Kastamonu’nun doğal, jeolojik ve kültürel zenginliklerini uluslararası alanda tanıtmayı hedefleyen Kastamonu Güney Karadeniz Jeoparkı projesinde önemli bir aşamaya geçildi. UNESCO tarafından tescillenmesi hedeflenen jeopark için saha incelemeleri ve denetim süreci resmen başladı. Uzman ekipler, bölgenin jeolojik mirasını yerinde inceleyerek değerlendirme çalışmalarını sürdürüyor.
11 İlçeyi Kapsayan Dev Proje

Kastamonu Turizm Altyapı Hizmet Birliği (KASTAB) koordinasyonunda yürütülen proje, ilin güney Karadeniz hattında yer alan 11 ilçeyi kapsıyor. Abana, Ağlı, Azdavay, Bozkurt, Cide, Çatalzeytin, Doğanyurt, İnebolu, Küre, Pınarbaşı ve Şenpazar ilçelerinin idari sınırları jeopark alanını oluşturuyor. Yaklaşık 4 bin 400 kilometrekarelik geniş bir alanı içine alan proje, hem doğal hem de kültürel mirasın korunmasını ve sürdürülebilir şekilde değerlendirilmesini amaçlıyor.
Uzman Heyet Sahada İncelemelerde Bulunuyor
UNESCO Türkiye Milli Komisyonu tarafından görevlendirilen Jeolojik Miras ve Jeopark İzleme Grubu üyeleri, Kastamonu’daki saha çalışmalarına başladı. Alanında uzman akademisyenlerden oluşan heyet, jeopark sınırları içerisinde yer alan önemli noktaları tek tek ziyaret ederek değerlendirme yapıyor.

İncelemeler kapsamında heyet, İnebolu ilçesinde çeşitli ziyaretler gerçekleştirdi. İnebolu Türk Ocağı İstiklal Yolu Müzesi ve İnebolu Kent Tarihi Müzesi’ni gezen ekip, bölgenin tarihsel ve kültürel değerleri hakkında detaylı bilgi aldı. Ayrıca ilçenin simgesi haline gelen tarihi İnebolu evleri de incelenerek, kültürel mirasın jeopark bütünlüğü içindeki yeri değerlendirildi.
Jeositler Detaylı Şekilde Değerlendiriliyor
Uzman ekipler, jeopark alanında bulunan ve “jeosit” olarak adlandırılan özel lokasyonları detaylı biçimde inceliyor. Bu alanlar, doğal ve kültürel olmak üzere iki ana gruba ayrılıyor. Jeositlerin, UNESCO’nun belirlediği kriterlere uygun olup olmadığı, altyapı ve tanıtım çalışmalarının yeterliliği ile bölgenin sürdürülebilir turizme katkı potansiyeli titizlikle analiz ediliyor.

Yapılan incelemeler sonucunda, jeoparkın mevcut durumu ve gelişim seviyesi hakkında kapsamlı bir rapor hazırlanacak. Bu rapor, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu’na sunularak Kastamonu Güney Karadeniz Jeoparkı’nın ulusal jeopark statüsü alıp alamayacağına karar verilecek.
Türkiye’nin İkinci UNESCO Jeoparkı Olma Hedefi
Türkiye’de halihazırda UNESCO tarafından tescillenmiş tek jeopark bulunuyor. Manisa sınırlarında yer alan Kula-Salihli Jeoparkı, 2013 yılından bu yana uluslararası standartlarda faaliyet gösteriyor ve bölge ekonomisine önemli katkılar sağlıyor. Kastamonu’nun da benzer bir başarı yakalaması hedefleniyor.
Kastamonu Güney Karadeniz Jeoparkı’nın ulusal tescil almasının ardından, bir sonraki aşamada UNESCO Küresel Jeoparklar Ağı’na başvuru yapılması planlanıyor. Bu sürecin olumlu sonuçlanması halinde Kastamonu, Türkiye’nin ikinci UNESCO tescilli jeoparkı olarak uluslararası arenada önemli bir konum elde edecek.
Bölge Ekonomisine ve Turizme Katkı Bekleniyor
Jeopark projeleri yalnızca doğal mirası korumakla kalmıyor, aynı zamanda yerel halkın ekonomik gelişimine de katkı sağlıyor. Sürdürülebilir turizm anlayışıyla hayata geçirilen bu projeler, bölgeye gelen ziyaretçi sayısını artırırken, yerel işletmelerin de büyümesine olanak tanıyor.
Kastamonu’nun sahip olduğu eşsiz doğa, zengin jeolojik yapılar ve köklü kültürel miras, bu projenin başarıya ulaşması halinde bölgeyi cazibe merkezi haline getirebilir. Yetkililer, sürecin olumlu sonuçlanmasıyla birlikte Kastamonu’nun hem ulusal hem de uluslararası turizmde daha güçlü bir konuma ulaşacağını öngörüyor.
Denetim sürecinin tamamlanmasının ardından hazırlanacak rapor, Kastamonu’nun jeopark yolculuğunda belirleyici olacak. Bölgenin sahip olduğu potansiyel ise şimdiden büyük bir umut vadediyor.





