Altın piyasasında son günlerde yaşanan sert fiyat hareketleri, yatırımcıların yön arayışını hızlandırdı. Jeopolitik gelişmelerden petrol fiyatlarına, ABD Merkez Bankasının faiz politikasından dolar kuruna kadar geniş bir veri seti değerli metallerin seyrinde etkili olurken, Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş’ten dikkat çeken yeni tahminler geldi.
Piyasadaki mevcut baskının uzun süre devam etmeyeceğini savunan Memiş, yılın son çeyreğinde altın fiyatlarında yeni bir yükseliş dalgası yaşanabileceğini belirtti. Ons altında 4 bin 500 doların, gram altında ise 8 bin TL’nin üzerindeki seviyelerin görülebileceğini öngören Memiş, yatırımcıların kısa vadeli dalgalanmalar karşısında aceleci hareket etmemesi gerektiğini söyledi.
Memiş’in değerlendirmelerinde özellikle altın borcu bulunanlar, düğün hazırlığı yapanlar, ev veya otomobil satın almak isteyenler ile birikimini altında tutan yatırımcılar için farklı stratejiler öne çıktı.
Altın fiyatlarında petrol etkisi öne çıkıyor
İslam Memiş, altının haftayı oldukça hareketli geçirdiğine dikkat çekerek piyasadaki fiyatlamalarda jeopolitik riskler ve enerji maliyetlerinin belirleyici olduğunu ifade etti.
ABD ile İran arasındaki gelişmelerin yakından takip edildiğini belirten Memiş, petrol fiyatlarında yaşanan yükselişin kısa vadede altın üzerinde baskı oluşturabildiğini kaydetti. Enerji fiyatlarındaki gerilemenin ise değerli metalin yeniden toparlanmasına alan açtığını söyledi.
Bu nedenle yatırımcıların yalnızca ons ve gram altın grafiklerini takip etmekle yetinmemesi gerektiğini vurgulayan Memiş, petrol piyasasındaki yön değişikliklerinin de dikkate alınmasını önerdi.
Memiş’e göre petrolün hızla yükseldiği dönemlerde yatırımcıların enerji piyasasına yönelmesi, altın talebinin kısa süreliğine zayıflamasına neden olabiliyor. Petrol fiyatlarının gevşemesi durumunda ise güvenli liman arayışının yeniden altına kayması mümkün hâle geliyor.

Ons altında 4 bin dolar eşiği yakından izlenecek
Altın fiyatlarında kısa vadeli oynaklığın sürebileceğini belirten İslam Memiş, ons altında 4 bin ile 4 bin 200 dolar arasındaki bölgeyi kritik fiyat koridoru olarak değerlendirdi.
Bu aralıkta yaşanacak dalgalanmaların normal karşılanması gerektiğini ifade eden Memiş, fiyatın söz konusu bandın dışına güçlü biçimde çıkmasının kısa vadeli yön açısından belirleyici olacağını söyledi.
Ons altında 4 bin dolar seviyesinin altına doğru yaşanabilecek hareketlerin alım yönündeki ilgiyi artırabileceğini, 4 bin 200 dolar üzerindeki kalıcı fiyatlamaların ise yeni zirvelerin önünü açabileceğini belirtti.
Gram altın tarafında ise ons fiyatının yanı sıra dolar ve Türk lirası arasındaki hareketin belirleyici olmaya devam edeceği biliniyor. Bu nedenle küresel piyasalarda ons altın gerilese bile döviz kurundaki yükseliş, gram altındaki düşüşü sınırlayabiliyor.
Rekor beklentisi için son çeyreği işaret etti
Memiş’in tahminlerinde ekim, kasım ve aralık aylarını kapsayan yılın son çeyreği öne çıktı. Altın üzerindeki mevcut baskının geçici olduğunu savunan Memiş, bu dönemde yeni rekor seviyelerin gündeme gelebileceğini söyledi.
Yılın son üç ayında ons altının 4 bin 500 doların üzerine çıkabileceğini öngören Memiş, gram altında da 8 bin TL seviyesinin aşılabileceğini ifade etti.
Bu tahminlerin gerçekleşmesinde jeopolitik risklerin seyri, merkez bankalarının para politikaları, dolar endeksi, tahvil getirileri ve döviz kuru önemli rol oynayacak. Dolayısıyla verilen seviyeler kesin fiyat hedefleri değil, piyasa koşullarına bağlı beklentiler olarak değerlendiriliyor.
Küresel merkez bankalarının son yıllarda altın rezervlerini artırması da değerli metalin uzun vadeli görünümünü destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Dünya Altın Konseyi verileri, merkez bankalarının art arda üç yıl boyunca yıllık 1.000 tonun üzerinde altın aldığını gösteriyor.

Düğün yapacaklara kademeli alım önerisi
Altın borcu bulunan veya düğün hazırlığı yapan vatandaşlara da seslenen İslam Memiş, ihtiyaç için yapılacak alımlarda fiyatın en düşük seviyesini beklemenin riskli olabileceğini belirtti.
Altını tam olarak dip seviyeden satın almanın çoğu zaman mümkün olmadığını ifade eden Memiş, geri çekilmelerin parçalara bölünerek değerlendirilebileceğini söyledi. Böylece bütün birikimin tek bir fiyat seviyesinden altına çevrilmesi yerine, farklı tarihlerde ve farklı fiyatlardan alım yapılması mümkün oluyor.
Kademeli alım yöntemi, fiyatın ilk işlemden sonra düşmesi hâlinde ortalama maliyetin azaltılmasına yardımcı olabiliyor. Ancak fiyatın yükselmeye devam etmesi durumunda sonraki alımların daha yüksek seviyelerden yapılması ihtimali de bulunuyor.
Bu nedenle yatırımcıların karar verirken bütçelerini, ihtiyaç tarihlerini ve risk toleranslarını dikkate almaları gerekiyor.
Fed kararı altındaki dengeleri değiştirebilir
Altın piyasasının takip edeceği en önemli gelişmelerden biri de ABD Merkez Bankasının faiz kararı olacak. Fed’in 2026 yılı toplantı takvimine göre Federal Açık Piyasa Komitesi, 28 ve 29 Temmuz tarihlerinde toplanacak. Karar, toplantının ikinci günü olan 29 Temmuz’da açıklanacak.
Fed’in faiz konusunda vereceği mesajlar, doların ve ABD tahvil getirilerinin yönünü etkileyebilir. Faizlerin yüksek tutulacağına yönelik güçlü bir mesaj, faiz getirisi bulunmayan altın üzerinde baskı yaratabilir. Daha yumuşak bir para politikası sinyali ise altına olan talebi destekleyebilir.
Yatırımcıların yalnızca faiz kararına değil, karar metnindeki ifadeler ile Fed Başkanı’nın açıklamalarına da odaklanması bekleniyor. Piyasanın gelecekteki faiz indirimlerine ilişkin beklentileri, altın fiyatlarında hızlı ve sert hareketlere yol açabilir.

Ev veya otomobil alacaklar nasıl hareket etmeli?
Elindeki altını bozdurarak yakın zamanda ev ya da otomobil satın almayı planlayanlara ayrı bir değerlendirmede bulunan Memiş, ihtiyaçların sırf daha yüksek fiyat beklentisi nedeniyle ertelenmesinin doğru olmayabileceğini söyledi.
Yaklaşan bir ödeme veya planlanmış bir satın alma bulunması hâlinde, yatırımcının kendi ihtiyacını piyasa tahminlerinin önünde tutması gerektiğini belirtti. Çünkü altının yükselme ihtimali bulunduğu gibi kısa vadede geri çekilme riski de devam ediyor.
Acil nakit ihtiyacı bulunmayan ve kısa vadeli ödeme planı olmayan yatırımcıların ise panik satışından kaçınabileceğini ifade eden Memiş, altının yaklaşık bir aylık dönem içinde yeniden güç kazanabileceğini öngördü.
Nakit ihtiyacı olmayana bekleme mesajı
Altındaki düşüşlerin uzun vadeli yükseliş eğilimini tamamen bozmadığını savunan İslam Memiş, nakde ihtiyacı bulunmayan yatırımcıların mevcut pozisyonlarını koruyabileceğini belirtti.
Kendi yatırım tercihini de paylaşan Memiş, elinde altın bulunması ve yakın vadede paraya ihtiyaç duymaması durumunda satış yapmak yerine beklemeyi tercih edeceğini söyledi.
Bununla birlikte altın fiyatlarına ilişkin bütün tahminlerin piyasa koşullarına göre değişebileceği unutulmamalı. Jeopolitik gelişmeler, merkez bankalarının kararları, kur hareketleri ve küresel risk iştahı beklentilerin kısa sürede yeniden şekillenmesine neden olabilir.
Yatırımcıların yalnızca tek bir uzmanın tahminine dayanmak yerine kendi mali durumlarını, vade hedeflerini ve risklerini değerlendirerek karar vermeleri önem taşıyor.





