Anayasa Mahkemesi, emekli ikramiyesi ödemelerinde uzun süredir tartışılan kıdem tazminatı şartıyla ilgili önemli bir süreci başlattı. Yüksek Mahkeme, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 89. maddesinin ikinci fıkrasına yönelik yapılan altı itiraz başvurusundan birini esastan incelemeye aldı. Diğer beş başvuru ise usul eksiklikleri nedeniyle reddedildi.
Karar, özellikle memuriyet hizmeti bulunan ancak daha sonra SSK veya Bağ-Kur kapsamında çalışarak emekli olan kişileri yakından ilgilendiriyor. Çünkü mevcut düzenleme, hizmet birleştirmesiyle emekli olanların memuriyette geçen süreleri için ikramiye alabilmesini belirli şartlara bağlıyor.
Bir başvuru esastan incelemeye alındı
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun 29 Eylül 2026 tarihli toplantısında söz konusu düzenlemeye ilişkin altı ayrı başvuru değerlendirildi.
Ankara 3. İdare Mahkemesi tarafından yapılan başvurunun ilk inceleme aşamasını geçtiği ve daha önce aynı konuda açılmış başka bir dosyayla birleştirildiği belirtildi. Böylece düzenlemenin Anayasa’ya uygun olup olmadığına ilişkin inceleme esastan devam edecek.
Ankara’daki farklı idare mahkemelerinden gelen beş başvuru ise usule ilişkin eksiklikler nedeniyle kabul edilmedi.
Buradaki önemli ayrıntı, bu ret kararlarının düzenlemenin Anayasa’ya uygun bulunduğu anlamına gelmemesi. Mahkeme, söz konusu dosyalarda yalnızca başvuruların yöntem bakımından gerekli koşulları taşımadığı sonucuna vardı.
Esastan inceleme ne anlama geliyor?
AYM’de bir kanun hükmünün Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla yapılan başvurular iki temel aşamadan geçiyor.
İlk aşamada başvurunun usule uygunluğu inceleniyor. Başvuruyu yapan mahkemenin önünde gerçekten görülmekte olan bir dava bulunup bulunmadığı, itiraz edilen kanun hükmünün o davada uygulanıp uygulanmayacağı ve gerekli belgelerin dosyada yer alıp almadığı kontrol ediliyor.
Bu aşamayı geçen dosyada ise işin esasına giriliyor. Raportörler tarafından düzenlemenin Anayasa’ya uygunluğu konusunda rapor hazırlanıyor ve daha sonra Genel Kurul tarafından değerlendirme yapılıyor.
Esastan incelemeye geçilmesi, düzenlemenin iptal edildiği anlamına gelmiyor. AYM, inceleme tamamlandığında kuralın iptaline karar verebileceği gibi, düzenlemenin yürürlükte kalmasına da hükmedebilir.
Emekli ikramiyesinde tartışılan şart ne?
5434 sayılı Kanun’un 89. maddesi, tüm çalışma hayatı Emekli Sandığı kapsamında geçen kişiler ile farklı sosyal güvenlik statülerinde çalışanlar arasında farklı kurallar içeriyor.
Hizmetlerinin tamamı Emekli Sandığı kapsamında bulunan kişilere emekli ikramiyesi ödenirken, memuriyetin yanı sıra SSK veya Bağ-Kur kapsamında da hizmeti olan ve süreleri birleştirilerek emekli edilen kişiler için ilave bir şart aranıyor.
Bu kişilerin memuriyette geçen süreleri için emekli ikramiyesi alabilmeleri adına, kamu görevlerinin 1475 sayılı İş Kanunu’nda yer alan kıdem tazminatına hak kazanma koşullarına uygun biçimde sona ermiş olması gerekiyor.
Söz konusu düzenleme 2012 yılında yasaya eklenmişti.
Kimleri doğrudan ilgilendiriyor?
AYM’de devam eden inceleme, özellikle çalışma hayatında birden fazla sosyal güvenlik statüsüne tabi olmuş kişileri ilgilendiriyor.
Bir dönem memur olarak çalıştıktan sonra istifa ederek özel sektöre geçenler, daha sonra SSK veya Bağ-Kur üzerinden emekli olduklarında memuriyet sürelerine ilişkin ikramiye konusunda bu düzenlemeyle karşı karşıya kalabiliyor.
Aynı durum, disiplin hükümleri veya kanun hükmünde kararname kapsamında kamu görevinden çıkarılan ve daha sonraki çalışma hayatını başka bir sosyal güvenlik statüsünde sürdüren kişiler açısından da önem taşıyor.
Mevcut sistemde hizmetlerinin tamamı Emekli Sandığına tabi olanlar ile hizmet birleştirmesi yapanlar arasında farklı uygulamalar oluşabiliyor. Tartışmanın temelinde de bu farklılığın eşitlik ve mülkiyet hakkı açısından değerlendirilmesi bulunuyor.

AYM düzenlemeyi daha önce de değerlendirmişti
Emekli ikramiyesine ilişkin benzer hükümler geçmiş yıllarda da Anayasa Mahkemesi’nin önüne geldi.
AYM, 2009 yılında emekli ikramiyesi için “son defa Emekli Sandığına tabi görevden emekliye ayrılma” şartını Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmişti.
Bu kararın ardından getirilen başka bir düzenleme de 2011 yılında yine Yüksek Mahkeme tarafından iptal edildi.
Kıdem tazminatı şartını içeren mevcut düzenleme ise 2012 yılında AYM’nin gündemine geldi ve o dönemde iptal talebi reddedildi.
Anayasa’ya göre, bir kanun hükmü hakkında esastan verilen ret kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından aynı hüküm için 10 yıl boyunca itiraz yoluyla yeniden başvuru yapılamıyor. Önceki kararın yayımlanmasının üzerinden bu süre geçtiği için düzenlemenin yeniden AYM önüne taşınmasının yolu açıldı.
2025’te ihlal kararı verilmişti
Konunun yeniden önem kazanmasında AYM’nin 2025 yılında verdiği bireysel başvuru kararı da etkili oldu.
Yüksek Mahkeme, Fikret Aslan başvurusunda emekli ikramiyesiyle ilgili uygulamanın mülkiyet hakkı ile eşitlik ilkesi bakımından ihlale yol açtığı sonucuna vardı.
AYM, ihlalin doğrudan kanundaki düzenlemeden kaynaklandığını değerlendirerek kararın bir örneğini Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderdi.
Bu kararın ardından TBMM’ye emekli ikramiyesi şartlarının değiştirilmesini öngören kanun teklifleri sunuldu. Tekliflerden biri kıdem tazminatı şartının tamamen kaldırılmasını hedeflerken, diğer düzenleme girişimlerinde maddenin ilgili fıkralarının yeniden yazılması önerildi. Ancak bu teklifler henüz yasalaşmış değil.
Emekli ikramiyesi için şimdi ne olacak?
Ankara 3. İdare Mahkemesi’nin başvurusunun esastan incelenmesiyle birlikte gözler AYM’nin vereceği nihai karara çevrildi.
Yüksek Mahkeme düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bulursa iptal kararı verebilir. Böyle bir kararın etkileri ise kararın kapsamına, gerekçesine ve yürürlüğe giriş tarihine göre şekillenecek.
Bu nedenle şu aşamada emekli ikramiyesiyle ilgili mevcut uygulamanın değiştiğini söylemek mümkün değil. Düzenleme halen yürürlükte bulunuyor ve AYM’nin esastan inceleme süreci devam ediyor.
Verilecek karar, memuriyet geçmişi bulunan ancak emekliliğini farklı sosyal güvenlik statülerindeki hizmetlerini birleştirerek tamamlayan çok sayıda kişi açısından önemli sonuçlar doğurabilecek.





