aylığının belirlenmesinde kullanılan mevcut yöntemin değiştirilmesi ve daha uzun vadeli bir sistem oluşturulması üzerinde duruluyor. Değerlendirmeye alınan dört farklı formül, emekli maaşlarının ekonomik koşullara göre nasıl güncelleneceğinden düşük gelirli vatandaşlara sağlanabilecek ek desteklere kadar birçok konuyu kapsıyor.
Mevcut sistemde en düşük emekli aylığı, belirli dönemlerde yapılan yasal düzenlemelerle artırılıyor. Yeni yaklaşımda ise taban aylığın sürekli ayrı kararlarla belirlenmesi yerine önceden tanımlanmış ölçütlere bağlanması amaçlanıyor. Ancak hangi yöntemin uygulanacağı konusunda henüz kesinleşmiş bir karar bulunmuyor.
En düşük emekli maaşı asgari ücrete bağlanabilir
Değerlendirilen ilk seçenek, taban emekli aylığının asgari ücretle ilişkilendirilmesini içeriyor.
Bu formülün kabul edilmesi durumunda en düşük emekli maaşı, asgari ücretin belirli bir oranına veya başka bir ekonomik göstergeye göre hesaplanabilecek.
Böylece taban aylığın artırılması için her defasında yeni bir tutar belirlenmesine gerek kalmadan, yasal formül üzerinden güncelleme yapılabilecek.
Ancak asgari ücretin ne kadarlık bölümünün esas alınacağı ve ortaya çıkacak maliyetin nasıl karşılanacağı henüz açıklığa kavuşmuş değil.
Düşük maaşlı emeklilere gelir tamamlama desteği
İkinci seçenekte ise emeklilerin yalnızca maaş tutarlarına değil, gelir durumlarına göre desteklenmesi değerlendiriliyor.
Gelir tamamlama modeli kapsamında belirli bir seviyenin altında kazancı bulunan emeklilere, eksik kalan miktar kadar ilave ödeme yapılabilecek.
Uygulamanın kapsamına bağlı olarak hanelerin toplam gelirinin ve sosyal yardım ihtiyacının da değerlendirmeye alınması mümkün olabilecek.
Bu yaklaşımda emeklinin prim ödemeleri karşılığında hak kazandığı aylık korunurken, ihtiyaç duyulan ek tutarın sosyal destek şeklinde karşılanması öngörülüyor.

Kök aylık hesaplamasında değişiklik yapılabilir
Üçüncü formül, uzun süredir tartışılan kök aylık sistemine odaklanıyor.
Emeklilerin prim gün sayıları, çalışma hayatları boyunca bildirilen kazançları ve aylık bağlama oranları, maaş hesaplamasında yeniden değerlendirilebilecek.
Özellikle kök aylığı düşük olduğu için yapılan artışları doğrudan maaşında hissedemeyen emeklilerin durumu, bu seçeneğin önemli başlıkları arasında bulunuyor.
Olası bir düzenlemenin yalnızca bugün emekli aylığı alanları değil, ilerleyen yıllarda emeklilik hakkı kazanacak çalışanları da ilgilendirebileceği belirtiliyor.
Maaş artışlarında bütçe dengesi belirleyici olabilir
Dördüncü seçenek, emekli aylıklarının güncellenmesinde kamu maliyesinin imkânlarını ve ekonomik göstergeleri birlikte değerlendirmeyi öngörüyor.
Bu sistemde enflasyonun yanı sıra bütçe koşulları da dikkate alınabilecek. Ayrıca emeklilerin gelirlerinin korunması amacıyla belirli bir asgari artış güvencesi oluşturulması ihtimali değerlendiriliyor.
Böyle bir modelde artışların hangi ölçütlerle hesaplanacağı ve emeklilerin satın alma gücünün nasıl korunacağı önem taşıyacak.
Yeni emekli maaşı sistemi ne zaman uygulanacak?
Üzerinde durulan dört seçenekten herhangi birinin hayata geçirilmesi için yasal düzenleme yapılması gerekiyor.
Bu kapsamda 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda değişiklik yapılması söz konusu olabilecek.
Yeni sistemin kaç emekliyi kapsayacağı, mevcut maaşlara nasıl yansıyacağı ve kamu bütçesine getireceği maliyet henüz kesinleşmedi.





