Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşmeleri süren kanun teklifinde dikkat çeken 9 maddenin daha kabul edilmesiyle birlikte, çalışma hayatından dijital platformlara kadar uzanan birçok başlıkta önemli değişikliklerin önü açıldı. En çok öne çıkan düzenlemelerden biri ise eşin doğum yapması halinde verilen ücretli iznin 5 günden 10 güne çıkarılması oldu. Özellikle çalışan ailelerin uzun süredir gündeme getirdiği babalık izninin artırılması talebi, bu değişiklikle birlikte yeni bir aşamaya taşındı.

Ancak düzenleme yalnızca babalık izniyle sınırlı kalmadı. Teklif kapsamında doğum ve analık haline ilişkin sürelerin yeniden belirlenmesi, bazı sigortalı kadınlar için geçici iş göremezlik ödeneğinin kapsamının genişletilmesi, çocukların yoğun olarak bulunduğu alanlarda suç kaydı bulunan kişilere kısıtlama getirilmesi, sosyal ağ sağlayıcılar için yaş doğrulama ve ebeveyn kontrolü zorunluluğu, oyun platformlarına yönelik yeni denetim mekanizmaları ve askeri personele ilişkin doğum sonrası izin sürelerinde artış gibi dikkat çeken düzenlemeler de kabul edildi.

Bu yönüyle bakıldığında, TBMM’de kabul edilen maddeler sadece çalışan anne ve babaları değil; çocukların güvenliği, aile yaşamı, dijital mecraların işleyişi ve kamu düzeni açısından da geniş kapsamlı sonuçlar doğurabilecek bir çerçeve oluşturuyor. Yeni adımların uygulamaya geçmesiyle birlikte hem işverenlerin hem dijital platformların hem de kamu kurumlarının yeni yükümlülüklere uyum sağlaması gerekecek.

Babalık izninde yeni dönem başlıyor

Teklifin kamuoyunda en çok konuşulan maddelerinden biri, İş Kanunu’nda yapılan değişiklikle ücretli babalık izninin 5 günden 10 güne çıkarılması oldu. Buna göre işçi statüsünde çalışan ve eşi doğum yapan babalar, mevcut uygulamanın iki katına çıkan bir izin hakkına sahip olacak.

Bu değişiklik, özellikle doğum sonrası ilk günlerde aile içindeki yükün paylaşılması açısından önemli görülüyor. Yeni doğan bebeğin bakımı, annenin sağlık durumu, hastane süreci ve ev içi düzenin kurulması gibi birçok konuda babanın aktif rol almasının önünü açacak bu süre artışı, çalışma hayatında aile odaklı yaklaşımın güçlenmesi şeklinde yorumlanıyor.

Bugüne kadar birçok çalışan için 5 günlük babalık izni, doğum sonrası süreci yönetmek açısından yetersiz bulunuyordu. Özellikle şehir dışı aile desteği olmayan, çekirdek aile düzeninde yaşayan ve çalışma koşulları yoğun olan kesimler, daha uzun bir izin süresinin gerekliliğini sık sık gündeme getiriyordu. 10 günlük yeni süre, bu açıdan sınırlı da olsa önemli bir rahatlama sağlayabilecek bir adım olarak değerlendiriliyor.

Öte yandan düzenlemenin, işverenler açısından da yeni bir planlama ihtiyacını beraberinde getirmesi bekleniyor. İnsan kaynakları süreçleri, vardiya planlamaları ve doğum sonrası izin kullanımlarına ilişkin uygulamalar, yeni yasal çerçeveye göre yeniden düzenlenecek. Böylece babalık izni artık yalnızca sembolik bir hak olmaktan çıkıp daha işlevsel bir aile desteği haline gelecek.

Doğum ve analık haline ilişkin süreler genişletildi

Teklifte öne çıkan bir diğer başlık ise ücretli doğum izni ve analık haliyle ilgili sürelerin yeniden ele alınması oldu. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda yapılan değişiklikle birlikte, gebeliğin başladığı tarihten doğum sonrasına kadar geçen süreçte analık haliyle bağlantılı rahatsızlık ve engellilik durumlarının kapsamı genişletildi.

Düzenlemeye göre daha önce belirli bir çerçevede uygulanan süre 8 haftadan 16 haftaya çıkarılıyor. Bu değişiklik, gebelik ve doğum sonrasındaki sağlık süreçlerinin daha uzun süreli ve bütüncül biçimde değerlendirilmesini sağlayacak. Böylece sadece doğum anı ya da doğuma çok yakın dönem değil, gebelik sürecinin tamamı ve doğum sonrası dönemde yaşanabilecek sağlık temelli sorunlar da daha güçlü bir koruma kapsamına alınmış olacak.

Bu değişikliğin özellikle sigortalı kadınlar ile sigortalı olmayan eş üzerinden hak sahipliği doğan aileler açısından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor. Aynı zamanda gelir veya aylık alan kadınların ya da erkeklerin sigortalı olmayan eşlerine ilişkin hükümler de yeniden şekillendiği için düzenlemenin kapsamı oldukça geniş tutuldu.

Analık halinin kapsamının büyütülmesi, kadın çalışanların sağlık ve çalışma yaşamı dengesinin korunması bakımından dikkat çeken bir gelişme olarak görülüyor. Özellikle riskli gebelik, erken doğum ihtimali, doğum sonrası toparlanma süreci ve sağlık takibi gibi alanlarda mevcut yasal sürenin yetersiz kaldığı yönündeki değerlendirmeler, bu değişiklikle birlikte yeni bir zemine oturmuş oldu.

Geçici iş göremezlik ödeneğinde kapsam genişliyor

Kanundaki bir başka önemli değişiklik ise sigortalı kadınlara doğum öncesi ve sonrası dönemde verilecek geçici iş göremezlik ödeneğine ilişkin oldu. Buna göre belirli şartları taşıyan sigortalı kadınlar için doğumdan önceki 8 ve doğumdan sonraki 16 haftalık sürede çalışılmayan her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilecek.

Çoğul gebelik halinde doğum öncesindeki 8 haftalık süreye 2 hafta daha eklenmesi de düzenlemenin dikkat çeken ayrıntıları arasında yer aldı. Böylece ikiz veya daha fazla bebek bekleyen anneler için doğum öncesi dinlenme ve sağlık koruması daha geniş bir çerçevede değerlendirilecek.

Burada öne çıkan önemli koşullardan biri, doğumdan önceki 1 yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartı. Bu düzenleme, özellikle kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan kadınlar, köy ve mahalle muhtarları ile belirli meslek gruplarında faaliyet gösteren sigortalılar açısından yakından takip edilecek.

Erken doğum halinde doğum öncesinde kullanılamayan sürelere ilişkin hükümde de değişikliğe gidildi. Ayrıca hekimin onayı ve annenin isteğiyle doğuma belirli süre kalıncaya kadar çalışma imkanı tanıyan uygulamada da süre revize edildi. Bu düzenlemeler, hem çalışan annenin sağlığını hem de çalışma hayatı içindeki hukuki güvencelerini daha net bir zemine oturtmayı hedefliyor.

Çocuklarla temas edilen iş yerlerine sıkı güvenlik filtresi

Teklifin en dikkat çekici sosyal düzenlemelerinden biri de çocukların yoğun olarak bulunduğu alanlarda çalışabilecek kişilere ilişkin sınırların sertleştirilmesi oldu. Buna göre belirli ağır suçlardan haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunan kişiler; kamu, özel sektör ya da sivil toplum kuruluşlarına ait çocuk hizmet birimlerinde, eğitim kurumlarında, kreşlerde, yurtlarda, okul servislerinde, çocuk kulüplerinde, internet kafe ve e-oyun alanlarında görev alamayacak.

Düzenleme yalnızca çalışmayı değil, bu alanları işletmeyi ve fiilen yönetmeyi de kapsıyor. Yani suç kaydı kapsamına giren kişilere söz konusu iş yerlerinin açılması veya işletilmesi için izin ve ruhsat da verilmeyecek. Eğer bu kapsamdaki bir kişinin böyle bir iş yerini işlettiği tespit edilirse, iş yerinin devri için 6 aylık süre tanınacak. Ancak bu sürede de ilgili kişinin iş yerini fiilen işletmesine izin verilmeyecek.

Bu adım, çocukların güvenliğini merkeze alan daha sıkı bir koruma mekanizması olarak değerlendiriliyor. Okullar, kreşler, çocuk oyun alanları, spor okulları ve benzeri yerlerde görev alacak kişilerin belirli aralıklarla resmi belge sunma zorunluluğu da getiriliyor. Buna göre çalışanların, bu iş yerlerinde çalışabileceklerini gösteren resmi belgeyi 6 ayda bir işverene ibraz etmeleri gerekecek.

Düzenlemeye aykırı biçimde işçi çalıştıran kişi hakkında ise ciddi idari para cezaları uygulanacak. İlk aşamada her bir kişi için brüt asgari ücretin 3 katı tutarında ceza öngörülürken, aykırılığın giderilmemesi halinde bu tutar daha da artacak. Sürecin devam etmesi halinde izin ve ruhsat iptaline kadar giden yaptırımlar devreye girecek. Böylece çocukların temas ettiği alanlarda kağıt üzerindeki denetimin ötesine geçen, fiili ve düzenli kontrolü esas alan bir model oluşturulmuş olacak.

Sosyal medyada yaş doğrulama dönemi geliyor

Teklifin dijital dünyayı ilgilendiren en önemli başlıklarından biri de sosyal ağ sağlayıcılara getirilen yeni yükümlülükler oldu. Düzenlemeye göre sosyal ağ sağlayıcılar, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak. Bu hizmetin sunulmaması için yaş doğrulama dahil gerekli tedbirlerin alınması zorunlu hale gelecek.

15 yaşını doldurmuş çocuklara yönelik ise ayrıştırılmış hizmet modeli öngörülüyor. Bu kapsamda platformların çocuklara özgü farklılaştırılmış kullanım seçenekleri sunması, alınan tedbirleri kendi internet sitelerinde yayımlaması ve açık şekilde kullanıcılarına duyurması gerekecek.

Bu değişiklik, çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin uzun süredir devam eden tartışmaları yeniden alevlendirecek gibi görünüyor. Özellikle yaş tespiti, veri işleme, erişim sınırları, platform sorumluluğu ve aile denetimi gibi konular, düzenlemenin uygulama aşamasında en çok konuşulacak başlıklar arasında yer alacak.

Sosyal ağ sağlayıcılara ayrıca açık, anlaşılır ve kullanımı kolay ebeveyn kontrol araçları sunma zorunluluğu da getiriliyor. Buna göre hesap ayarlarının denetlenmesi, satın alma ve üyelik işlemlerinin ebeveyn onayına bağlanması, kullanım süresinin izlenmesi ve sınırlandırılması gibi mekanizmaların platformlarda bulunması gerekecek.

Bununla birlikte aldatıcı reklamların engellenmesine yönelik tedbirlerin alınması da zorunlu hale geliyor. Böylece yalnızca içerik denetimi değil, çocuk kullanıcıların maruz kalabileceği ticari yönlendirmeler de düzenleme kapsamına alınmış olacak.

Yükümlülüğe uymayana reklam yasağı ve bant daraltma

Günlük erişimi Türkiye’den 10 milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcılar için yaptırımlar da oldukça dikkat çekici. Düzenlemeye göre, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen kararların en geç bir saat içinde uygulanması gerekecek. Ayrıca mahkeme kararına konu içeriklerin platform üzerinde yeniden yayımlanmaması için gerekli tüm önlemler alınacak.

Verilen idari para cezasına rağmen yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı tarafından yeni reklam verilmesinin yasaklanması gündeme gelecek. Bu durumda Türkiye’de vergi mükellefi olan gerçek ve tüzel kişilerin ilgili platforma yeni reklam vermesi, yeni sözleşme kurması ve buna ilişkin para transferi yapması engellenecek.

Bu yaptırımın ardından da yükümlülük yerine getirilmezse, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin önce yüzde 50, daha sonra ise yüzde 90’a kadar daraltılmasının yolu açılabilecek. Bu da teknik olarak platforma erişimin ciddi ölçüde yavaşlaması anlamına gelecek.

Düzenlemenin yürürlüğe giriş tarihi açısından ise 6 aylık bir geçiş süresi öngörülüyor. Bu süre, sosyal medya şirketlerinin teknik altyapılarını, kullanıcı politikalarını ve Türkiye’ye dönük uygulamalarını yeniden gözden geçirmeleri açısından kritik önem taşıyacak.

Babalık Izni (2)

Oyun platformlarına yeni tanımlar ve zorunluluklar

Dijital düzenlemelerin bir diğer ayağını ise oyun platformlarına yönelik hükümler oluşturuyor. Kanuna “oyun”, “oyun geliştirici”, “oyun dağıtıcı” ve “oyun platformu” gibi kavramların açık biçimde eklenmesiyle birlikte, bugüne kadar daha parçalı biçimde yürütülen denetimin daha net bir çerçeveye kavuşturulması amaçlanıyor.

Buna göre oyun platformları, usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen oyunları sunamayacak. Ancak belirli koşullar altında, derecelendirilmemiş bir oyun en yüksek yaş kriterine göre sınıflandırılmak kaydıyla platformda yer alabilecek. Bunun yanında uygun şekilde derecelendirilmeyen içeriklerin kaldırılması da platformların sorumluluğunda olacak.

Türkiye’den günlük erişimi 100 binden fazla olan yurt dışı kaynaklı oyun platformlarının Türkiye’de gerçek veya tüzel kişi temsilci belirlemesi zorunlu hale geliyor. Bu temsilcinin bilgileri BTK’ye bildirilecek ve platformun internet sitesinde kolayca görülebilecek şekilde yayımlanacak.

Bu adımın amacı, özellikle çocukların erişebildiği dijital oyun ortamlarında denetlenebilirlik ve muhataplık sorununu azaltmak. Yetkili kurumların tebligat, bildirim ve taleplerine daha hızlı cevap verilmesi, platformların Türkiye’deki kullanıcıları açısından daha doğrudan bir denetim zemini oluşturacak.

Oyunlarda ebeveyn kontrolü ve milyonluk cezalar

Sosyal medya platformlarında olduğu gibi oyun platformlarında da ebeveyn kontrol araçları zorunlu hale geliyor. Hesap ayarlarının kontrol edilmesi, ücretli işlem ve üyeliklerin ebeveyn onayına bağlanması gibi araçlar artık daha merkezi bir zorunluluk olarak platformların önüne konuluyor.

Ayrıca BTK, oyun platformlarından kurumsal yapıdan veri işleme sistemlerine kadar birçok alanda bilgi ve belge talep edebilecek. Platformların bu bilgileri belirlenen süre içinde sunması gerekecek. Böylece yalnızca görünürdeki içerik değil, arka plandaki sistematik işleyiş de denetim kapsamına alınmış olacak.

Kurallara uymayan oyun platformları için ise ciddi para cezaları öngörülüyor. İlk aşamada 1 milyon liradan 10 milyon liraya kadar idari para cezası uygulanabilecek. Buna rağmen yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde ikinci aşamada 10 milyon liradan 30 milyon liraya kadar yeni bir ceza devreye girebilecek.

Süreç burada da reklam yasağı benzeri ekonomik yaptırımlarla sınırlı kalmayacak. Uyarılara rağmen gerekli adımlar atılmazsa, oyun platformlarının internet trafiği bant genişliğinin önce yüzde 30, ardından yüzde 50’ye kadar daraltılması gündeme gelebilecek. Bu da dijital oyun sektöründe Türkiye pazarına yönelik yeni bir uyum döneminin başlayacağını gösteriyor.

Askeri personel için doğum sonrası izinler de artırıldı

Teklifte yer alan bir diğer önemli başlık, Türk Silahlı Kuvvetleri, Sahil Güvenlik ve Jandarma personeline yönelik izin düzenlemeleri oldu. Buna göre kadın askeri personelin ücretli doğum sonrası izin süresi 8 haftadan 16 haftaya çıkarılıyor. Toplam ücretli doğum izni süresi ise 24 haftaya yükseltiliyor.

Bu değişiklik, özellikle disiplinli ve yoğun mesai gerektiren askeri görevlerde çalışan personel açısından dikkat çekici bir iyileştirme olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda evlat edinme ve koruyucu aile uygulamalarına ilişkin yeni izin hakları da düzenleme kapsamına alındı.

En fazla 3 yaşında bir çocuğu eşiyle birlikte ya da tek başına evlat edinen askeri personele, çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren 8 hafta izin verilecek. Çocuğun mahkeme kararından önce fiilen teslim edildiği durumlarda da bu izin uygulanabilecek. Koruyucu aile olan askeri personele ise isteği üzerine 10 gün izin hakkı tanınacak.

Kaynak: Haber Merkezi