Kastamonu’nun kuzeydoğusunda yer alan Devrekâni, tarih boyunca Hititler'den Frigler'e kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. İlçenin adı, halk arasında “Devlethânî”den “Devrekâni”ye dönüşmüştür. 1944 yılında ilçe statüsü kazanmıştır.

Doğasıyla dikkat çeken Devrekâni, Küre Dağları eteklerindeki verimli ovaları, ormanları ve Devrekâni Çayı ile çevrelenmiştir. Tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan ilçe, sessizliği ve doğallığıyla gelenleri büyüler.

Devrekâni’deki Camilerin Sayısı

Devrekâni ilçesi, Kastamonu'nun köklü tarihini yansıtan pek çok camiye ev sahipliği yapar. Her biri mimari özellikleri ve manevi havasıyla dikkat çeker. 2024 yılı TÜİK verilerine göre ilçenin nüfusu 5.183 kişidir. İlçede 141 cami ve 3 mescit olmak üzere toplam 144 ibadethane yer almaktadır. Nüfusa göre her 36 kişiye bir ibadethane düşmektedir.

Devrekâni’nin Tarihi Camileri

İşte ilçenin öne çıkan bazı tarihi camileri:

Merkez Ulu Camii (Devrekâni Ulu Camii)

yüzyıl sonlarında inşa edilen cami, ahşap mimarisi ve geleneksel süslemeleriyle öne çıkar. Minberi ve tavan süslemeleri el işçiliğiyle yapılmıştır.

Müderris Camii

  • Eğitim geleneğiyle bağdaşan bu cami, hem ibadethane hem de medrese olarak kullanılmıştır. Taş duvarları ve avlulu yapısıyla Osmanlı döneminin izlerini taşır.

Kınık Köyü Camii

  • Ahşap mimarili bu cami, köyün tarihi dokusunu yansıtır. Mihrabı, minaresi ve tavanı geleneksel köy camisi mimarisinin örneklerindendir.

Kurtşeyh Camii

  • Kurtşeyh köyünde bulunan bu cami, küçük yapısına rağmen manevi atmosferiyle dikkat çeker ve köy halkı tarafından özenle korunur.

Bu camiler, Devrekâni’nin dini ve kültürel mirasının önemli parçaları olarak hem tarih hem de huzur arayanlar için keşfedilmeye değer yapılardır.

Kaynak: Haber Merkezi