Taşköprü sarımsağı ticaretine ilişkin denetimler ve uygulanan idari işlemler üzerinden başlayan tartışmaya Anahtar Parti Kastamonu İl Başkanı Av. Onur Göksu da katıldı. Göksu, yaşanan sürecin yalnızca ceza sayıları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, üretici ve tüccarların yasal yükümlülükler konusunda ne ölçüde bilgilendirildiğinin de sorgulanması gerektiğini söyledi.

Tartışmalar, Taşköprü sarımsağı satın alan yaklaşık 30 tüccara idari para cezası verildiği yönündeki iddialarla başlamıştı. Kastamonu Belediyesi ise kamuoyuna yaptığı açıklamada bu rakamın gerçeği yansıtmadığını, 2026 yılı içinde toplam 8 kişiye cezalı hal rüsumu uygulandığını bildirmişti.

Belediyenin açıklamasının ardından yazılı bir değerlendirme yayımlayan Göksu, meselenin “kanun uygulansın mı, uygulanmasın mı?” tartışmasına sıkıştırılmasını doğru bulmadığını ifade etti.

“Asıl sorun ceza mı, yoksa plansızlık mı?”

Onur Göksu, açıklamasında bir tarafta mevzuatı uyguladığını söyleyen belediyenin, diğer tarafta ise mağduriyet yaşadığını dile getiren üretici ve tüccarların bulunduğuna dikkat çekti.

Kayıt dışı ticaretin savunulamayacağını açık biçimde ifade eden Göksu, üreticinin emeğinin korunması, haksız rekabetin önlenmesi ve Taşköprü sarımsağının marka değerinin güvence altında tutulmasının ortak sorumluluk olduğunu belirtti.

Göksu, buna rağmen kamu yönetiminin görevinin yalnızca ceza uygulamakla sınırlı kalamayacağını vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:

“Kanun elbette uygulanmalıdır. Hiç kimse kayıt dışı ticareti savunamaz. Üreticinin emeğinin korunması, haksız rekabetin önlenmesi ve Taşköprü sarımsağının marka değerinin güvence altına alınması hepimizin ortak sorumluluğudur. Ancak hukuk devleti yalnızca ceza uygulayan değil, aynı zamanda öngören, bilgilendiren ve çözüm üreten devlettir.”

Bilgilendirme süreci sorgulanmalı

Anahtar Parti İl Başkanı Göksu, üretici ve tüccarların karşı karşıya kaldığı yükümlülükler hakkında önceden yeterli bilgi alıp almadığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini kaydetti.

Süreç başlamadan önce uyarı, rehberlik ve bilgilendirme mekanizmalarının etkin biçimde işletilip işletilmediğinin önem taşıdığını belirten Göksu, bu aşamaların eksik kalması halinde tüm sorumluluğun üretici ve tüccarlara yüklenmesinin adil olmayacağını savundu.

Göksu, “Üreticiler ve tüccarlar bu yükümlülükler konusunda yeterince bilgilendirildi mi? Süreç önceden planlandı mı? Uyarı ve rehberlik mekanizmaları etkin şekilde işletildi mi?” sorularını yöneltti.

Kadın Sarımsakçılar Tarla (7)

Bu sorulara olumlu yanıt verilebiliyorsa kanunun gereğinin uygulanmasının doğal olduğunu belirten Göksu, aksi durumda tartışmanın temelinde plansızlığın bulunduğunun kabul edilmesi gerektiğini ifade etti.

Taşköprü sarımsağı için ortak masa önerisi

Taşköprü sarımsağının yalnızca bir tarım ürünü değil, Kastamonu’nun en güçlü ekonomik ve kültürel değerlerinden biri olduğunu vurgulayan Göksu, bu markanın korunmasının yalnızca denetimlerle mümkün olmayacağını söyledi.

Üretimi destekleyen, ticareti kolaylaştıran ve sektörde güveni artıran bir model kurulması gerektiğini belirten Göksu; Kastamonu Belediyesi, ilgili kamu kurumları, üretici birlikleri, tüccarlar ve meslek kuruluşlarına ortak çalışma çağrısında bulundu.

Göksu, tüm tarafların aynı masa etrafında buluşarak hem yasal yükümlülüklerin yerine getirileceği hem de üreticinin mağduriyet yaşamayacağı kalıcı bir sistem oluşturması gerektiğini dile getirdi.

Açıklamasının sonunda Taşköprü sarımsağının günlük siyasi tartışmaların üzerinde tutulması gerektiğini belirten Göksu, “Çünkü Taşköprü sarımsağı günlük tartışmaların değil, Kastamonu’nun geleceğinin konusudur.” ifadelerini kullandı.

Anahtar Parti Kastamonu İl Başkanlığı olarak suçlama ve polemik yerine ortak aklı savunacaklarını belirten Göksu, çözüm odaklı bir yaklaşımın hem üreticiyi hem tüccarı hem de Taşköprü sarımsağının marka değerini koruyacağını kaydetti.

Kaynak: Basın Bülteni