Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, trafik kazalarına ilişkin emsal niteliğinde bir karara imza attı. Daire, kazaya karışan ehliyetsiz sürücünün kusursuz olması halinde, aracında meydana gelen zarar için tazminat talep edebileceğine hükmetti.
Kaza Denizli’de Meydana Geldi
Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre olay, 2023 yılında Denizli’de yaşandı. Ehliyetsiz sürücü A.A., kendi adına kayıtlı araçla eşiyle birlikte trafikte seyir halindeyken S.Ö. yönetimindeki başka bir araçla kazaya karıştı.
A.A., ehliyetsiz olması nedeniyle kaza tespit tutanağına, yanında bulunan eşinin adını yazdırdı. Araçta oluşan hasar ve tamir sürecinde ikame araç kullanmak zorunda kaldığını belirten A.A., uğradığı zararın karşılanması için dava açtı.
Yerel Mahkeme Davayı Reddetti
Davalı S.Ö., kaza tespit tutanağında davacının eşi adına yer verilmesi nedeniyle karşı taraf hakkında “resmi belgede yalan beyan” suçundan mahkumiyet kararı bulunduğunu, ayrıca davacının tecrübesizliği nedeniyle kazanın meydana geldiğini öne sürerek davanın reddini istedi.
Yargılamayı yapan Denizli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi, sürücünün ehliyetsiz olması gerekçesiyle davayı reddetti. Kararın kesinleşmesinin ardından Adalet Bakanlığı, hükümde hukuka aykırılık bulunduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma talebinde bulundu.
Yargıtay’dan “Kanun Yararına Bozma” Kararı
Dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca kararı “sonuca etkili olmamak üzere” kanun yararına bozdu.
Kararın gerekçesinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na atıf yapılarak, hukuka aykırı fiil nedeniyle başkasına zarar veren kişinin zararı gidermekle yükümlü olduğu vurgulandı.
Daire kararında, yerel mahkemenin davayı yalnızca sürücünün ehliyetsiz olması gerekçesiyle reddettiği hatırlatılarak şu tespitte bulunuldu:
"Bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davacının herhangi bir kural ihlali olmadığı anlaşılmaktadır."
Ayrıca kararda, "Kaza sırasında davacının geçerli bir sürücü belgesinin olmaması idari yaptırım uygulanmasını gerektiren bir haldir." değerlendirmesine yer verildi.
Yargıtay, ehliyetsiz olmanın idari yaptırım gerektiren bir durum olduğunu ancak kusursuz sürücünün uğradığı zararın hesaplanarak buna göre karar verilmesi gerektiğini belirtti. Yerel mahkemenin bu yönüyle hatalı hüküm kurduğu ifade edilerek kararın kanun yararına bozulmasına hükmedildi.
Karar, trafik kazalarında kusur oranının belirleyici olduğu ve ehliyetsiz olmanın tek başına tazminat hakkını ortadan kaldırmayabileceği yönünde emsal niteliği taşıyor.





