Yükseköğretimde uzun süredir tartışılan kontenjan planlaması, yapılan son açıklamalarla birlikte daha net bir çerçeveye oturdu. Üniversite adaylarının tercih sürecini doğrudan ilgilendiren bu yeni yaklaşım, sadece sayıların azaltılmasını değil, aynı zamanda eğitim kalitesi ve istihdam dengesi üzerine daha geniş bir bakışı da beraberinde getiriyor. Yükseköğretim Kurulu’nun son yıllarda adım adım uygulamaya koyduğu bu politika, 2026 yılı itibarıyla daha görünür hale gelecek gibi duruyor.

Ankara’da düzenlenen Vakıf Üniversiteleri Toplantısı’nda konuşan Erol Özvar, yükseköğretimde kontenjanların artık daha planlı ve ihtiyaca göre belirlendiğini vurguladı. Özvar’ın açıklamaları, özellikle belirli bölümlerde okuyan ya da bu alanları hedefleyen adaylar açısından dikkatle okunması gereken mesajlar içeriyor.
Kontenjan Planlamasında Yeni Dönem
Yapılan açıklamalara göre, 2023-2025 döneminde toplam 462 lisans programı incelendi ve bunların 197’sinde kontenjan azaltımına gidildi. Bu tablo, yükseköğretimde “her bölüm her yıl büyüsün” anlayışının yerini daha kontrollü bir modele bıraktığını gösteriyor. Özvar, bu yaklaşımın temelinde mezun sayıları ile iş gücü piyasası arasındaki dengenin yer aldığını ifade etti.
Özellikle öğretmenliğe kaynak teşkil eden lisans programlarında belirgin bir kontenjan düşüşü yaşandığına dikkat çekildi. Bu durum, uzun vadede hem öğretmen arzını dengelemeyi hem de eğitim fakültelerindeki niteliği artırmayı hedefleyen bir politika olarak okunuyor.
Vakıf Üniversiteleri de Kapsama Alınıyor
Şimdiye kadar ağırlıklı olarak devlet üniversitelerinde uygulanan kontenjan azaltma politikası, 2026 yılından itibaren vakıf üniversiteleri için de geçerli olacak. Bu adım, yükseköğretim sisteminde kamu–özel ayrımının planlama açısından giderek ortadan kalktığını gösteriyor.
Özvar’ın verdiği bilgilere göre, özellikle bazı popüler ve mezun sayısı yüksek bölümlerde vakıf üniversitelerinde de değişen oranlarda kontenjan düşüşleri yapılacak. Böylece aynı alanda eğitim veren farklı üniversiteler arasında daha dengeli bir yapı kurulması amaçlanıyor.
Hangi Bölümlerde Azaltım Olacak?
YÖK Başkanı, konuşmasının devamında kontenjanı azaltılacak bölümleri de açıkça sıraladı. Hukuk, psikoloji, eczacılık, diş hekimliği ve mimarlık, bu düzenlemeden etkilenecek alanların başında geliyor. Özellikle hukuk fakültelerinde son yıllarda yaşanan hızlı artışın, mezun fazlalığına yol açtığı ve bu nedenle yeni bir dengeleme ihtiyacı doğduğu ifade ediliyor.
2025 YKS kapsamında devlet üniversitelerindeki hukuk programlarının kontenjanlarının yaklaşık yüzde 45 oranında azaltıldığını hatırlatan Özvar, benzer bir yaklaşımın vakıf üniversiteleri için de gündemde olduğunu belirtti.
Adaylar İçin Ne Anlama Geliyor?
Bu gelişmeler, üniversite adaylarının tercih stratejilerini daha dikkatli kurmasını gerektiriyor. Kontenjanların azalması, bazı bölümlerde rekabeti artırabilirken, aynı zamanda mezuniyet sonrası iş bulma ihtimalini güçlendirecek bir denge de oluşturabilir. Yükseköğretim Kurulu tarafından atılan bu adımlar, kısa vadede zorlayıcı gibi görünse de uzun vadede daha planlı bir yükseköğretim yapısının sinyallerini veriyor.





