Emtia piyasalarında haftanın en dikkat çekici gelişmesi, altın ve gümüş fiyatlarında yaşanan sert düşüş oldu. ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artırımlarına yeniden başlayabileceği yönündeki beklentiler ve teknoloji hisselerinde görülen satışlar, değerli metaller üzerindeki baskıyı artırdı. Altının ons fiyatı son bir yılın en düşük seviyesine gerilerken gümüş haftayı yüzde 9 kayıpla tamamladı. Diğer emtia gruplarında ise arz koşulları, jeopolitik gelişmeler ve küresel talebe ilişkin beklentiler fiyatların yönünü belirledi.
Altın Neden Düştü? Fed'in Faiz Politikası Piyasaları Etkiledi

Altın fiyatlarındaki gerilemenin arkasında, ABD ekonomisinin güçlü görünümünü koruması ve enflasyonun hedeflenen seviyelerin üzerinde seyretmesi yer aldı. Bu gelişmeler, Fed'in aralık ayında yeni bir faiz artırımına gidebileceği ihtimalini gündeme taşıdı.
Fed, politika faizini yüzde 3,75-4 aralığında sabit bırakırken enflasyonla mücadelenin sürdüğüne dikkat çekti. Banka, gelecekteki faiz kararlarında ekonomik göstergelerin belirleyici olacağını vurguladı.
ABD ekonomisinin üçüncü çeyrekte yıllıklandırılmış olarak yüzde 3,4 büyümesi de ekonomik faaliyetlerin güçlü kaldığına işaret etti. Eylül ayında kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi yıllık yüzde 3,6 yükselirken, gıda ve enerji fiyatlarının hariç tutulduğu çekirdek endeksteki yıllık artış yüzde 3,1 olarak kaydedildi.

Enflasyonun yüksek kalması, faizlerin daha uzun süre yüksek seviyelerde tutulabileceği beklentisini güçlendirdi. Faiz getirisi sağlamayan altın ve diğer değerli metaller açısından bu görünüm, yatırımcıların alternatif varlıklara yönelmesine neden olabilecek bir baskı unsuru olarak öne çıktı.
Altının Ons Fiyatı Bir Yılın En Düşük Seviyesini Gördü
Fed Başkanı Kevin Warsh, çarşamba günü yaptığı açıklamada enflasyonun yaklaşık altı yıldır hedefin üzerinde seyrettiğini belirtti. Warsh, fiyat istikrarının sağlanmasının merkez bankasının temel sorumluluklarından biri olduğunu ifade ederken bir sonraki toplantıda alınacak karara ilişkin kesin bir yönlendirme yapmadı.
Haftanın son işlem gününde teknoloji hisselerinde yaşanan satışlar da değerli metallere yönelik baskıyı artırdı. Analistler, diğer piyasalarda oluşan zararlar nedeniyle teminat ihtiyacı artan bazı yatırımcıların nakit sağlamak amacıyla altın pozisyonlarını azaltmış olabileceğini değerlendirdi.
ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi haftalık bazda 7 baz puan düşerek yüzde 4,93 seviyesine gerilerken dolar endeksi 101,9 civarında yatay seyretti. Ancak tahvil faizlerindeki düşüş, altın fiyatlarındaki kayıpları telafi etmek için yeterli olmadı.

Hafta içerisinde 3 bin 870,3 dolara kadar gerileyen altının ons fiyatı, haftayı 3 bin 876 dolardan tamamladı. Gümüşün ons fiyatı ise yaklaşık 11 ay sonra yeniden 50 doların altına indi.
Haftalık bazda gümüş yüzde 9, platin yüzde 7,8, paladyum yüzde 6,4 ve altın yüzde 3 değer kaybetti. Böylece değerli metaller grubunda haftanın en sert düşüşü gümüşte yaşandı.
Baz Metallerde Arz Endişeleri ve Talep Beklentileri Öne Çıktı
Sanayide kullanılan baz metallerde fiyat hareketleri, fiziksel arz koşulları ve küresel ekonomik beklentiler doğrultusunda farklılaştı. Çinko ve alüminyumda arzın sıkılaşabileceğine yönelik işaretler fiyatları desteklerken nikel ve kurşunda düşüş görüldü.
Çin dışındaki çinko stoklarının azalması ve yakın vadeli teslimat primlerinin yükselmesi, piyasadaki arz sıkışıklığına ilişkin endişeleri artırdı. Çin'de cevher arzının sınırlı olması da çinko fiyatlarını destekleyen gelişmeler arasında yer aldı.

Alüminyumda borsa stoklarının düşük seviyelerde bulunması ve depolardan metal çekilmesine yönelik talep, kısa vadeli arz risklerini gündemde tuttu.
Nikel piyasasında ise Endonezya'daki üretim gelişmeleri yakından izlendi. Fransız madencilik şirketi Eramet, Weda Bay Nickel işletmesinin bu yılki nikel cevheri satış hedefini yukarı yönlü güncellediğini duyurdu.
Bakır fiyatlarında Çin'den gelen fiziksel talep ve kısa vadeli arz sıkışıklığı etkili oldu. Çin'in ithal bakır talebini gösteren Yangshan priminin ton başına 205 dolara yükselmesi, fiziksel piyasada talebin güçlü olduğuna işaret etti. Buna karşın yapay zeka yatırımlarının ekonomik getirisine ilişkin endişeler, sanayi metallerinin gelecekteki talebine yönelik beklentileri sınırladı.
Haftalık işlemlerde tezgah üstü piyasada çinko yüzde 2,4, alüminyum yüzde 0,7 yükseldi. Nikel yüzde 4, kurşun yüzde 0,1 gerilerken bakır fiyatı yatay kaldı.
Petrol ve Doğal Gaz Fiyatlarında Yükseliş
Enerji piyasalarında Orta Doğu'daki gelişmeler ve arz güvenliğine ilişkin endişeler fiyatlar üzerinde etkili oldu. Hürmüz Boğazı'nda bir tankerin saldırıya uğraması ve Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'daki enerji tesislerini hedef aldıklarını açıklaması, petrol arzında aksama yaşanabileceği endişesini güçlendirdi.

Diğer taraftan Katar'ın arabuluculuk girişimleri, bölgede diplomatik çözüm ihtimalinin de piyasalar tarafından takip edilmesine neden oldu. Jeopolitik riskler ile diplomatik temaslar arasındaki gelişmeler, petrol fiyatlarının haftalık seyrinde belirleyici rol oynadı.
ABD doğal gaz piyasasında ise LNG ihracat tesislerine gönderilen gaz miktarının artması ve talep tahminlerinin yukarı yönlü güncellenmesi fiyatları destekledi. Ayrıca kasım vadeli sözleşmenin sona ermesiyle daha yüksek fiyatlı aralık vadeli kontratın en yakın vadeli işlem haline gelmesi de fiyat görünümünü etkiledi.
ABD Enerji Enformasyon İdaresinin verilerine göre doğal gaz stokları, 23 Ekim'de sona eren haftada 80 milyar fit küp artarak 3 trilyon 724 milyar fit küpe ulaştı. Stokların beş yıllık ortalamanın 38 milyar fit küp üzerinde bulunmasına rağmen doğal gaz fiyatları haftalık bazda yüzde 11,4 yükseldi.
Aynı dönemde aralık vadeli Brent petrolün varil fiyatı da yüzde 0,5 artışla 117,6 dolara çıktı.
Tarım Emtialarında Buğday, Mısır ve Soya Geriledi
Tarım ürünlerinde ihracat gelişmeleri, hasat ilerleyişi ve hava koşulları fiyatların yönünü belirledi. Rusya'nın Azak Denizi üzerinden tahıl sevkiyatına yeniden izin vermesi, küresel buğday arzının artabileceği beklentisini güçlendirdi. Bu gelişme, buğday fiyatlarında düşüşe yol açtı.
ABD'de hasadın ilerlemesiyle piyasaya ulaşan ürün miktarının artması da mısır ve soya fasulyesi üzerinde baskı oluşturdu.
Chicago Ticaret Borsası'nda haftalık bazda kile başına fiyatlar buğdayda yüzde 3,5, soya fasulyesinde yüzde 2,7 ve mısırda yüzde 2 geriledi. Pirincin yüz libre başına fiyatı da yüzde 0,5 düşüş gösterdi.
Pamuk piyasasında ABD'nin önemli üretim bölgelerinde etkili olan sıcak ve kuru hava, hasadın ilerlemesini destekledi. Arz beklentilerinin güçlenmesi pamuk fiyatlarındaki düşüşte etkili oldu.
Kahvede Brezilya'daki yağışların yeni sezon ürün gelişimine katkı sağlaması ve arabica stoklarının yeniden artması, arz endişelerini hafifletti. Şeker piyasasında ise Brezilya realinin dolar karşısında değer kaybetmesi, üreticilerin ihracat satışlarını artırmasını teşvik etti. Bununla birlikte yağışların hasadı yavaşlatması ve üretimde düşüş yaşanması, şeker fiyatlarındaki kayıpları sınırladı.
Haftalık işlemlerde kahve yüzde 6,6, şeker yüzde 4,3 ve pamuk yüzde 2,9 değer kaybetti. Kakaonun ton başına fiyatı da haftayı yüzde 2,5 düşüşle tamamladı.

Emtia Piyasalarında Gözler Fed ve Küresel Arz Gelişmelerinde
Geride kalan hafta, küresel emtia piyasalarında farklı dinamiklerin aynı anda etkili olduğunu ortaya koydu. Faiz artırımına yönelik beklentiler ve teknoloji hisselerindeki satışlar altın başta olmak üzere değerli metalleri baskılarken enerji piyasalarında jeopolitik riskler fiyatları yukarı taşıdı. Baz metallerde arz sıkışıklığı ile sanayi talebine yönelik endişeler arasındaki denge, tarım ürünlerinde ise hasat ve ihracat gelişmeleri belirleyici oldu.
Önümüzdeki dönemde ABD'den gelecek enflasyon ve büyüme verileri, Fed'in para politikası konusunda vereceği mesajlar ve Orta Doğu'daki gelişmeler emtia fiyatlarının seyri açısından yakından izlenecek. Özellikle altın fiyatlarının yönünde faiz beklentileri ve küresel piyasalardaki risk iştahı önemli rol oynamayı sürdürecek.





