Kastamonu’nun Tosya ilçesinde bulunan Devrez Vadisi çevresinde yürütülen maden arama faaliyetlerinin genişletileceği iddiaları, bölge halkı ile şirket arasında yeni bir gerilim başlattı. Özellikle tarımsal üretimin kalbi olarak bilinen vadide planlanan yeni yöntemler, çevresel etkiler açısından tartışma konusu oldu.
Maden Projesine Yeni Yöntem: Yarma Uygulaması
Bölgede faaliyet gösteren bir holdingin iştiraki olan şirketin, Karaköy ve Ortalıca köyleri çevresinde sürdürdüğü maden arama çalışmalarına “yarma yöntemi”ni dahil ettiği ileri sürüldü. Bu değişiklikle birlikte projenin kapsamı genişlerken, daha önce alınan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) muafiyetinin de geçerliliğini yitirdiği öğrenildi.

Şirketin bu gelişmenin ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na resmi başvuruda bulunduğu ifade ediliyor. Böylece proje, yeniden çevresel inceleme sürecine girmiş oldu.
Sondajdan Daha Geniş Bir Faaliyete
Daha önce 46 sondaj noktasını kapsayan çalışmalar için ÇED muafiyeti alan şirketin, 2028 yılına kadar bölgede arama faaliyetlerini sürdürme iznine sahip olduğu belirtiliyor. Yeni başvuru kapsamında ise 1325 hektarlık ruhsat sahası içinde yaklaşık 38,67 hektarlık alanda manganez aranması planlanıyor.

Projede 45 yeni sondaj kuyusu açılması ve 7 farklı noktada yarma çalışması yapılması öngörülüyor. Yaklaşık 8 milyon 250 bin TL yatırım bedeliyle hayata geçirilmesi planlanan bu genişleme, bölgenin doğal yapısına etkileri nedeniyle dikkat çekiyor.
Orman ve Tarım Alanları Etkilenecek mi?
Proje dosyasına göre çalışma alanı, mevcut çevre düzeni planlarında hem orman hem de tarım alanı olarak geçiyor. Çalışmalar başlamadan önce bölgede bulunan bitki örtüsünün temizleneceği belirtilirken, kesilecek ağaç sayısına ilişkin net bir bilgi paylaşılmadı.
Bu durum, özellikle doğal dengenin korunması konusunda endişeleri artırıyor. Bölge halkı, hem orman varlığının zarar görebileceğini hem de tarım alanlarının geri dönüşü olmayan şekilde etkilenebileceğini dile getiriyor.

Tosya Pirinci Tehlikede mi?
Projeye yönelik en büyük tepki ise tarımsal üretim açısından geliyor. Türkiye’nin önemli coğrafi işaretli ürünlerinden biri olan Tosya pirinci, Devrez Havzası’nın su ve toprak özelliklerine bağlı olarak yetiştiriliyor. Yaklaşık 500 yıllık bir geçmişe sahip bu üretim geleneği, bölgenin ekonomik ve kültürel değerleri arasında yer alıyor.
Ancak proje sahasının Devrez Çayı’na yalnızca 650 metre mesafede bulunması, olası bir çevresel kirlenmenin doğrudan tarım alanlarını etkileyebileceği yönündeki kaygıları artırıyor.

Bölge Halkı Endişeli
Projeye karşı çıkan yöre sakinleri, özellikle su döngüsünde yaşanabilecek olumsuzlukların çeltik üretimini doğrudan etkileyeceğini vurguluyor. Ayrıca ilerleyen süreçte madenin işletme aşamasına geçmesi durumunda kimyasal kullanımının gündeme gelebileceği ve bunun hem tarım arazilerine hem de içme suyu kaynaklarına zarar verebileceği ifade ediliyor.
Bölgedeki tartışmalar sürerken, gözler şimdi bakanlığın vereceği karara çevrilmiş durumda. Hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekonomik faaliyetler açısından kritik öneme sahip Devrez Vadisi’nde nasıl bir yol izleneceği merakla bekleniyor.





