İnebolu Belediye Başkanı Engin Uzuner’in, bir grup ile birlikte Fener Rum Patriği Bartholomeos’u ziyaret ederek İnebolu Geriş Tepesi’nde bulunan eski Rum manastırının “ihyası” konusunu gündeme getirmesi kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Söz konusu ziyarete ilişkin bir basın açıklaması yapan parti il başkanı Özcan Büyükşen, girişimin hem tarihsel hem de siyasal açıdan ciddi soru işaretleri barındırdığını ifade etti.

“Ortada Bir Yapı Değil, Tarihsel Bir Hafıza Var”

Açıklamada, Geriş Tepesi’nde bugün tarihî bir yapıdan ziyade yalnızca birkaç taş duvar kalıntısının bulunduğu hatırlatıldı. Ancak meselenin fiziki kalıntılardan ibaret olmadığı vurgulandı. Büyükşen, asıl tartışılması gereken konunun, söz konusu alanın taşıdığı tarihsel ve siyasal hafıza olduğunu dile getirdi.

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Karadeniz Bölgesi’nde Pontus Devleti kurma hayaliyle yürütülen faaliyetlerin önemli merkezlerinden birinin Geriş Tepesi olduğu belirtilen açıklamada, bu süreçte yapılan toplantıların, örgütlenmelerin ve çete faaliyetlerinin dönemin İstanbul Rum Patrikliği ve bölgedeki Rum papazlarının öncülüğünde yürütüldüğü ifade edildi.

Nutuk’ta Yer Alan Pontusçu Faaliyetler Hatırlatıldı

Basın açıklamasında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’ta Pontusçu faaliyetlerin nasıl sistematik biçimde yürütüldüğünü açıkça ortaya koyduğu hatırlatıldı. Kiliselerin yalnızca ibadet alanı olarak değil, ayrılıkçı faaliyetlerin merkezleri hâline getirildiğine dikkat çekildi.

Bu tarihsel gerçekler ortadayken, Geriş Tepesi’ndeki bir manastır kalıntısının “ihyası” fikrinin kime ve neye hizmet ettiği sorusu gündeme getirildi.

“İnebolu’da Ortodoks Cemaati mi Var?”

Özcan Büyükşen açıklamasında, İnebolu’da aktif bir Ortodoks cemaatinin bulunup bulunmadığını sorguladı. Manastırın ihya edilmesi durumunda kimlerin, hangi sıfatla ve hangi ayini gerçekleştireceğinin belirsiz olduğu ifade edildi. Girişimin “turizmi canlandırma” gerekçesiyle açıklanmasının ise tarih bilinciyle bağdaşmadığı vurgulandı.

Patrik Bartholomeos Vurgusu

Açıklamada ayrıca ziyaret edilen ismin sıradan bir din adamı olmadığına dikkat çekildi. Fener Rum Patriği Bartholomeos’un uzun süredir Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı şekilde “ekümenik” sıfatını kullandığı, bu iddiayı uluslararası alana taşıdığı ve Türkiye’yi Batılı ülkelere şikâyet eden siyasi faaliyetler yürüttüğü belirtildi. Bu durumun yalnızca bir iç hukuk meselesi değil, aynı zamanda Türkiye’nin egemenlik haklarıyla doğrudan bağlantılı bir dış politika sorunu olduğu ifade edildi.

“İnebolu’nun Temel Sorunları Çözülmüş Müdür?”

Engin Uzuner’in İnebolu’daki üçüncü dönemi olduğuna dikkat çekilen açıklamada, ilçenin altyapı sorunlarının çözülüp çözülmediği soruldu. Kanalizasyon, içme suyu, yol, otopark ve çevre düzenlemesi gibi temel belediyecilik hizmetlerinin istenilen seviyeye ulaşıp ulaşmadığı sorgulandı.

Ayrıca gençler için istihdam, esnaf için canlı bir ekonomi ve ilçe için sürdürülebilir bir kalkınma planının bulunup bulunmadığı soruları yöneltildi. İnebolu’nun yıllardır neden yeterli gelişme gösteremediği de kamuoyunun dikkatine sunuldu.

“Milliyetçilik Slogan Değil, Tarih Bilincidir”

Açıklamanın devamında milliyetçiliğin yalnızca slogan atmakla sınırlı olmadığı, tarih bilinci, hafıza ve öncelik meselesi olduğu vurgulandı. Kurtuluş Savaşı’nda cepheye silah taşıyan, bedel ödeyen ve İstiklal Madalyası ile onurlandırılan İnebolu’nun bu kimliğine dikkat çekildi.

İnebolu Belediye Başkanı’nın öncelikli görevinin ilçenin sorunlarını çözmek, halka hizmet etmek ve şehrin tarihine ile şehitlerine saygı göstermek olduğu ifade edildi.

“En Hafif İfadeyle Gaflettir”

Geriş Tepesi’ndeki manastır kalıntısının ihyası girişimi, açıklamada “en hafif ifadeyle gaflet” olarak nitelendirildi. Kamuoyuna açıklanması gereken çok ciddi sorular olduğu belirtilerek, bu sürecin takipçisi olunacağı vurgulandı.

Basın açıklaması, Kastamonu İl Başkanı Özcan Büyükşen’in imzasıyla “kamuoyuna saygıyla duyurulur” ifadesiyle sona erdi.

Kaynak: Basın Bülteni