Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan güncel nüfus istatistikleri, Türkiye’de yaşlı nüfus oranının en yüksek ve en düşük olduğu illeri ortaya koydu. Verilere göre, Karadeniz Bölgesi yaşlı nüfus oranının en fazla olduğu bölge olarak dikkat çekerken, Güneydoğu Anadolu illeri ise genç nüfus yoğunluğuyla öne çıktı.
Sinop ve Kastamonu Zirvede!

TÜİK’in paylaştığı istatistiklere göre, yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il Sinop oldu. Sinop’ta 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfusa oranı yüzde 20,8 olarak hesaplandı. Bu ili yüzde 20,2 ile Kastamonu izlerken, Giresun yüzde 19,1 oranla üçüncü sırada yer aldı.
Uzmanlar, Karadeniz Bölgesi’nde yaşlı nüfus oranının yüksek çıkmasının temel nedenleri arasında genç nüfusun iş ve eğitim imkanları nedeniyle büyükşehirlere göç etmesini gösteriyor. Özellikle kırsal kesimlerden kent merkezlerine yönelen göç hareketi, bölgedeki nüfus yapısını giderek yaşlandırıyor.
Güneydoğu Anadolu En Genç Nüfusa Sahip Bölge

Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu iller ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yoğunlaştı. TÜİK verilerine göre Şırnak, yüzde 3,7’lik oranla Türkiye’nin en genç nüfusa sahip ili olarak kayıtlara geçti. Şanlıurfa yüzde 4,4, Hakkari ise yüzde 4,3 oranla listenin alt sıralarında yer aldı.
Bu illerde genç nüfus oranının yüksek olmasında doğurganlık hızının Türkiye ortalamasının üzerinde seyretmesi ve aile yapısının daha geniş olması etkili oluyor. Ayrıca büyük şehirlere göç oranının görece düşük olması da genç nüfusun korunmasını sağlıyor.
Demografik Dönüşüm Sosyal Politikaları Etkiliyor
Nüfus yapısındaki bu değişim, Türkiye genelinde önemli sosyal ve ekonomik sonuçlar doğuruyor. Uzmanlara göre yaşlı nüfusun artmasında üç temel etken bulunuyor: doğum oranlarının düşmesi, ortalama yaşam süresinin uzaması ve iç göç hareketleri. Özellikle gençlerin metropollere yönelmesi, bazı şehirlerde yaşlı nüfus oranını hızla yükseltiyor.
Açıklanan veriler, önümüzdeki yıllarda sağlık hizmetleri, sosyal destek mekanizmaları ve yerel yönetim politikalarının yaşlı nüfus dikkate alınarak yeniden planlanması gerektiğini gösteriyor. Yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik bakım hizmetleri, ulaşım düzenlemeleri ve sosyal projelerin daha fazla önem kazanması bekleniyor.
TÜİK’in paylaştığı bu istatistikler, Türkiye’nin demografik yapısının giderek değiştiğini ve nüfusun yaşlanma sürecine girdiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bu sürecin uzun vadede ekonomik yapıdan şehir planlamasına kadar birçok alanda etkili olacağını vurguluyor.





