Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde yaşandığı iddia edilen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran dava sürecinde önemli bir gelişme yaşandı. Daha önce ağır hapis cezasına çarptırılan servis şoförü, istinaf sürecinin ardından yeniden hakim karşısına çıkarken, mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla tahliye edildi.
İstinaf Süreci Sonrası Dava Yeniden Görülüyor
2024 yılında ortaya çıkan olayda, öğrenci servisi şoförü H.S. hakkında, 4 kız çocuğuna yönelik cinsel istismar iddiaları üzerine aileler tarafından şikayette bulunulmuştu. Şikayetlerin ardından güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınan sanık, tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık; “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “çocuğun cinsel istismarı” ve benzeri ağır suçlardan toplam 32 yıl 9 ay 22 gün hapis cezasına mahkûm edilmişti.

Ancak kararın ardından sanık avukatının yaptığı itiraz üzerine dosya istinaf mahkemesine taşındı. Yapılan inceleme sonucunda kararın bozulmasıyla birlikte dava yeniden görülmeye başlandı.
Sanık Suçlamaları Reddetti
Yeniden başlayan yargılama sürecinde savunma yapan H.S., kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddetti. Olayların yaşandığı dönemde farklı öğrenci gruplarını taşıdığını belirten sanık, zamanlama açısından iddiaların mümkün olmadığını savundu. Servis aracında oturma düzeninin öğretmen gözetiminde belirlendiğini ifade eden H.S., öne sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını dile getirdi ve beraatini talep etti.
Sanık ve Tanık İfadeleri Dikkat Çekti

Duruşmada dinlenen çocuk tanıklar ise farklı detaylara değindi. Tanıkların bir kısmı, mağdur olduğu öne sürülen çocukların ön koltukta oturduğunu görmediklerini ifade ederken, bazıları da servis şoförünün uygunsuz davranışlarına şahit olmadıklarını söyledi. Öte yandan bazı tanıklar, zaman zaman oturma düzeninde değişiklikler olduğunu ve ön koltukta farklı öğrencilerin oturabildiğini belirtti.
"Böyle Bir Olay Olmadı"
Görülen duruşmada savunma yapan H.S., suçlamaların hiçbirini kabul etmediğini ifade ederek, "Böyle bir olay olmadı. Çünkü ben, o sene üniversite öğrencilerini taşıyordum, sabah ise lise öğrencilerini bırakıp gidip onları alıyordum. Akşam da ilk onları köyüne bırakıp, saat 16.15’de lise servisine başlıyordum. Saat 15.30’da ilkokul öğrencileri okuldan çıkıyordu, ben 16.15’de Kastamonu’ya gelip lise servisine başlıyordum. Bu iddiaların hiçbirini kabul etmiyorum. Arabada oturma planı var, her okul çıkışında bir tane öğretmen arabanın başında bekler, elindeki listeye göre kendisi çocukları bindirirdi. Bu çocukların hepsinin zaten arabanın en arka koltuğunda olması lazım. Bu beyanların hiçbiri gerçek değildir. Söylenenlerin hiçbirini yapmadım. Suçsuzum tahliyemi ve beraatımı istiyorum" dedi.

"Hiç Görmedim"
Duruşmada tanık olarak dinlenen 13 yaşındaki M.A.Ş. ise, "Duruşmada isimleri söylenen çocukların servis aracında ön koltuğa oturduğunu hiç görmedim. Ayrıca servis şoförünün kız çocuklarına sarılmasına ya da dokunmasına, kucağına oturtmasına da şahit olmadım" diye konuştu.
Tanık olarak dinlenen 10 yaşındaki H.N.B. de, "Mağdur çocukların ön koltuğa oturduğunu görmedim. Servis şoförünün çocuklara sarıldığını, öptüğünü, kucağına aldığını görmedim, telefonla bize video izletmedi" şeklinde konuştu.
"Küçükler Ön Koltuğa Oturmazdı"
Tanık olarak dinlenen 10 yaşındaki çocuk da, "Serviste ilk zamanlar karışık otururduk, sonradan oturma düzenine göre oturmaya başladık. Ön koltuğa genelde M.A.Ş. otururdu. Ancak önceden büyük kızlar da oturuyordu. Mağdurlardan birinin oturduğunu hatırlıyorum, ancak diğerlerinin oturup oturmadığını hatırlamıyorum. Küçükler ön koltuğa oturmazdı" şeklinde konuştu.
Tanık olarak dinlenen 11 yaşındaki çocuk ise, "Şoför araç kullanırken video izlemezdi, bize izlettiğini de görmedim. Ön koltuğa oturan çocuklar olurdu, ancak kimlerin oturduğunu hatırlamıyorum" ifadelerini kullandı.
Mahkemeden Tahliye Kararı
Tüm bu gelişmelerin ardından mahkeme heyeti, tutuklu yargılanan sanığın adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Avukatların ek savunma hazırlama talebi doğrultusunda duruşma ileri bir tarihe ertelendi.
Yargı sürecinin devam ettiği dosyada, ilerleyen duruşmalarda yeni delil ve ifadelerin değerlendirilmesi bekleniyor. Kamuoyu ise davanın seyrini yakından takip etmeyi sürdürüyor.





