Türk kadını ile at arasındaki bağın tarihinin binlerce yıl öncesine uzandığı belirtilirken, bu köklü kültürün günümüzdeki izleri Kastamonu’da yaşatılmaya devam ediyor. GZT’nin hazırladığı içerikte, Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan atçılık geleneğinde kadınların önemli rolüne dikkat çekilirken, Kastamonu’nun Daday ve Taşköprü ilçeleri de bu kültürün öne çıkan merkezleri arasında gösteriliyor.

Türk kültüründe kadın ve atın güçlü bağı

Türk tarihinde at, yalnızca ulaşım veya savaş aracı olarak değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel yaşamın önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Dede Korkut ve Manas Destanı gibi Türk edebiyatının önemli eserlerinde de kadınların at üzerindeki hakimiyetine ve atlı kültürdeki yerine dikkat çekiliyor.

Türkistan coğrafyasında yüzyıllar boyunca sürdürülen geleneklerden biri de “beyge” adı verilen at yarışları oldu. Kırgızistan ve Kazakistan stepleri başta olmak üzere Issık Göl çevresi, Altaylar, Maveraünnehir, Fergana Vadisi ve Türkmen çöllerinde düzenlenen yarışlar, halk festivalleri ve düğünlerin önemli parçaları arasında yer aldı.

Bu yarışlarda maharetli kadınların da at sırtında mücadele ettiği aktarılırken, kökbörü ve beyge gibi geleneklerin Türk dünyasındaki kültürel önemine vurgu yapılıyor.

Atçılık denilince Kastamonu öne çıkıyor

Türkistan’dan Anadolu’ya taşınan atlı kültürün Türkiye’deki önemli merkezlerinden biri ise Kastamonu olarak öne çıkıyor.

Özellikle Daday’daki Kelebek Çayırı ve Taşköprü’de düzenlenen panayırlar, atçılık kültürünün yaşatıldığı önemli noktalar arasında bulunuyor. Geçmişten günümüze uzanan gelenekte, hasat dönemlerinin ardından ve milli bayramlarda at yarışlarının düzenlendiği belirtiliyor.

Kastamonu’da atçılık kültürünün yalnızca yarışlardan ibaret olmadığı, düğün geleneklerinde de önemli bir yere sahip olduğu aktarılıyor. Geçmişte kadınların atlarla yarışarak gelin almaya gittiği, gelinlerin ise baba evinden at üzerinde alınarak yeni evlerine götürüldüğü ifade ediliyor.

Daday’da atçılık kültürü sürdürülüyor

Kastamonu'nun Daday ilçesi, günümüzde de atçılık faaliyetleriyle öne çıkan bölgelerden biri olmayı sürdürüyor. İlçede atçılıkla ilgili 6 işletmenin faaliyet gösterdiği belirtilirken, bölgedeki geleneksel kültürün turizm faaliyetleriyle de yaşatıldığı görülüyor.

Daday’ın doğal yapısı ve uzun yıllara dayanan atçılık kültürü, ilçeyi Kastamonu’da atla ilgili faaliyetlerin önemli merkezlerinden biri haline getiriyor.

Taşköprü’de köylerde at yetiştiriciliği devam ediyor

Atçılık kültürünün bir diğer önemli adresi ise Taşköprü. İlçeye bağlı köylerde halen at yetiştiriciliğinin sürdüğü belirtilirken, geleneksel yapının günlük yaşam içerisinde varlığını koruduğu görülüyor.

Taşköprü’de at kültürünün geleceğe taşınmasına yönelik çalışmalar da dikkat çekiyor. Taşköprü Belediyesi tarafından eski kendir fabrikası alanında atlı turizm merkezi oluşturulması için çalışma yürütülmesi, ilçenin atçılık ve turizm potansiyelini değerlendirme açısından önem taşıyor.

Gelenek gelecek nesillere aktarılmayı bekliyor

Kadınların at binmesi ve at yarışlarına katılması, Türk kültüründe geçmişten bu yana önemli bir asalet ve maharet göstergesi olarak değerlendiriliyor. Kastamonu’da günümüzde de izleri görülen bu geleneğin, yeterince bilinmeyen kültürel değerler arasında yer aldığı ifade ediliyor.

Daday ve Taşköprü başta olmak üzere Kastamonu’da sürdürülen atçılık faaliyetlerinin, yalnızca sportif bir etkinlik olarak değil, Türk kültürünün geçmişten günümüze uzanan önemli bir parçası olarak değerlendirilmesi gerekiyor.

Kaynak: GZT