Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, son dönemde gündeme gelen köprü ve otoyolların özelleştirilmesi iddialarına ilişkin net açıklamalarda bulundu. Katıldığı bir iftar programında basın mensuplarıyla bir araya gelen Uraloğlu, bu konuda hükümetin yaklaşımını ve planlarını detaylı biçimde paylaştı. Bakan, yollarda yapılan bakım ve işletme maliyetlerinin bütçeye yük getirdiğini, ancak mal varlıklarının satışının söz konusu olmadığını belirtti.

Köprü ve Otoyolların Durumu

Uraloğlu, otoyol ve köprülerde rutin bakımın önemine değinerek, “Yollarda hafif bakım 10 yılda, ağır bakım ise 20 yılda bir yapılmalı. Biz de ağır bakım süreçlerini başlattık, bu bütçemize ciddi yük getiriyor. Dolayısıyla, bazı yolların işletme hakkını belirli süreliğine verip yükü işletmeciye aktarabilir miyiz diye bir çalışma yapıyoruz. Ancak satışı kesinlikle söz konusu değil” dedi.

Bakan, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün 2028 yılında devlete geçeceğini vurguladı: “İşletmecinin değil, devletin ve vatandaşımızın malı. Malımızın değerini ortaya koyacağız, harcayacaklarımızı biliyoruz ve ne gelir elde edebileceğimizi öngörürsek kararımızı ona göre vereceğiz.”

Hürmüz Boğazı ve Deniz Güvenliği

Uraloğlu, Hürmüz Boğazı’ndaki Türk sahipli gemilerin güvenliği hakkında da bilgi verdi. “Orada en üst seviyede güvenlik seviyesi ilan ettik. 14 Türk sahipli gemi bekliyor, herhangi bir problemleri yok. Sürekli olarak Ana Arama Kurtarma Merkezimizle irtibat halindeyiz. Bu bölgede toplam 800 civarında gemi ve 6 kruvaziyer yolcularıyla beklemekte” ifadelerini kullandı.

Sosyal Medyada 15 Yaş Sınırı

Bakan ayrıca 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımına dair Meclis’e gönderilen öneriye değindi. “Gençlerimizin dersleriyle daha fazla ilgilenmesini istiyoruz. Bu interneti kullanmama anlamına gelmiyor, güvenli internet uygulamalarımız ciddi sonuçlar veriyor. Uygulama örneklerini İngiltere, Amerika, Fransa ve Avustralya’da gördük ve kendi değerlerimizi dikkate alarak Meclis’e sunduk” diye konuştu.

Bakan Uraloğlu’nun açıklamaları, hem kamu varlıklarının korunacağı hem de çocukların dijital güvenliğine yönelik adımların atıldığı mesajını veriyor. Özelleştirme yerine işletme hakkı modelinin değerlendirildiği bu süreç, hem devlet bütçesini rahatlatmayı hem de mal varlıklarını korumayı hedefliyor.

Kaynak: Haber Merkezi