Gazeteci ve yazar Yılmaz Özdil, yayımladığı bir videoda eski Başbakan Bülent Ecevit’in aile geçmişiyle Kastamonu arasındaki dikkat çekici bağı gündeme taşıdı. Özdil’in aktardığına göre Ecevit, baba tarafından Kürt kökenli olduğunu Kastamonu’ya gerçekleştirdiği ziyaret sırasında aile büyüklerinin mezar taşlarını incelerken öğrendi. Ecevit’in dedesi Mustafa Şükrü Efendi’nin ise Kastamonu’nun Daday ilçesinde dünyaya geldiği belirtildi.
Ecevit’in Mustafa adı dedesinden geliyordu
Yılmaz Özdil, “PKK Yasası” başlığıyla yayımladığı videonun bir bölümünde Bülent Ecevit’in ailesine ilişkin bilgiler paylaştı. Ecevit’in tam adının Mustafa Bülent Ecevit olduğunu hatırlatan Özdil, “Mustafa” adının baba tarafından dedesi Mustafa Şükrü Efendi’den geldiğini söyledi.
Mustafa Şükrü Efendi’nin Osmanlı döneminin önemli din âlimlerinden biri olduğunu ifade eden Özdil, onun İstanbul’daki Beyazıt Külliyesi ile Süleymaniye Medresesi’nde müderrislik yaptığını dile getirdi.
Özdil, Mustafa Şükrü Efendi’nin padişahın huzurunda ders verecek düzeyde tanınan bir din insanı olduğunu ve Meclis-i Tetkikat-ı Şeriye üyeliğine getirildiğini anlattı. Bu görevin günümüzdeki kurumlarla karşılaştırıldığında dinî konular üzerine çalışan bir yüksek danışma makamı niteliği taşıdığını belirtti.

Dedesi Daday’ın Gulam köyünde doğdu
Bülent Ecevit’in dedesi Mustafa Şükrü Efendi’nin Kastamonu’nun Daday ilçesine bağlı, günümüzde Sarıçam adıyla bilinen Gulam köyünde doğduğunu söyleyen Özdil, ailenin bölgeye yerleşme hikâyesinin 1840’lı yılların sonlarına uzandığını kaydetti.
Özdil’in anlatımına göre Mustafa Şükrü Efendi’nin ailesi, Dersim bölgesinde yaşanan silahlı kalkışmanın ardından Osmanlı Devleti tarafından Kastamonu’ya gönderildi. Ailenin bu nedenle Daday’a yerleştiğini belirten Özdil, Gulam köyünde yaşayanların da Dersim bölgesinden taşındığını öne sürdü.
Mustafa Şükrü Efendi’nin Daday’da başlayan hayatının daha sonra İstanbul’da devam ettiğini aktaran Özdil, Ecevit’in dedesinin burada önemli eğitim ve dinî görevler üstlendiğini söyledi. Mustafa Şükrü Efendi’nin 1924 yılında hayatını kaybettiği bilgisi de videoda paylaşıldı.
Mezar taşlarındaki “Kürdizade” ifadesi dikkatini çekti
Özdil’in açıklamasında en fazla dikkat çeken bölüm ise Bülent Ecevit’in kendi aile geçmişini ne zaman ve nasıl öğrendiğine ilişkin anlatım oldu. Buna göre Ecevit, Kastamonu ziyareti sırasında aile büyüklerine ait mezarları gördü ve mezar taşlarında yer alan “Kürdizade” ifadesini fark etti.
Mustafa Şükrü Efendi’nin mezar taşında da “Kürdizade Mustafa Şükrü Efendi” yazdığını belirten Özdil, Ecevit’in baba tarafından Kürt kökenli olduğuna ilişkin bilgiyi ilk kez bu ziyaret sırasında öğrendiğini dile getirdi.
Özdil, geçmişte insanların birbirlerinin etnik kökenini araştırma ihtiyacı duymadığını savunarak, Ecevit’in de aile geçmişine ilişkin bu bilgiyi öğrenene kadar konu üzerinde durmadığını söyledi.
Ecevit’in yaklaşımını sözleriyle anlattı
Yılmaz Özdil, Bülent Ecevit’in söz konusu bilgiyi öğrendiğinde herhangi bir şaşkınlık ya da rahatsızlık yaşamadığını aktardı. Ecevit’in toplumun farklı kesimleri arasında etnik kökene dayalı bir ayrım gözetmediğini belirten Özdil, eski Başbakan’ın yaklaşımını şu sözlerle aktardı:
“Dedemin Kürt kökenli olduğunu öğrendiğimde ben hiç yadırgamadım. Çünkü bizim gözümüzde Türk-Kürt diye bir ayrım söz konusu değildi, hiç olmadı. Etnik köken açısından bir eziklik veya üstünlük asla söz konusu değildir. Hepimiz aynı toplumun parçası olarak Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlı insanlardık. Hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin değerlerini paylaşan insanlardık.”
Ecevit’in bu ifadelerinin, onun toplumsal birlik konusundaki yaklaşımını ortaya koyduğunu belirten Özdil, etnik kökenin bir üstünlük veya eksiklik unsuru olarak görülmemesi gerektiği düşüncesine vurgu yaptı.

Özdil tarihî gelişmeleri de değerlendirdi
Videoda Ecevit ailesinin Kastamonu’ya uzanan geçmişinin yanı sıra Dersim bölgesinde Osmanlı döneminden itibaren yaşanan gelişmeler de ele alındı. Özdil, devletin bölgede otorite sağlamak amacıyla idarî ve askerî düzenlemeler yaptığını, zorunlu askerlik ve vergi uygulamalarına karşı çeşitli dönemlerde kalkışmalar yaşandığını anlattı.
Bu bölümde güncel siyasete ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özdil, PKK ve DEM Parti hakkında kendi görüşlerini dile getirdi. Söz konusu ifadeler, Özdil’in videodaki siyasi değerlendirmeleri olarak öne çıktı.
Gazeteci ve yazar Özdil, videonun ilerleyen bölümünde ise Bülent Ecevit’in geçmiş yıllarda terörle mücadele, örgüt eylemleri ve Türkiye’ye yönelik dış müdahaleler konusunda yaptığı açıklamaları hatırlattı. Böylece Ecevit’in Daday’a uzanan aile geçmişi ile siyaset hayatında savunduğu toplumsal birlik anlayışı aynı anlatım içerisinde yeniden gündeme geldi.





