Altın piyasasında son dönemde yaşanan sert fiyat hareketleri, hem elinde altın bulunan yatırımcıların hem de yeni alım yapmayı planlayanların gündeminde yer alıyor. Yılın ilk ayında rekor seviyelere ulaşan sarı metalin ardından gelen hızlı geri çekilme, yükseliş döneminin sona erip ermediği sorusunu beraberinde getirdi. Ancak dünyanın önde gelen finans kuruluşlarının yayımladığı değerlendirmeler, piyasadaki düşüşe daha farklı bir açıdan bakılması gerektiğine işaret ediyor.

HSBC, UBS ve Saxo Bank’ın son analizlerinde, altındaki mevcut gerilemenin uzun vadeli bir çöküşten ziyade güçlü yükselişin ardından yaşanan fiyat düzeltmesi olabileceği vurgulanıyor. Finans kuruluşları kısa vadede dalgalanmanın sürebileceğini kabul ederken altını destekleyen temel ekonomik ve jeopolitik dinamiklerin tamamen ortadan kalkmadığı görüşünü koruyor.

HSBC: Kötü haberlerin büyük bölümü fiyatlandı

HSBC, 2026 yılına yönelik altın fiyatı beklentisini aşağı yönlü güncellemesine rağmen düşüşün sınırlı kalabileceğine dikkat çekti. Bankanın değerlendirmesine göre güçlü dolar, yüksek faiz ortamı ve ABD tahvil getirilerindeki yükseliş gibi altın üzerinde baskı oluşturan başlıca gelişmelerin önemli bir bölümü mevcut fiyatlara yansımış durumda.

Bu nedenle bankanın analizinde, altın piyasasında yeni ve derin bir düşüşten çok dengelenme sürecinin öne çıkabileceği belirtiliyor. Başka bir ifadeyle fiyatları aşağı çeken risklerin büyük ölçüde satın alınmış olması, satış baskısının ilerleyen dönemde zayıflayabileceği beklentisini güçlendiriyor.

Saxo Bank: Altın yeni yükseliş öncesinde taban oluşturuyor

Saxo Bank ise piyasadaki geri çekilmeyi kalıcı bir düşüş trendinin başlangıcı olarak değerlendirmiyor. Bankaya göre altın, yeni bir yön arayışı içerisinde taban oluşturma sürecinden geçiyor.

Rekor seviyelerin ardından yaşanan satışlarda kısa vadeli yatırımcıların gerçekleştirdiği kâr satışlarının önemli rol oynadığı ifade ediliyor. Hızlı yükseliş döneminde pozisyon alan yatırımcıların kazançlarını nakde çevirmesi, altın fiyatlarında daha sert bir geri çekilme görüntüsü oluşturdu.

Saxo Bank’ın yaklaşımına göre bu satış sürecinin tamamlanmasının ardından uzun vadeli yatırımcıların piyasadaki ağırlığı yeniden artabilir. Böyle bir senaryoda fiyatların daha dengeli bir zemine oturarak yeniden yukarı yönlü hareket etmesi mümkün olabilir.

UBS: “Bu düşüş alım fırsatı olabilir”

İsviçre merkezli finans kuruluşu UBS, altın fiyatlarındaki mevcut gerilemeye daha iyimser yaklaşıyor. Banka, piyasadaki geri çekilmenin uzun vadeli yatırımcılar açısından önemli bir fırsata dönüşebileceğini değerlendiriyor.

UBS’nin tahminine göre altın, önümüzdeki 12 aylık dönemde yaklaşık yüzde 28 oranında değer kazanabilir. Ancak bu beklenti, fiyatların kesintisiz şekilde yükseleceği anlamına gelmiyor. Küresel piyasalardaki faiz, dolar ve jeopolitik gelişmelere bağlı olarak kısa vadeli sert hareketlerin devam edebileceği belirtiliyor.

Merkez bankalarının altın talebi sürüyor

Altın fiyatlarını uzun vadede destekleyen en önemli unsurlardan biri, merkez bankalarının rezerv politikaları olarak gösteriliyor. OMFIF tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre merkez bankalarının yüzde 82’si rezervlerinde fiziki altına yer veriyor.

Dünya Altın Konseyi’nin anketi de bu talebin devam edebileceğini ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan merkez bankalarının yüzde 45’i, gelecek bir yıl içerisinde altın rezervlerini artırmayı planladığını bildirdi.

Merkez bankalarının döviz rezervlerini çeşitlendirmek, kur riskini azaltmak ve ekonomik belirsizliklere karşı güvenli varlık bulundurmak amacıyla altına yönelmeyi sürdürmesi, sarı metal açısından güçlü bir destek noktası oluşturuyor.

Altın Yatırımcısına Kritik Mesaj Dev Bankalar Geri Çekilmeyi Fırsat Olarak Görüyor (2)

Altın fiyatları neden geriliyor?

Altında son dönemde görülen düşüşün arkasında birden fazla ekonomik gelişme bulunuyor. ABD Merkez Bankasının sıkı para politikasını daha uzun süre sürdürebileceğine yönelik beklentiler, tahvil faizlerindeki yükseliş ve doların güçlenmesi altın talebini baskılıyor.

Bunların yanı sıra altın fonlarından yaşanan para çıkışları ve rekor yükseliş sonrasında hızlanan kâr satışları da fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyor. Faiz getirisi bulunmayan altın, özellikle tahvil getirilerini yükseldiği dönemlerde yatırımcılar açısından daha az cazip hale gelebiliyor.

Buna karşın birçok analist, söz konusu gelişmelerin henüz uzun vadeli bir trend değişikliğini doğrulamadığını düşünüyor. Merkez bankalarının devam eden alımları, küresel borç seviyelerindeki yükseliş, jeopolitik belirsizlikler ve ekonomik riskler altının yatırım hikayesini desteklemeye devam ediyor.

Piyasa değerlendirmeleri, altındaki dalgalanmanın bir süre daha sürebileceğine işaret ediyor. Bu nedenle mevcut geri çekilmenin fırsata dönüşüp dönüşmeyeceği yatırımcının vadesine, risk tercihine ve piyasa koşullarına bağlı olacak. Uzmanların ortak görüşü ise altının uzun vadeli görünümünü destekleyen temel unsurların henüz tamamen ortadan kalkmadığı yönünde.

Kaynak: Haber Merkezi