Kastamonu’nun dünyaca ünlü, coğrafi işaretli lezzeti Tosya pirinci, bugünlerde madencilik faaliyetlerinin gölgesinde kalmış durumda. Bölge de bir şirket tarafından başlatılan 4. grup maden arama ve sondaj çalışmaları, bölge halkını ve yaşam savunucularını ayağa kaldırdı. "Padişah sofrası" olarak bilinen bu bereketli toprakların geleceği, iş makinelerinin gölgesinde büyük bir belirsizliğe sürükleniyor.

Devrez Vadisi’nde Maden Kuşatması: 12 Kilometrelik Yol Açıldı

Tosya Pirinci-1

Tosya’nın Karaköy ve Ortalıca mahalleleri sınırları içerisinde yürütülen çalışmalar, doğa tahribatının boyutlarını gözler önüne seriyor. Edinilen bilgilere göre, şirket nisan 2025 itibarıyla sahaya girerek yaklaşık 12 kilometrelik yeni bir yol açtı.

Çeltik Tarlalarına Sadece 10 Metre Mesafede

Bölge halkının en büyük endişesi, maden sahası ile tarım arazilerinin iç içe olması. Emekli öğretmen Emin Çelik’in aktardığı bilgilere göre, ilk sondaj kuyusu ile çeltik tarlaları arasındaki mesafe 10 metrenin altına düşmüş durumda. Köy mezarlığına komşu noktada başlatılan bu faaliyetler, bölgedeki ekolojik dengenin ne denli büyük bir tehdit altında olduğunu kanıtlar nitelikte.

Tosya Pirinci Sarıkılçık (3)

Sarıkılçık Pirinci ve 500 Yıllık Miras Yok Olabilir

Tosya pirinci, özellikle de Sarıkılçık çeşidi, dünyanın başka hiçbir yerinde aynı aroma ve kaliteyle yetişmiyor. Bu eşsiz kaliteyi sağlayan temel unsur ise Devrez Vadisi’nin özgün toprak yapısı ve Kös Ormanları’ndan süzülerek gelen tertemiz yer altı suları.

Maden faaliyetlerinin yaratacağı olası riskler şunlar:

  • Su Kaynaklarının Kirlenmesi: Sondaj ve üretim aşamasında yer altı sularına karışacak kimyasallar, Devrez Çayı’nı zehirleyebilir.

  • Tarımın Bitmesi: Kızılırmak’ın önemli kollarından biri olan Devrez Çayı, binlerce dönümlük çeltik arazisinin can damarı. Suyun kirlenmesi, 500 yıllık çeltik kültürünün sonu anlamına geliyor.

  • Ekosistem Tahribatı: Milyonlarca ağaçtan oluşan orman dokusunun bozulması, bölgedeki mikroklimal iklimi değiştirerek tarımsal verimi düşürebilir.

"ÇED Raporu Olmadan Çalışmalar Başladı" İddiası

Tosya Çeltik Pirinç (3)

Bölge halkı ve çevreciler, yürütülen faaliyetlerin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu alınmadan başlatıldığını iddia ediyor. Ayrıca ruhsat sahasının sadece Karaköy ile sınırlı kalmadığı; Çorum’un Kargı ilçesinden Boyabat ve İskilip’e kadar uzanan devasa bir hattı kapsadığı belirtiliyor.

4'üncü grup maden ruhsatının bakırın yanı sıra altın aramayı da kapsaması, endişeleri daha da artırıyor. Eğer üretim aşamasında siyanür gibi ağır kimyasallar kullanılırsa, bölgedeki sadece tarım değil, hayvancılık ve içme suyu kaynakları da geri dönülemez bir yıkımla karşı karşıya kalacak.

Tarım mı, Maden mi?

Tosya pirinci, Türkiye’nin en önemli tarımsal miraslarından biri. Devrez Vadisi’nde devam eden maden arama çalışmaları, bir yandan sanayi ve maden gelirlerini hedeflerken, diğer yandan yüzyıllardır süregelen bir tarım ekonomisini ve doğal yaşamı tehdit ediyor. Bölge halkı, yetkilileri bu projeyi yeniden değerlendirmeye ve doğayı korumaya davet ediyor.

Kaynak: Bir Gün