TRT’nin Hayallerinin Peşinde programında Kastamonu’nun Taşköprü ve Küre ilçelerinden yükselen kadın emeği izleyiciyle buluştu. Ekrana taşınan hikâyeler içinde özellikle Taşköprü’de kurulan üretim ve dayanışma modeli, sadece yapılan işle değil, o işin arkasındaki ortak iradeyle de dikkat çekti. Pompeipolis Taşköprü Kadın Girişimi ve Üretim İşletme Kooperatifi’nin yolculuğu, bir fikrin zamanla nasıl güçlü bir yapıya dönüştüğünü anlatan sıcak ve samimi bir örnek sundu.

Programda Kooperatif Başkanı Feriha Sarısoy, Gülcan Sarısoy ve kooperatif ortaklarının anlattıkları, yıllar içinde adım adım büyüyen bir emeği görünür hale getirdi. Feriha Sarısoy’un, “9 tane farklı kadını ve farklı becerileri bir araya getirerek aslında güç birliği yapmış olduk” sözleri ise bu hikâyenin en güçlü cümlesi olarak öne çıktı. Çünkü anlatılan şey yalnızca el emeğiyle üretilen işler değil, aynı zamanda birbirine omuz veren kadınların birlikte kurduğu bir hayat oldu.

Üretme isteği çocukluk yıllarından geldi
Feriha Sarısoy’un üretime olan ilgisinin kökleri çocukluk yıllarına uzanıyor. Babaannesinin dokuma tezgâhından sarkan ipliklerle başlayan merak, zamanla yerini güçlü bir üretim isteğine bıraktı. Kendi ifadesiyle “hamurunda olan” bu çalışma disiplini, yıllar sonra başka kadınlarla aynı yolda buluşmasının da temelini oluşturdu.
Ev hayatının içinden çıkıp daha görünür bir üretim alanına adım atan Sarısoy, usta öğreticiliğe başlamasıyla birlikte bu süreci daha da büyüttü. Ev hanımlığından iş hayatına geçişi, bireysel bir değişim olmanın ötesinde, başka kadınlara da cesaret veren bir döneme dönüştü.

Taş baskı kursundan kooperatife uzanan yol
Bu yolculukta taş baskı kursu önemli bir dönüm noktası oldu. Halk eğitim bünyesinde başlayan kurs süreci, zamanla el sanatlarını aşan daha büyük bir üretim fikrine dönüştü. Ardından gelen resim kursları, kurulan kadın derneği ve yapılan satışlar, kadınların birlikte hareket ettiğinde neler başarabileceğini gösterdi. Pandemi dönemi bazı planları yavaşlatsa da üretim isteği geri çekilmedi.
Daha sonra kooperatif çatısı altında buluşan kadınlar, yöresel yemekleri de bu yapının bir parçası haline getirdi. El emeği ürünlerle mutfak kültürünü aynı yerde buluşturan ekip, zamanla kendi kafe-restoranını açarak emeğini daha görünür kıldı.
Kadın dayanışması Taşköprü’de somut bir örneğe dönüştü
Kooperatifin en güçlü tarafı, her kadının farklı bir beceriyle bu yapıya katkı sunması oldu. Kimi el sanatlarında, kimi mutfakta, kimi sunum ve organizasyon tarafında öne çıktı. Bu çeşitlilik, ortaya hem zengin hem de karakteri olan bir üretim alanı çıkardı.

Feriha Sarısoy ve yol arkadaşlarının hikâyesi, Taşköprü’de kadın emeğinin nasıl kalıcı bir güce dönüşebileceğini gösteriyor. Ortak bir hedef etrafında birleşen bu yapı, sadece kendi üyelerini değil, çevresindeki başka kadınları da cesaretlendiren bir örnek olarak büyümeye devam ediyor.





