Türkiye'de tüketici güveni temmuz ayında yükselişini sürdürdü. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) ortaklaşa hazırladığı Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarına göre, tüketici güven endeksi aylık bazda artış göstererek son iki yılı aşkın dönemin en yüksek seviyesine çıktı.
Açıklanan veriler, tüketicilerin mevcut ekonomik durum ile gelecek döneme ilişkin beklentilerinde iyileşme yaşandığını ortaya koyarken, dayanıklı tüketim harcamalarına yönelik beklentilerde ise sınırlı bir gerileme dikkat çekti.
Tüketici güveni temmuz ayında yükseldi
TÜİK verilerine göre haziran ayında 87,9 seviyesinde bulunan tüketici güven endeksi, temmuz ayında yüzde 2,2 artışla 89,8'e yükseldi.
Böylece endeks, Mayıs 2023'ten bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı. Söz konusu dönemde tüketici güven endeksi 91,1 olarak kayıtlara geçmişti.
Hanelerin maddi durum algısı güçlendi
Temmuz ayında mevcut dönemde hanenin maddi durumunu değerlendiren endekste de artış yaşandı.
Haziran ayında 72,3 seviyesinde bulunan gösterge, yüzde 3'lük yükselişle 74,5 seviyesine çıktı. Bu artış, tüketicilerin mevcut mali durumlarına ilişkin değerlendirmelerinde iyileşme yaşandığını ortaya koydu.

Gelecek 12 aya ilişkin beklentiler olumlu
Hanelerin gelecek 12 aya yönelik maddi durum beklentisi de temmuz ayında yükseliş kaydetti.
Haziran ayında 89,5 seviyesinde bulunan endeks, yüzde 2 artarak 91,4'e yükseldi.
Genel ekonomik duruma ilişkin beklentiler ise daha güçlü bir artış gösterdi. Gelecek 12 aylık genel ekonomik durum beklentisi endeksi, haziran ayındaki 83,9 seviyesinden temmuz ayında yüzde 5,2 yükselerek 88,3'e ulaştı.
Dayanıklı tüketim harcaması beklentisi geriledi
Tüketicilerin önümüzdeki 12 ay içerisinde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma eğilimini gösteren endekste ise sınırlı bir düşüş yaşandı.
Haziran ayında 105,9 seviyesinde bulunan gösterge, temmuz ayında yüzde 0,8 azalışla 105,1'e geriledi.
Ekonomistler, tüketici güven endeksindeki yükselişin ekonomik beklentiler açısından olumlu bir gelişme olduğunu belirtirken, özellikle gelecek döneme ilişkin beklentilerde görülen iyileşmenin ekonomik aktivite üzerinde etkili olabileceğini ifade ediyor. Dayanıklı tüketim harcamalarındaki sınırlı gerilemenin ise tüketicilerin büyük ölçekli harcamalarda temkinli davranmayı sürdürdüğüne işaret ettiği değerlendiriliyor.





