Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, yayımladığı videoda sarımsağın kalp ve damar sağlığı üzerindeki etkilerini ele aldı. Diyabet hastalarıyla gerçekleştirilen bilimsel bir araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Küçükusta, yaşlandırılmış sarımsak özütünün kalp damarlarındaki düşük yoğunluklu plaklar üzerinde dikkat çekici sonuçlar verdiğini belirtti.

Araştırmanın doğrudan çiğ sarımsakla yapılmadığının altını çizen Küçükusta, Taşköprü sarımsağının aynı yöntemlerle incelenmesi için çağrıda bulundu. Böyle bir araştırmaya bilimsel açıdan destek vermeye hazır olduğunu da ifade etti.

Diyabet hastaları bir yıl boyunca takip edildi

Küçükusta’nın aktardığı çalışmada diyabet hastaları iki gruba ayrıldı. Katılımcıların bir bölümüne günlük 2 bin 400 miligram yaşlandırılmış sarımsak özütü verilirken diğer gruba plasebo uygulandı. Yaklaşık bir yılın ardından hastaların kalp damarları bilgisayarlı tomografi anjiyografisiyle yeniden değerlendirildi.

Araştırmada yaşlandırılmış sarımsak özütü kullanan grupta, düşük yoğunluklu koroner plak bakımından plasebo grubuna kıyasla daha olumlu bir değişim saptandı. Çalışmanın kendisi, bu bulgunun hassas plakların dengelenmesi veya kalp-damar olaylarının azaltılması anlamına gelip gelmediğini anlayabilmek için daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç bulunduğunu da vurguluyor.

Yumuşak plaklar neden önem taşıyor?

Damar sertliği plakları aynı yapıya sahip değil. Bağ dokusu ve kalsiyum bakımından daha yoğun olan sert plakların yanında, düşük yoğunluklu ve daha kırılgan kabul edilen yumuşak plaklar da bulunuyor.

Küçükusta, kalp krizi ve felç bakımından asıl dikkat edilmesi gereken yapıların yumuşak plaklar olduğunu anlattı. Bu plakların çatlamaya daha yatkın olmasının damar içinde pıhtı oluşumunu tetikleyebildiğini belirten Küçükusta, plak hacminde sağlanabilecek azalmanın önemli bir bilimsel bulgu olduğunu söyledi.

Ancak araştırmadaki görüntüleme sonuçları, yaşlandırılmış sarımsak özütünün kalp krizi veya felci kesin olarak önlediğini kanıtlamıyor. Sarımsak ürünleri de doktor tarafından önerilen ilaç ve tedavilerin yerine geçmiyor.

Ünlü Profesör ‘Sarımsak Candır’ Dedi, Taşköprülülere Çağrıda Bulundu (2)

Çalışmada kullanılan ürün çiğ sarımsak değil

Küçükusta’nın özellikle üzerinde durduğu ayrıntı, araştırmada kullanılan ürünün günlük hayatta tüketilen taze sarımsaktan farklı olmasıydı. Çalışmaya konu olan özüt, sarımsağın kontrollü koşullarda uzun süre bekletilmesi, ardından süzülüp yoğunlaştırılmasıyla hazırlanıyor. Elde edilen ürün daha sonra tablet veya kapsül biçimine getiriliyor.

Bu nedenle araştırmanın sonuçlarını doğrudan çiğ Taşköprü sarımsağına uyarlamak bilimsel açıdan doğru değil. Taşköprü sarımsağının benzer etkiler gösterip göstermediğinin anlaşılabilmesi için kendi yapısı ve kullanım biçimiyle kontrollü araştırmalarda incelenmesi gerekiyor.

Taşköprülülere araştırma çağrısı yaptı

Prof. Dr. Küçükusta, çiğ sarımsağın yumuşak plakları küçültme veya daha kararlı hâle getirme ihtimalinin bulunabileceğini, ancak bunu ortaya koyacak yeterli çalışma olmadığını söyledi.

Taşköprülü üreticilere, kurumlara ve konuyla ilgilenen araştırmacılara seslenen Küçükusta, ilçenin dünyaca tanınan sarımsağı üzerinde bilimsel bir çalışma yapılmasını önerdi. Araştırmanın planlanması hâlinde hem bilimsel hem de farklı alanlarda destek sağlayabileceğini belirten Küçükusta, çağrısını “Sarımsak candır” sözleriyle tamamladı.

Kaynak: Haber Merkezi