Takvimler 17 Ağustos 1999’u, saatler 03.02’yi gösterdiğinde Marmara Bölgesi sıradan bir yaz gecindeydi. İnsanların büyük bölümü evlerinde uyurken başlayan sarsıntı, yalnızca 45 saniye içinde binlerce hayatı ve birçok şehrin görünümünü değiştirdi. Türkiye’nin yakın tarihinde derin izler bırakan Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen o gece yaşanan acılar unutulmadı.
Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan 7,4 büyüklüğündeki deprem; Kocaeli başta olmak üzere Yalova, Sakarya, İstanbul ve Düzce’de ağır yıkıma yol açtı. Sarsıntı, Marmara Bölgesi’nin çok ötesindeki illerde de hissedildi. Sabah olduğunda Türkiye, enkaza dönen mahalleler ve yakınlarından haber almaya çalışan binlerce insanın görüntüsüyle karşılaştı.
Sadece 45 saniye sürdü, etkisi yıllarca devam etti
Marmara Depremi yaklaşık 45 saniye sürdü. Ancak bu kısa süre içerisinde çok sayıda bina çöktü, ulaşım ve haberleşme hatları zarar gördü, binlerce insan enkaz altında kaldı. Afetin gece saatlerinde meydana gelmesi, insanların hazırlıksız yakalanmasına ve can kaybının ağırlaşmasına neden oldu.

Depremin ardından Türkiye’nin farklı noktalarından bölgeye arama kurtarma ekipleri, sağlık görevlileri ve gönüllüler yöneldi. Enkazlarda günler boyunca sürdürülen çalışmalarda zamanla yarışılırken, ülkenin dört bir yanında yardım kampanyaları düzenlendi. O günlerde sergilenen dayanışma, felaketin hafızalarda kalan en güçlü görüntülerinden biri oldu.
17 bin 480 kişi hayatını kaybetti
TBMM bünyesinde kurulan Deprem Riskinin Araştırılması Komisyonunun Temmuz 2010 tarihli raporuna göre Marmara Depremi’nde 17 bin 480 kişi yaşamını yitirdi. Felakette 43 bin 953 kişi yaralanırken, çok sayıda aile yakınlarını ve evlerini kaybetti.
Depremin yapı stokunda oluşturduğu bilanço da son derece ağırdı. Yapılan tespitlere göre 66 bin 441 konut ile 10 bin 901 iş yeri yıkıldı. Bunun yanında 285 bin 211 konut ve 42 bin 902 iş yerinde farklı düzeylerde hasar belirlendi. Yaklaşık 200 bin kişi, afetin ardından barınacak bir evden yoksun kaldı.
Acının yanında değişmeyen bir sorumluluk bıraktı
17 Ağustos Marmara Depremi, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğini en ağır biçimde yeniden hatırlattı. Geçen 27 yılda mevzuat, yapı denetimi, kentsel dönüşüm ve afet yönetimi alanlarında pek çok adım atıldı. Buna rağmen güvenli yapılaşma, toplanma alanlarının korunması ve toplumun afetlere hazırlanması güncelliğini koruyan başlıklar arasında bulunuyor.

Bugün 17 Ağustos yalnızca kaybedilen binlerce insanın anıldığı bir tarih değil. Aynı zamanda binaların güvenliğini sorgulamak, aile afet planı hazırlamak ve deprem öncesinde alınabilecek önlemleri hatırlamak için önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Saat 03.02’de başlayan ve 45 saniye süren o büyük felaket, aradan geçen yıllara rağmen Türkiye’ye aynı sorumluluğu hatırlatıyor: Deprem engellenemez, ancak yol açacağı kayıplar doğru hazırlıkla azaltılabilir.





