Bir dönem Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde de faaliyet gösteren Sümerbank fabrikaları, Cumhuriyet’in üretim ve kalkınma hedefleri üzerinden yeniden gündeme geldi. Cumhuriyet’in 103. yıl dönümü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Sanayi Tarihçisi Rıdvan Şükür, Türkiye’nin farklı bölgelerinde kurulan bu tesislerin ekonomik bağımsızlık arayışındaki önemine dikkat çekti. Şükür’e göre Sümerbank, yerli sanayinin gelişmesini sağlayan başlıca kuruluşlardan biri oldu.
Temel ihtiyaçların yerli üretimle karşılanması hedeflendi
Şükür, genç Cumhuriyet’in temel tüketim ürünlerinde başka ülkelere duyduğu ihtiyacı ortadan kaldırmayı amaçladığını belirtti. Bu doğrultuda hayata geçirilen fabrikaların, ülkenin ihtiyaçlarını kendi üretim gücüyle karşılamasına yönelik bir kalkınma anlayışının parçası olduğunu ifade etti.
Devletin sanayi yatırımlarıyla ekonomik gelişmeyi desteklediğini vurgulayan Şükür, Sümerbank’ın kuruluş amacının da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Böylece farklı bölgelerde açılan tesisler, yerli üretimi büyütme hedefinin somut adımları arasında yer aldı.
Bankacılığın ötesine geçen bir kuruluş
1933 yılında kurulan Sümerbank’ın görev alanı finansmanla sınırlı kalmadı. Şükür, kurumun fabrikalar kuran ve bu işletmelerin faaliyetlerini yürüten ekonomik yapısına işaret etti. Bu özelliğiyle Sümerbank’ın, sanayi yatırımlarının doğrudan hayata geçirilmesinde sorumluluk üstlendiğini kaydetti.

Kurumun tarihsel önemini yalnızca bankacılık üzerinden açıklamanın yeterli olmayacağını belirten Şükür, üretime sağladığı katkının Türkiye’nin sanayileşme sürecinde belirleyici olduğunu aktardı.
Farklı şehirlerde üretimin gelişmesine katkı sundu
Kayseri, Nazilli, Ereğli, İzmit ve Bursa’daki fabrikaları örnek gösteren Şükür; tekstil, demir-çelik ve kâğıt başta olmak üzere çeşitli sektörlerde Sümerbank’ın öncü görevler üstlendiğini anlattı.
Taşköprü’nün sanayi geçmişinde de iz bırakan bu fabrikaların, ülke genelindeki kalkınma hamlesi içinde önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan değerlendirmeler, Sümerbank’ın yerli üretim kapasitesinin geliştirilmesindeki tarihsel rolünü yeniden hatırlattı.





