İstanbul Büyükada’da faytonların kaldırılmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde bakımları sürdürülen son 26 atın Kastamonu’nun Daday ilçesine gönderilmeye başlanması tartışma yarattı. Sevkiyat kararının kendileriyle paylaşılmadığını belirten Adalılar, taşıma koşullarının hayvan refahına uygun olmadığını ve atların götürülecekleri yerdeki yaşam şartlarının belirsizliğini savunarak işlemlerin durdurulmasını istedi.

Adalar’daki atların sayısı giderek azaldı

Adalar’da yaşayan atların geleceğine ilişkin tartışmalar, Aralık 2019’da karantina ilan edilmesi ve ardından faytonların kaldırılmasıyla yeni bir boyut kazandı. Bu süreçte faytonlarda kullanılan atların önemli bir bölümü İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından satın alındı.

Ocak 2020’den bu yana gelişmeleri takip eden Adaların Atları Platformunun paylaştığı bilgilere göre, 2020 yılında 860 at farklı kentlere gönderildi. Yaklaşık 100 atın bakımı ise Büyükada’da İBB’ye ait ahır alanında devam etti.

Platform, 2026 yılının başında 89 olan at sayısının bazı zabıta atlarının Tuzla’ya taşınmasının ardından 67’ye düştüğünü açıkladı. Son sevkiyatlarla birlikte Büyükada’da yalnızca 26 at kaldığı, bu hayvanların da Kastamonu’nun Daday ilçesine götürülmeye başlandığı belirtildi.

“Neden Ada ormanlarında dolaşamasınlar?”

Adaların Atları Platformu üyelerinden Zeynep Alpar, son sevkiyat kararı hakkında kamuoyuna yeterli bilgi verilmediğini savundu. Nisan ve mayıs aylarında ortaya atılan taşıma iddialarını İBB’ye sorduklarını anlatan Alpar, kendilerine böyle bir hazırlığın bulunmadığı yönünde yazılı cevap verildiğini söyledi.

Atların Daday’a gönderilmeye başlanmasının ardından kararın gerekçesinin açık biçimde paylaşılmasını isteyen Alpar, Adalıların çözüm sürecinde sorumluluk almaya hazır olduğunu belirtti.

Alpar, “İBB diyor ki bu bizim mecbur kaldığımız bir şey. Biz de diyoruz ki o zaman bunu kamuya açıkla. Bunu bizimle paylaş, Adalılar olarak beraber çözüm bulalım. Neden burada iyi bakılamasınlar, neden Ada ormanlarında dolaşamasın bu atlar?” dedi.

Atların barındırıldığı ahır alanının Milli Emlak ve orman arazisi üzerinde bulunduğunu aktaran Alpar, İBB’nin ilgili kurumlar tarafından alanın boşaltılmasının istendiğini kendilerine ilettiğini söyledi. Alpar, bu durumun kamuoyuna açıklanması ve atların Adalar’da yaşayabileceği alternatif alanların birlikte belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

Daday’a daha önce de 102 at gönderildi

Platformun açıklamalarına göre, 2020 yılında 102 at ücretsiz olarak Daday Belediyesine teslim edildi. Zeynep Alpar, bu hayvanların sonraki süreçte Adalar İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İBB tarafından yeterince takip edilmediğini öne sürdü.

Farklı noktalara gönderilen toplam 860 attan bazılarının kesime götürüldüğünü, bazılarının ise uygun şartlarda bakılmadıkları için yaşamlarını yitirdiğini iddia eden Alpar, yeni sevkiyatın da benzer sonuçlara yol açmasından endişe ettiklerini belirtti.

At bakımının ciddi sorumluluk ve maliyet gerektirdiğine dikkat çeken Alpar, “At, bakımı masraflı olan bir hayvan. Herkes evine sokaktan kedi sahiplenir gibi at alamaz. Ata yönelik bir ihtiyaç yok çoğu yerde. Bunlar kaybedilir, yok edilirler demiştik, İBB’ye bir türlü dinletemedik” ifadelerini kullandı.

Taşıma şeklinin mevzuata aykırı olduğu savunuldu

Adalıların itirazlarının bir diğer önemli başlığını atların taşınma yöntemi oluşturdu. Zeynep Alpar, hayvanların tırlara bindirilerek götürüldüğünü ve kullanılan taşıma sisteminin mevzuata uygun olmadığını ileri sürdü.

Atların uzun yolculuk sırasında birbirlerine zarar vermemeleri için araç içerisinde ayrı bölmelere yerleştirilmesi gerektiğini söyleyen Alpar, geçmişte gerçekleştirilen taşımalarda iki atın tırdan ölü çıkarıldığını iddia etti. Platform, mevcut sevkiyatın hayvan refahını gözetmediği gerekçesiyle yürütmenin durdurulması talebiyle hukuki süreç başlatmaya hazırlanıyor.

“Son 26 atı burada tutmak için çabalıyoruz”

Büyükada’da yaşayan Beril Ünal da atların Ada dışına çıkarılmasına tepki gösterdi. Faytonların kaldırılmasından sonra hayvanların belirli bir alanda düzenli şekilde bakıldığını ve zaman zaman dışarı çıkarıldığını anlatan Ünal, ahır alanının boşaltılmasına yönelik görüşmelerden Adalıların haberdar edilmediğini söyledi.

Sevkiyatın başlamasıyla birlikte gelişmelerden haberdar olduklarını ifade eden Ünal, “Kalanlarının da gitmemesi için, adada kalabilmeleri için son 26 atı burada tutmak için çabalıyoruz” dedi.

Ünal, tırlara götürülen atların yaşadığı stresi gözleriyle gördüklerini anlatarak hayvanların araçlara binmek istemediğini, taşıma sırasında birbirlerine çifte attıklarını belirtti.

Yaşananları, “Gerçekten hepimizi çığlık çığlığa bağırtıp ağlatacak görüntülere şahit olduk” sözleriyle anlatan Ünal, atların önce Daday’a götürüleceğinin söylendiğini ancak daha sonra başka yerlere gönderilebilecekleri yönünde de bilgi aldıklarını dile getirdi.

Büyükada’daki Atları Kastamonu’ya Gönderiliyor Adalılardan Sevkiyata Tepki (1)

Adalılar karar sürecine katılmak istiyor

Atların Büyükada’da kalması için çeşitli sivil toplum yapıları ve yerel oluşumlar da harekete geçti. Adalar’daki mahalle meclisleri, Adalar Kent Konseyi, Dünya Mirası Adalar ve Adalar Sivil İnisiyatifi gibi oluşumlarla birlikte hareket ettiklerini açıklayan platform üyeleri; İBB, ilgili bakanlıklar ve Adalar Kaymakamlığına yazılı başvuruda bulundu.

Adalılar, mevcut ahır alanının kullanılamaması durumunda farklı seçeneklerin değerlendirilmesini ve yeni barınma alanları oluşturulmasını talep ediyor. Atların geleceğini ilgilendiren kararların kapalı biçimde alınmaması gerektiğini savunan platform, yerel halkın da sürece dâhil edilmesini istiyor.

Zeynep Alpar, “Daha önce 2 bine yakın atın yaşadığı, 16 bin nüfuslu bir yerde nasıl atlara yer açılamaz? İBB, Orman Genel Müdürlüğü ve Adalar Belediyesi bunu nasıl yapamaz, aklımız almıyor” diye konuştu.

Sevkiyat sırasında gerginlik yaşandığı öne sürüldü

Adalılar, taşıma koşullarını sorgulayan bir platform üyesinin Adalar Cumhuriyet Savcılığının talimatıyla bölgeden uzaklaştırıldığını da iddia etti. Ayrıca İBB’nin söz konusu kişi hakkında şikâyetçi olmaya yönlendirildiği ileri sürüldü.

Yaşananları yalnızca bir hayvan sevkiyatı olarak değerlendirmediklerini belirten Alpar, Adalar’ın tarihsel ve kültürel kimliğinde atların önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. Son atların da gönderilmesiyle Büyükada’nın bütünüyle atsız kalmasından endişe ettiklerini dile getiren Alpar, mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.

Alpar, “Biz atların, hayvanların ait oldukları yerde yaşam hakkını korumak için direniyoruz” ifadelerini kullandı. Adalıların öncelikli talebi, Kastamonu’nun Daday ilçesine gerçekleştirilen sevkiyatın durdurulması, atların sağlık ve yaşam koşullarının güvence altına alınması ve hayvanların Büyükada’da kalmasını sağlayacak kalıcı bir çözüm bulunması oldu.

Kaynak: Evrensel