Sağlık Bakanlığı, obeziteyle mücadelede daha doğrudan bir yöntem izlemeye başladı. Aile hekimliği sisteminde fazla kilolu ya da obez olarak kayıtlı vatandaşlara kısa mesaj gönderilerek, ücretsiz destek alabilecekleri sağlıklı hayat merkezlerine başvurmaları istendi. Mesajların ulaştığı kişi sayısının yaklaşık 10 milyon olduğu belirtiliyor.
Bu adım, yalnızca bir hatırlatma değil; aynı zamanda uzun süredir yürütülen tarama ve takip çalışmalarının sahaya yansıması olarak değerlendiriliyor. Yetkililer, obezitenin artık bireysel bir mesele olmaktan çıktığını ve ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini vurguluyor.

Türkiye’de Fazla Kilo Oranı Yüzde 66’ya Ulaştı
Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammed Emin Demirkol’un paylaştığı verilere göre, Türkiye’de fazla kilolu ve obez bireylerin oranı toplamda yüzde 66 seviyesinde. Başka bir ifadeyle, her üç kişiden ikisi olması gereken kilonun üzerinde. Vücut kitle indeksinin 25’in altında olması sağlıklı kabul edilirken, 30’un üzeri obezite, 35’in üzeri ise morbid obezite olarak tanımlanıyor.
Açıklamalarda, her dört vatandaştan birinin obez olduğu bilgisi de dikkat çekiyor. Obezitenin yalnızca kilo sorunu olmadığı; kalp-damar hastalıklarından diyabete, hipertansiyondan bazı kanser türlerine kadar pek çok kronik hastalıkla doğrudan bağlantılı olduğu hatırlatılıyor.
Ücretsiz Diyetisyen ve Fizyoterapist Desteği
Türkiye genelinde sayısı 350’ye yaklaşan sağlıklı hayat merkezlerinde diyetisyen ve fizyoterapistler görev yapıyor. Daha önce aile hekimlerinin yönlendirmesiyle hizmet alınabiliyorken, artık vatandaşlar doğrudan randevu oluşturarak başvurabiliyor. Hastanelerle de entegrasyon sağlanmış durumda.
Geçtiğimiz yıl yapılan geniş çaplı taramalarda yaklaşık 6,5 milyon kişiye obezite veya fazla kilo tanısı konuldu. Ancak yönlendirmelere rağmen başvuru oranlarının beklenen düzeye ulaşmaması üzerine, sistemde kayıtlı 10 milyon kişiye SMS yoluyla doğrudan davet gönderildi. İlçe sağlık müdürlükleri de liste üzerinden iletişime geçerek başvuru sürecini hızlandırmayı hedefliyor.
Amaç Sadece Kilo Vermek Değil
Yetkililer, hedeflerinin yalnızca kilo kaybı olmadığını özellikle vurguluyor. Asıl amaç, sağlıklı ve sürdürülebilir bir yaşam alışkanlığı kazandırmak. Hareketsiz yaşam, geç saatlerde yemek yeme alışkanlığı ve hazır gıda tüketimi gibi faktörlerin obeziteyi artırdığına dikkat çekilirken, bireylerin profesyonel destekle bilinçli şekilde kilo vermesi isteniyor.
Ramazan ayının da etkisiyle merkezlerde yoğunluk yaşanmaya başladığı belirtiliyor. Bakanlık, oluşturulan takip sistemiyle hem farkındalığı artırmayı hem de obeziteyle mücadelede daha etkin bir sonuç almayı amaçlıyor.





