Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde yer alan ve “Karadeniz’in Efes’i” olarak anılan Pompeiopolis Antik Kenti’nde 2026 yılı kazı çalışmaları resmen başladı. Zımbıllı Tepe mevkiinde bulunan ve Roma döneminde Paflagonya Bölgesi’nin başkenti olarak öne çıkan bu önemli arkeolojik alan, yeni sezonda da tarih meraklılarının odağında yer alıyor.
Yaklaşık 25 yıldır sürdürülen kazı çalışmaları, bu yıl da geniş bir ekip ve uluslararası katılımla devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, Karabük Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük başkanlığında gerçekleştiriliyor. 45 kişilik ekipte Türk arkeologların yanı sıra İtalya’dan gelen 15 kişilik uzman grup da yer alıyor. Çalışmaların Kasım ayına kadar sürmesi planlanıyor.

Roma Villasında Restorasyon Çalışmaları Sürüyor
2026 yılı kazı programı, iki ana başlık altında yürütülüyor: kazı ve restorasyon. Özellikle önceki yıllarda ortaya çıkarılan Roma villasında zemin mozaiklerinin korunması ve onarımı bu sezonun öncelikli hedefleri arasında bulunuyor. Bu kapsamda, hem tarihi dokunun korunması hem de ziyaretçilere daha iyi bir deneyim sunulması amaçlanıyor.

Kazı Başkanı Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük, çalışmaların hızlı ve yoğun bir tempoyla başladığını belirterek, finansal desteklerin projeye büyük katkı sağladığını vurguladı. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün sağladığı ödeneğin yanı sıra, ana sponsor olarak Acacia Maden’in destek verdiği kazılar; Kastamonu Valiliği, Taşköprü Kaymakamlığı ve Taşköprü Belediyesi’nin katkılarıyla sürdürülüyor.

Devasa Roma Bazilikası Yeniden Gün Yüzüne Çıkıyor
Kazı çalışmalarının en dikkat çekici noktalarından biri ise Akropol alanında yer alan Roma bazilikası. İlk olarak 2025 yılında başlatılan çalışmalar, bu yıl daha kapsamlı şekilde devam ediyor. Yaklaşık bin metrekarelik alanı kapsayan bu dev yapı, hem mimari özellikleri hem de tarihi işlevi açısından büyük önem taşıyor.

Milattan sonra 2. yüzyılda inşa edilen bazilika, Roma İmparatorluğu döneminde kamusal bir yapı olarak kullanılmış, daha sonraki süreçte ise Hristiyanlığın yayılmasıyla birlikte kiliseye dönüştürülmüştür. Bu yönüyle yapı, Pompeiopolis’in kültürel ve dini dönüşümünü gözler önüne seren önemli bir örnek olarak değerlendiriliyor.

Zemin Mozaikleri Büyük Merak Uyandırıyor
Bazilikanın en dikkat çekici unsurlarından biri ise henüz tam anlamıyla gün yüzüne çıkarılmamış olan zemin mozaikleri. Önceki yıllarda yapılan sondaj çalışmaları, bu mozaiklerin varlığını ortaya koymuştu. 2026 sezonunda ise bu mozaiklerin en az yarısının açığa çıkarılması ve koruma altına alınması hedefleniyor.

Arkeologlar, mozaiklerde hangi figürlerin yer aldığını henüz tam olarak bilmiyor. Ancak yapılacak çalışmalar sonucunda önümüzdeki haftalarda bu konuda daha net verilerin elde edilmesi bekleniyor. Mozaiklerin sanatsal ve tarihi değeri, Pompeiopolis’in önemini bir kat daha artırıyor.

Batı Karadeniz’de Bir İlk: Roma Bazilikası
Uzmanlara göre Pompeiopolis’te ortaya çıkarılan bu bazilika, Batı Karadeniz bölgesi için büyük bir keşif niteliği taşıyor. Çünkü bölgede bugüne kadar Roma İmparatorluk dönemine ait bu ölçekte bir bazilika yapısı tespit edilmemişti.

Yaklaşık 160-180 yılları arasına tarihlenen yapı, Pompeiopolis’in en yoğun imar faaliyetlerinin gerçekleştiği döneme ait. Aynı zamanda 6. yüzyıla kadar aktif olarak kullanılan bazilika, kentin piskoposluk merkezi olduğu dönemde dini açıdan da büyük önem taşımış olabilir.

Tarih ve Kültür Turizmine Büyük Katkı
Pompeiopolis Antik Kenti’nde sürdürülen kazı ve restorasyon çalışmaları, sadece bilimsel açıdan değil, aynı zamanda bölge turizmi açısından da büyük önem taşıyor. Gün yüzüne çıkarılan her yeni buluntu, Kastamonu’nun kültürel mirasını zenginleştirirken, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini de artırıyor.

2026 yılı kazı sezonunun ilerleyen aylarında elde edilecek yeni bulgular, hem akademik dünyada hem de kamuoyunda büyük yankı uyandırmaya aday.

Pompeiopolis, her geçen yıl daha fazla keşifle geçmişin kapılarını aralamaya devam ediyor.





